X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ağlamayınca izleyici beni tanıyamıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ağlamayınca izleyici beni tanıyamıyor

  • Giriş Tarihi: 23.1.2015
Ağlamayınca izleyici beni tanıyamıyor
Ağlamayınca izleyici beni tanıyamıyor

ATV'nin yayın hayatına bugün başlayan dizisi 'Kara Ekmek'te 'Asiye'yi canlandıran Özlem Yılmaz, "Beni ağlamayınca tanımıyorlar. 'Sen gülebiliyormuşsun' deyip rolü gerçek sananları bile gördüm" diyor

Oyuncu Özlem Yılmaz, bugün ATV ekranlarında başlayan 'Kara Ekmek' dizisinde 'Asiye' karakteriyle izleyiciyle buluşacak. Daha önceki rollerinde sürekli gözyaşlarına boğulan Yılmaz, bu kez gerekmediği sürece ağlamayan, dikbaşlı bir kızı canlandıracak. Ünlü oyuncu ile yeni dizisini ve özel hayatını konuştuk...

'Kara Ekmek' dizisinde yine duygusal bir Özlem Yılmaz mı izleyeceğiz?
'Asiye', dikbaşlı bir kız. Çoğu insanın ağlayacağı durumlarda gözyaşı dökmesi gerekirken, sinirli yapısıyla öne çıkıyor.

'Asiye'nin zorlu bir yaşantısı var. Onun yaşadıkları sizi üzüyor mu?
Bir insanın çocuk yaşlarda annesini kaybetmesi başlı başına üzücü bir durum zaten. Senden haz etmeyen bir üvey anneyle yaşamak, babanın koruyucu kimliğinin ilkel anlayışlarla var olduğu bir aileye sahip olmak, mutluluğu sevdiği erkekte aradığında suratına kapanan kapı ve çaresizlik; bunların hepsi üzücü... 'Asiye'nin yaşadıkları onu, üvey annesine benzer bir kişi yapıyor.

'Asiye'yi canlandırırken neler hissediyorsunuz?
'Asiye'nin yaşadıkları acı fakat karakter itibariyle beni eğlendiriyor. Geçmişte canlandırdığım karakterleri düşünürsek, 'Asiye' daha enerjik ve bu beni mutlu ediyor.

Sizi dramalara çok yakıştırıyoruz. Rol gereği ağlamaktan sıkılmadınız mı?
Rol gereği ağlamaktan sıkıldım demeyeyim de, yerli yersiz ağlamaktan sıkıldım. Neyse ki artık 'Asiye' var ve çok gerekmediği sürece ağlamayacak. Buna çok seviniyorum.

ÜN, GEÇMİŞİ SİLDİRMİYOR

Canlandırdığınız karakterlerin aksine çok güleryüzlü birisiniz. Sizinle karşılaşanlar bu halinize şaşırıyor mu?
Ağlamayınca tanımıyorlar. (Gülüyor) Şaka bir yana gerçekten zamanında şu cümleyi duydum: "Aa! Sen gülebiliyormuşsun!" Yani yaptığım işin farkında olanlar kadar, beni gerçekten oynadığım karaktermişim gibi düşünenler de var.

Birçok dizide başrolde yer almanıza rağmen hayatınıza hâlâ eskisi gibi devam ediyorsunuz. Göz önünde olmak, yaşam tarzınızı değiştirmedi mi?
Televizyon sektörü büyük bir kitleye hitap ettiğinden dolayı, tabii ki şan-şöhret getiriyor. Fakat insana geçmişini sildirmiyor. Sildirmemeli de bence. Ben geçmişimden, çevremden memnuniyetsiz bir yaşam sürmedim.

EVLENİRKEN HAYRAN KİTLEM AZALIR DİYE HİÇ DÜŞÜNMEDİM

İki yıl önce evlendiniz. Evlilik, hayatınızı nasıl değiştirdi?
Ailemle yaşarken elimi sıcak sudan soğuk suya sokmayan ben; çamaşır, bulaşık gibi ev işleriyle tanıştım.

SAPKIN HAYRANLARIM YOK

Eskiden evli ünlülerin hayranlarını kaybetme korkusu yaşadığı söylenirdi. Artık bu düşünce değişti mi?
Açıkçası ben böyle bir durumla karşılaşmadım ama projelerde partnerlerinizle yakıştırıldığınız için hayranlarınızda farklı fikirler oluşabiliyor. Ancak sapkınlık derecesinde bir hayran kitlesine sahip değilseniz, mutlu olup olmamanızla ilgileniyorlar. Ama ben 'İnsanlar ne der' diye yaşamayı yıllar önce bıraktım. Dolayısıyla evlenirken hayran kitlemin azalacağı gibi düşünceler de geçmedi kafamdan....

Evlilik hayatına alışmak zor olmadı mı?
Evlilik, 'alışmak' kelimesini kullanacağımız kadar zor değil bence ya da benim için zor olmadı diyeyim. Kendi karnımı doyurmak için hazırlayacağım yemeğe biraz daha malzeme katıp iki kişilik tabak çıkartmak, yıkadığım çamaşırın biraz daha fazla olması gibi durumlar basit teferruatlar bence. Zor olan tek şey; iki farklı insanın bir arada olabilmesi ve birbirini anlayabilmesi...

Mutfağa girip yemek yapıyor musunuz gerçekten?
Evli bir kadının yapması gereken her şeyi elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. İşimin düzensiz saatleri yüzünden her gün ayrı yemek pişiremesem de, evime ve eşime yetmeye çalışıyorum.

ZAMANI GELDİĞİNDE ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI BEN DE İSTERİM

Eşiniz bir üniversitede öğretim görevlisiydi. Sizin çalışma şartlarınıza alıştı mı?
Sanırım her erkek, yorgunargın işten geldiğinde eşini evinde görmeyi, bir kap yemeği ve daha düzenli bir hayat yaşamayı tercih eder. Ahmet de böyle olsun isterdi ama ben Ahmet'e neredeyse tanıştığımız günden beri aynı şeyleri anlattı. Onunla birlikte olduğumuz her gün işime olan sevgimden, bir kadının ne olursa olsun çalışması gerektiğinden ve sağlığım yerinde olduğu sürece bu mesleğin içinde olmak istediğimden bahsettim. O da bana anlayış gösterdi.

Eşiniz sizinle tanışmadan önce işlerinizi takip ediyor muydu?
Ahmet oturup dizi izleyen birisi değil, benimle birlikte rol aldığım dizileri takip etmeye başladı. Ama tanıştığımızda yüzümün aşina geldiğini ve annesinin izlediği bir dizide oynayan kıza benzediğimi söylemişti. (Gülüyor)

Çocuk istiyor musunuz?
Çocuk sahibi olmak, aileyi bütünleyen, tatlı bir sorumluluk. Zamanı gelince neden olmasın? Fakat şu an için çocuk yapmayla ilgili bir düşüncemiz yok. Gelecek ne gösterir bilmem. Onu da göreceğiz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.