X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ülkelerin Madonna'sı değil köye türkücü olmak isterim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ülkelerin Madonna'sı değil köye türkücü olmak isterim

  • Giriş Tarihi: 25.2.2015
Ülkelerin Madonna'sı değil köye türkücü olmak isterim
Ülkelerin Madonna'sı değil köye türkücü olmak isterim

'Gündüz Gece' isimli gezi programıyla Anadolu'yu karış karış gezen Kürşat, "Ülkelerin Madonna'sı olmaktansa, köylerin türkücüsü olmayı isterim. Köydeki yaşam samimi" diyor

Kanal 7'deki 'Gündüz Gece' isimli gezi programıyla Anadolu'yu karış karış gezerek şehirlerin türkülerini, oyunlarını ve yemeklerini ekrana taşıyan Kürşat yaşadıklarını anlattı. Köyde başlayıp Nişantaşı'nda devam eden hayatını anlatırken, "Benim hiç ortam yok" diyen Kürşat, bir ay sonra çıkacak yeni albümünün tanıtımını da köylerde yapacağını açıkladı. İşte anlattıkları...

HEPSİ ANNEM GİBİ

'Gündüz Gece' hayatınızı nasıl etkiledi?
'Gündüz Gece' programı iki yıldır devam ediyor. Bundan önce birçok programa konuk oldum. Misafirlik ne kötü bir şeymiş. Ben konuk olduğum programlarda hep oynamışım. Hep sanatçı, türkücü imajı varmış gibi kasmışım yıllarca kendimi. O yüzden 'Gündüz Gece' programıyla kendimi buldum. İlkokula kolejde başladım. Sonra annemle babam ayrılınca beni babaannem yanına aldı. Ben köyde babaannemin yanında büyüdüm. Bana diyorlar ki; 'Gündüz Gece' programında teyzelerin kucağına yatıyorsun, çok sarılıyorsun.' Ben de diyorum ki, hepsi babaannem gibi, hepsi anam gibi kokuyor. Onların hepsini anam gibi hissediyorum.
Köyde büyüdüğünüzü söylüyorsunuz. Biz ise sizi daha elit ortamlardan tanıyoruz. Hayatınızdan biraz bahseder misiniz?
Aslında hayatım köyde başladı. Sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvarı'nı kazanıp Nişantaşı'nda yaşamaya başladım.
Köyden çıkıp Nişantaşı'na yerleşmek zor olmadı mı?
Hiç yabancılık çekmedim. Elitlerin içinde köyü anlatıyorsun, çok mutlu oluyorlar. Köyü bilmiyorlar. İnsanların köyleri yok. Bir insan için en acı olan şey, köyünün olmaması. Herkesin köyde çalacak bir kapısı olmalı. Horoz bilmeyen, inek bilmeyen çocuklar yetişiyor şu anda memlekette. Horozdan korkan çocuklar var.

KÖYLERDE TÜRKÜ SÖYLERDİM

Türkücülük macerası nasıl başladı? Genelde hep birileri gelir ve keşfeder; sizi kim keşfetti?
Türküleri, profesyonel olmadan önce köyde söylüyordum. Babaannem söylüyor, ben de eşlik ediyordum. Orada başladı. Sesimin güzel olduğunu; babaannem ahırda inek sağarken ben de türkü söylerdim, orada anladım. Sonra lisede okumaya başladım. Kürşat sınıfta türkü söyler, 19 Mayıs'ta söyler, 23 Nisan'da söyler... Herkes biliyordu.
Şehir hayatı size ne hissettiriyor?
Benim şehirde işim yok. Mesela Malatya'ya gittiysem merkezinde işim yok. Şehirlerin Madonna'sı olmaktansa, köylerin türkücüsü olmayı yeğlerim. Oraların 'Kara oğlan'ı olmayı yeğlerim. Köylerde bana 'Kara oğlan' diyorlar...
Yeni bir albüm çıkaracakmışsınız. Biraz bahseder misiniz?
Önümüzdeki günlerde türkü ve fantezi ağırlıklı bir albüm çıkarıp tanıtımını da köylerde yapacağım.

SEVDİĞİM İŞİ YAPIYOR VE PARA KAZANIYORUM
'Gündüz Gece' programında köy köy geziyorsunuz. Köylerde başınızdan neler geçiyor? Köylüler çok misafirperver, bizden para istenmiyor. Gittiğimiz köylerde bize, adamın üç tane oğlağı varsa bir tanesini kesmek için hamle yapıyor. 'Hayır, kesme' diye biz zor tutuyoruz. Gittiğimiz köylerde yediğin lokmalar sayılmıyor. Anadolu insanı, çok vefakar, çok da cefakar. Yemek yapıyorlar, ekmek yapıyorlar, içine et koyuyorlar. Biz de onlara yük olmamak adına zorla para vermeye çalışıyoruz. Asla almayız diyorlar, kabul etmiyorlar. Artık zorla hediye falan veriyoruz.
Program sayesinde hem geziyorsunuz, yiyip içiyorsunuz, hem de üstüne para alıyorsunuz. Buna ne diyorsunuz? (Gülüyor) Allah'a binlerce kez hamdolsun istediğim bir iş yapıyorum, çok mutluyum. Unutmadan, programda özen gösterdiğimiz şey; yemekleri izleyicilerin karşısında yapıyoruz ama yemiyoruz. Sadece tadımlık alıyoruz. Çünkü hamilesi olur, alanı olur, alamayanı olur; o yüzden buna çok dikkat ediyoruz. Bizim program tamamen Anadolu magazin. Anadolu kültürünü orada halkla hafif esprili şekilde anlatıyoruz.

kalan karakter 1000

büşra büşra

çok severek ve beğenerek izlediğimiz bir program... hem doğal hem komik, seviyoruz Kürşat' ı...

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 25.02.2015 11:18

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.