Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ablam Kulağımı çekse ne olur!

Giriş Tarihi: 25.7.2015
Ablam Kulağımı çekse ne olur!

Büyük bir değişim geçiren Helin Avşar, Aşkım Kapışmak ile İzmit'te 'liderlik ve yetkinlik' kampına girdi. Kendisini tanımak için günde sekiz saat eğitim alan Avşar, "Ablanız Hülya Avşar, kulağınızı mı çekti?" sorusuna şu yanıtı veriyor: Ablam, kulağımı çekse ne olacak! Kulak çekmekle insan kampa girer mi...

Helin Avşar ve davranış bilimleri uzmanı Aşkım Kapışmak, son zamanlarda eküri gibi oldu. Geçen akşamüstü gelen bir telefonla öğrendim ki, İzmit'te kampa girmişler. Zaten son zamanlarda Helin Avşar'da büyük bir değişim vardı ve bunun nedenlerini merak ediyordum. Dayanamadım, ertesi sabah soluğu yanlarında aldım. İkilinin arasındaki bağ, terapist-danışan ilişkisinden çok dostluğa dönüşmüş. Artık Helin Avşar, Kapışmak'a sormadan adım atmıyor. Kişisel gelişim odaklı bu kampın yanı sıra, iş hayatında ve sosyal sorumluluk projelerinde de birlikte hareket etmeye karar vermişler. Hani o eskiden gördüğümüz şımarık, hovarda Helin Avşar gitmiş; yerine maneviyatına düşkün ve geleceğini planlamaya çalışan, ayakları yere basan bir Helin Avşar gelmiş. Biz de bu değişimi konuştuk. Aşkım Kapışmak da bize eşlik etti...

Allah aşkına, ne işiniz var bu dağ başında?
Delirdik... Millet Bodrum'da, Çeşme'de denize girerken biz İzmit'te kamptayız. 'Liderlik ve yetkinlik' üzerine günde sekiz saat eğitim yapıyoruz. Kendimizi tanıyoruz, lider olmayı öğreniyoruz. Çünkü burada hepimiz iş sahibiyiz. Çalışanlarımıza nasıl davrandığımızı ve nasıl davranmamız gerektiğini öğreniyoruz. İşin özü, sabırlı olmayı öğreniyoruz.

BİRAZ SİNİRLİ BİR YAPIM VAR

Aslında asabi birisiniz, değil mi?
Gerçeği söylemek gerekirse; evet, biraz sinirli bir yapıya sahibim. Ama Aşkım Kapışmak ile iki ay önce çalışmaya başladık, nitekim sabırlı olmayı öğrendim. Sabırlı olduğum zaman da işlerimin yoluna girdiğini fark ettim. Önceden sinirli ve fevri tavırlarım olduğu için çok kayıplarım oldu.

Neymiş bunun altında yatan?
Kendini telkin etmeyi öğreniyorsun. Tabii bu hemen olmuyor ama yaşam bizi sınadıkça, sinirleneceğin birçok olay karşına çıktıkça kendini telkin etmeye çalışıyorsun. Sadece trafik var diye eskiden araba kullanmıyordum ama şimdi İzmit'ten ablamların yanına, Ayvalık'a arabamla gideceğim. 'Trafik mi var, ee ne yapayım yani' deyip içinde bulunduğum durumları kabullendim. Daha naif bir insan oldum, akışına bıraktım hayatı.

Neler değişti hayatınızda?
Gereksiz olduğu halde çok yere kanalize olmuştum. Onu da yapalım, buraya da gidelim... Aynı anda birçok işle uğraşıyordum ve hepsini yapmak isterken hiçbirinde sonuca ulaşamıyordum. Çünkü bilinçsizdim. Artık tek bir şeye kanalize olmayı öğrendim. Geçenlerde bir dizide oynadım, ardından teklifler yağdı. Ben o işi, çok yakın bir arkadaşım çektiği için kabul etmiştim. Yoksa amacım oyuncu olmak değil. Benim işim tekstil ve bu işi seviyorum.

DİZİLERİN HEPSİNİ REDDETTİM

Gelen dizi tekliflerini değerlendirmeyecek misiniz?
Eskiden 'Hayır' diyemiyordum, şimdi diyorum. Hepsini reddettim. Artık bir tane ana işim var, o da moda tasarımcılığı. Diğerleri hobi benim için. Yine de ara ara küçük komedi rolleri oynayabilirim. Çünkü komik bir insanım, oynamayı da bilmediğim için kendimi canlandırmak komik oluyor zaten. Zaten öyle bir ablam var ki, inanılmaz iyi bir oyuncu. Biliyorsun, ablam her şeyi pat diye söyler. En son misafir oyuncu olarak yer aldığım diziyi iyi tepkilerle atlattım ve bunu başarmam özgüvenimi artırdı.

Şimdilerde uğraştığınız moda tasarımcılığı da bir gün zor gelirse ona da 'Zaten hobiydi' der misiniz?
Demem, ben zaten bu işle başladım. İlk işim tekstildi, üç tane dükkanım vardı. O zaman küçüktüm, dediğin gibi bir günde kapattım, ondan sonra yara etti bu bende. Çok üzüldüm. Şimdi bu hataları yapmıyorum. Eskiden olsa hemen dükkan açardım. Hükümet kurulmamış, bir şey belli değil; şimdi bunları düşünüyorum. Şimdi plan ve hedef üzerine odaklandım. İki senelik programımı yaptım.

