X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gişeyi düşünseydim dekolteli bir star oynatırdım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gişeyi düşünseydim dekolteli bir star oynatırdım

  • Giriş Tarihi: 21.3.2015
Gişeyi düşünseydim dekolteli bir star oynatırdım
Gişeyi düşünseydim dekolteli bir star oynatırdım

'Mandıra Filozofu İstanbul'un yapımcısı ve senaristi Birol Güven: Deneysel iş yaptık. Gişeyi hesap etsem filme dekolteli star koyardım. Küçük bir hayatım var, param olmasa da hayatım alt üst olmaz

Birol Güven'in senaryosunu yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği, Müfit Can Saçıntı'nın hem yönetip, hem başrolünü oynadığı 'Mandıra Filozofu İstanbul' izleyiciyle buluştu. Serinin ikinci filminde Birol Güven de ilk kez bir projesinde kamera karşısına geçti. Güven ve Saçıntı ile ikinci filmlerini konuştuk...
'Mandıra Filozofu' neden İstanbul'a geldi?
BİROL GÜVEN:
'Mandıra Filozofu'nun İstanbul'a gelmesinin çok nedeni vardı. İnsanlar "Gökova'da Mandıra Filozofu olmak kolay" dediler. Haklıydılar da. Biz de ikinci filmde 'Mustafa Ali'yi İstanbul'a getirdik. Burada 'Mandıra Filozofu gibi nasıl yaşarım?'ın peşine düştük.
İstanbul gibi bir şehirde 'Mandıra Filozofu' gibi yaşamak bir ütopya değil mi?
B.G.:
Değil. Zaten filmi bunu göstermek için çektik.
MÜFİT CAN SAÇINTI: İlk filmde birtakım kavramların beynimizi esir almasını eleştiriyorduk. Olay beyindeki hırslardan arınmaksa, hikaye nerede geçerse geçsin bunu başarabiliriz.
B.G.: Deliren 'Mustafa Ali' değil. Aslında 'Mandıra Filozofu'; deliren modernizme karşı dik duruştur. Modern hayatın hırsa kapıldığını, satış pazarlama uğruna her şeyi yapabildiğini gösteriyoruz. 'Mustafa Ali' buna 'dur' diyor. 'Burada kim deli?' derseniz 'Modernizim' derim. Filmimiz, modernizme karşı normal kalabilmeyi anlatıyor.

AİLEMDEN VAZGEÇMEM


'Mandıra Filozofu' her şeye karşı. Birol Bey filmin senaristi olarak siz de onun gibi düşünüyor musunuz?
B.G.:
Hiçbirimiz 'Mustafa Ali' değiliz ama hayalimiz Mandıra Filozofu olmak. Keşke onun gibi olabilsem ama her geçen gün ona yaklaşıyorum. Ben yazdığımdan, Müfit oynadığından etkilendi. Biz yazdığımıza aşık olduk. Öyle olmak için çok çaba harcıyoruz. 'Mandıra Filozofu'na karşı boş değiliz, her an onun gibi olabiliriz.
M.C.S.: Hayat koşullarını değiştiremeyebiliriz ama insan bazen yüksek sesle söyleyip rahatlamak istiyor.
B.G.: Bizi güçlü yapan şey, vazgeçebilmemiz. Eğer mutluysan devam et ama hedeflerinin, hayallerin esiri olma. Vazgeçebilmek çok büyük bir güç. İktidardan, güçten, paradan, koltuktan vazgeçebilmek bizi çok güçlü kılar.
Siz nelerden vazgeçebilirsiniz?
B.G.:
Ben çocuklarım ve ailem hariç her şeyden vazgeçebilirim. Bu filmler, diziler umurumda değil. Yaptığım işi çok iyi yapmaya uğraşır, zevkle yaparım ama 'Bu dizi olmazsa ben ölürüm, yok olurum' demem. Her şeyden vazgeçebilirim. Bu da bana kendimi çok iyi hissettirir. Beni kimse tehdit edemez. Ben küçük bir hayat yaşıyorum, küçük kasabada doğdum, çok paraya ihtiyacım yok. Bunlar olmasa da hayatım alt üst olmaz.
'Kesinlikle yapmam' dediğiniz bir şey var mı?
B.G.:
Hiç hak yiyemem. Anlamsız yere bu konuda obsesifimdir, şeffafımdır. Kendimle ilgili gurur duyabileceğim şey bu. Ayrıca borç almam, kredi kullanmam, çek defterim yok. Şirket olarak da yok. 'Bu işe devam etmek zorundasın' diyemez kimse bana. Bu anlamda 'Mandıra Filozofu'na yaklaşabiliriz. Ama o bizden daha şanslı.
Sizin de karşı olduğunuz ütü yapmakmış sanırım Müfit Bey...
M.C.S.
: O var, doğru.
'Mandıra Filozofu' diziden çıkıp film oldu. Siz bu karaktere bu kadar ilgi olacağını tahmin etmiş miydiniz?
M.C.S.:
Birol, kendi içinden gelen, yıllar içinden biriken şeyleri, 'Mandıra Filozofu'nun ağzından söylemek istedi. Sonra "Dizide kalmasın, film çekelim mi?" dedik.

FİLMLERİMİZ RAKİP OLMAZ


Gişe kaygınız var mı? B.G.: Deneysel sayılabilecek bir iş yaptık. Gişeyi hesap etseydim dekolteli bir star koyardım.
M.C.S.: Ben de açardım istiyorsan, bunu şimdi mi söylüyorsun? (Gülüyor)
Yönetmen olarak sette patronla çalışmak nasıl?
M.C.S.:
Birol'un patron olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. İşin senaristidir. Onun söylediği her şey çok değerlidir. Para yattığı zaman patron olduğunu anlıyorum.
B.G.: Patron seyircidir. Aslında bu durum senaristliğime zarar veriyor. Çok üretkenimdir ama enerjimiz çok farklı şeylere gidebiliyor. İnşallah sadece senarist olacağım bir dünya peşindeyim.
Bir yapımcı için senarist olmak büyük şans değil mi?
B.G.:
Yapımcı için çok büyük şans ama senarist için şanssızlık. Hangi senarist stopajla uğraşıyor? Bunlar üretkenliğimi olumsuz etkiliyor.
Önümüzdeki ay 'Merdiven Adam' ve 'Sebahat Melahat' adlı filmleriniz de gösterime girecek. Birbirine rakip mi olacaklar?
B.G.:
Hepsi birbirinden farklı. 'Merdiven Baba' ile 'Mandıra Filozofu'nu ben yazdım; onlar örtüşebilir. 'Mandıra Filozofu'nu sevenler bunu da sevebilirler. Tamamen başka bir sinema seyircisi de gidip izleyebilir.
M.C.S.: Hiçbiri birbirine rakip değil; seyirci senede bir defa sinemaya gitmiyor ki.
B.G.: İyi filmin bir tanımı var; bileti alanın beklentisini karşılayıp karşılamadığı. Hiçbiri rakip olmaz birbirine. Birinden çıkan diğerine de gidip izler.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.