X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kamera beni kötü adamla sevdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kamera beni kötü adamla sevdi

  • Giriş Tarihi: 5.1.2015
Kamera beni kötü adamla sevdi
Kamera beni kötü adamla sevdi

'Karadayı' dizisinde 'Vehbi' adlı emniyet müdürünü oynayan Reha Özcan: Kötü adam oynamaya başladıktan sonra kamera da beni sevmeye başladı. Kötü rollerde oynamaya başladıktan sonra Allah 'Yürü ya kulum' dedi

ATV'de yayınlanan 'Karadayı' isimli dizinin kadrosuna giren Reha Özcan, 'Vehbi Duran' isimli bir emniyet müdürünü canlandırıyor. Ünlü oyuncu; Hayal Perdesi'nin sahneye koyduğu 'İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz' ve İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun sahnelediği 'Güneş Batarken Bile Büyük' adlı oyunlarda da rol alıyor. Reha Özcan, kendisiyle ilgili merak edilenleri anlattı...

'Karadayı' dizisinde oynamayı neden kabul ettiniz?
Yönetmen, senaryo ve canlandırdığım karakter gibi bir sürü neden var. Ayrıca Çetin Tekindor gibi bir usta ve aynı okuldan mezun olduğum Bergüzar'la (Korel) karşılıklı oynayacak olmam da etkili oldu.

Bir diziye sonradan dahil olmak dezavantaj mı?
Sonradan dahil olmak sıkıntılı ama artık o yaşları geçtim. Bence bu, avantajlı bir şey. Çünkü oturmuş bir sete ve sıkıntılarını atlatıp belli özgüveni olan oyunculardan oluşan bir ekibe giriyorsun. Fabrikanın tüm dişlileri işliyor. O yüzden sıkıntı olmadı. Onlara ayak uydurmaya çalıştım. Hepsi muhteşem insanlar.

Sizi nasıl karşıladılar? Hiç yabancılık çekmediniz anlaşılan.
Evet. Set evim gibi. Bu dizide çok beğendiğim bir oyuncu var. Hiç karşılıklı sahnemiz olmadı, yüz yüze bile gelmedik ama diziyi seyrederken Erkan Avcı'yı beğeniyordum; hâlâ beğeniyorum.

KAMERA KENAN'I SEVİYOR

Kenan İmirzalıoğlu için ne söylemek istersiniz?
Öncelikle işini çok ciddiye alıp çok çalışıyor. Dizi çok teknik bir iştir. Işığı almak gerekir, kamera sizi sevmeli... Kenan kamerayı, kamera da onu çok seviyor. Rolün gereklerini çok iyi anlayıp onu özümsüyor. Bence çok başarılı.

Siz konservatuvarda eğitim de veriyorsunuz. Kenan Bey konservatuvar mezunu değil ama kendisini kanıtlamayı başardı. Onun gibi dışarıdan gelen isimlere burun kıvrılmasını neye bağlıyorsunuz?
Çünkü tiyatro ve TV çok farklı; ikisi farklı disiplinler. Tiyatrocuları kamera çok sevmez. Manken ve fotomodellerin fizikleri yüzünden kamerada güzel durması çok doğal. Akademik eğitim almış oyuncular, yapmamak üzerine kurulu emirlerle yönetiliyor ama akademik eğitim almamış olanlar bu işi büyük bir özgüven ve cesaretle yapıyor. Akademik eğitim oyuncuya ket vurur.

Kameranın sizi sevdiğini düşünüyor musunuz ya da kendinizi TV'de kanıtladığınızı söyleyebilir misiniz?
Hayır, TV'de henüz istediğim şeyleri yapamadım. Çok uzun soluklu bir işte yer alıp misyonumu tamamladığımı düşünmüyorum. Kameranın beni hiç sevdiğini düşünmüyordum. Ancak kötü adamı oynamaya başladıktan sonra kamera beni sevmeye başladı.

Bu nasıl oldu?
TV dışında hiç kötü adam oynamamıştım. Kötü adam oynadıktan sonra Allah, 'Yürü ya kulum' dedi. İçinde çok fazla kötülük barındıran insanların kötü adamları oynayacağını düşünmüyorum.

'Vehbi' kötü biri mi?
Bilmiyorum. Bütün rollere iyinin ve kötünün ötesinde bakıyorum. Hayat da öyle değil mi? İyilik olarak düşündüğümüz bir sürü şeyin sonrasında bize kötülük olarak döndüğünü görmüyor muyuz? 'Ne kadar kötü bir adam' dediğimiz kişinin aslında yüreğinde iyilik dolu olduğunu görmüyor muyuz? Her insanın yaptığının bir nedeni, belli zaafları vardır.

'VEHBİ'NİN ZAAFI 'BELGİN'

'Vehbi'nin zaafı da 'Belgin', değil mi?
'Vehbi Duru', her insan kadar zaafları olan biri. Emniyet müdürü olan 'Vehbi', işinde çok iyi. Ayrıca evli ve çocuklu bir adam. Ancak 'Belgin'e deli gibi aşık. Bu onun en büyük zaafı. Mafyanın liderlerinden olan 'Belgin', 'Vehbi'yle olan ilişkisini kullanıyor. 'Vehbi' de buna izin veriyor. 'Vehbi'nin 'Belgin'e olan zaafını kutsamak için bunları söylemiyorum ama bazen kalbinize söz geçiremediğiniz anlar olur. 'Vehbi' bir tek o noktada kırılmış, yoksa iyi bir baba.

'Vehbi', 'Belgin'e neden aşık? Ne çıkarı var?
Bunları zaman içinde ilerleyen bölümlerde göreceğiz.

Dışarıdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Kısa zaman önce Mudanya'da bir kadın gözümün içine baka baka "Ben sizden nefret ediyorum" dedi ama bir yandan da gülüyordu. "Ben de o adamdan nefret ediyorum" dedim. Seyirci çok ilginç; kimisi nefret ediyor, kimisi beğeniyor. "Sizden nefret ediyorum" demesi benim işimi doğru yaptığımı gösteriyor.

Rol aldığınız 'Güneş Batarken Bile Büyük' adlı oyun sansür iddialarıyla gündeme gelmişti. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?
Goethe'nin hayatını anlatan, edebi değeri yüksek bir oyun. Bizim dışımızda gelişen bir olay oldu ama oyuncu kadrosunu hiç etkilemedi. Seyircinin merakı arttı. Oyun böylece kendi reklamını yaptı. Popovski'nin yönettiği 'İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz' adlı oyun da çok beğeniliyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.