Az önce kulak misafiri oldum, namaz kılmaya gitmişsiniz. Halbuki biz bardan sarhoş çıkarken görüntülenmenize ve sansasyonlarınıza alışığız. Nedir bu değişimin sebebi?
Bir yıldır beni bir yerlerde görebiliyor musunuz?

Hayır...
Daha önce magazin böyle konuşularak yapılmıyordu. Daha üslupsuz, soru sorulmadan, daha üstüne giden bir magazin grubu vardı. Ben onlara denk geldim o dönem. Belki o zamanlarda haftada bir dışarı çıkardım ama her gün dışarıdaymışım gibi yansıtılırdı.

'NAMAZ KILIYORUM' DİYEMİYORUM

Biz televizyonlardan hovarda bir Helin Avşar tanıdık...
Aynen, yıllardır hovarda zannedildim, yanlış bir Helin tanıdılar. Ama şimdi gazetecilik usturuplu yapılıyor, bak seninle yaptığımız gibi buluşup merak edilenleri konuşuyoruz.

Magazini de seviyorsunuz...
Eskiden hiç sevmiyordum, o zamanlar çok ağır eleştiriler yapıyorlardı. Öyle eleştiriyorlar ki, 'Sen beni nerden tanıyorsun?' diyemediğimiz günlerdi. İnsanlar, magazinse doğru söylüyordur diye düşünüyordu. Şimdiyse birçok insanın değiştiğini sanıyorlar, aslında magazin kültürü değişti. Şimdi okumuş insanların bu işi yapmasına çok seviniyorum.

Bu dönüşüm ne kadar önce oldu?
Beş-altı ay oldu. Benim kafamda da kalıplar vardı. Halbuki bizim dinimiz o kadar güzelmiş ki, o kadar rahatlıyorsun ki çünkü her merak ettiğim şeyin cevabını bulabiliyorum. İnsanlara 'Namaz kılıyorum' diyemiyorsun ama bu senin dinin ve din sana şart koşmuş. Artık ben onlara şaşırıyorum. Eskiden insanların istediklerine inanıp uyardım. Şimdi beni hiç ilgilendirmiyor. Ne istiyorsam o! Mesela herkes ne zaman evleneceğimi merak ediyor. Ne zaman evlenmek istersem, ne zaman doğru adamı bulursam o zaman...

SABAH 05.45'TE KALKIYORUZ

Bunu biraz geçiştiriyorsunuz, sahiden evlenmek istemez misiniz?
Herhalde isterim ama uygun biri çıksaydı zaten evlenirdim.

Kendinize güvenmiyor musunuz?
Hiç öyle düşünmüyorum. Öyle güzel aile yönetirim ki, herkesin ağzı açık kalır! Yakın zamanda uygun birinin geleceğini hissediyorum.

Bu arada geçenlerde, Kasımpaşa Çocuk Yuvası'na gitmişsiniz...
Ramazan'da, Aşkım (Kapışmak) beni aradı ve yuvaya gideceğini söyledi. "Ben de geleceğim" dedim. Birlikte gittik. Orada olmaktan o kadar haz aldım ki... Sonra o kurumla özel bir anlaşma yaptık, artık her ay oradaki çocuklar için özel bir etkinlik yapacağız. Sinemaya gitmek isterlerse sinemaya gideceğiz, paintball isterlerse ona gideceğiz.

Bu kamp da size epey keyif vermiş gibi görünüyor...
Evet, sabah 05.45'te kalkıyoruz. Sonra doğa yürüyüşleri yapıyoruz. Dün kendi gazetemizi çıkardık, bugün ekmek yaptık.

BENİM İÇİN 'ARTIK KIVAMA GELDİ' DİYORLAR


Halkın bildiği imajdan, şimdi bambaşka bir hayata geçtiniz. Daha bir içselleştiniz...
Bu kız dine döndü, kapandı diye bir şey yok. Sadece daha fazla maneviyatıma döndüm, daha az dışarı çıkıyorum. Yaşım gereği her gece çıkamam artık. Şımarık olduğum zamanlar 25-26 yaşlarındaydım, o zamanlar hayatı sorgulama yaşlarımdı. Her şeye atılmaya kalkışıyordum ama üstünden yıllar geçtikçe daha oturmuş, daha öğrenmiş, tecrübe edinmiş biri oluyorsun.

Hülya Hanım mı kulağınızı çekti?
Ablam kulak çekse ne olacak! Hep çeksin benim kulağımı ama kulak çekmekle insan buraya gelip kampa girer mi?

SAHTELİKLERDEN SIKILDIM

Bir şeyler sebep olmuştur mutlaka...
İnsanları artık çok iyi tanıyorum ve onların sahteliklerinden sıkıldım. O zaman da 'Benim bir dinim var, bir maneviyatım var' dedim. Birazcık araştırayım, okuyayım. 'Kendimi bulabilecek miyim?', 'Rahatlayabilecek miyim?', 'Ben niye bu kadar sinirliyim?' gibi bir sürü sorum vardı.

Ailenizi de üzdüğünüz zamanlar oldu, şimdi ne diyorlar?
Şaşırıyorlar, 'Kıvama geldi' diyorlar. Gelmeyebilirdim... Biliyorsun, gözümüzün önünde gelmeyenler de çok var.

HELİN'İ ŞIMARIK BİR KIZ SANIYORDUM

Bu kampta neler yapıyorsunuz?
Beş günlük bir kamp bu, içeriğe baktığınızda temelinde 'hayatınızın lideri olmak' gibi bir misyonu var. n Ne gibi etkinlikler var burada? Beş gün boyunca farklı hocalar var. İlk gün daha çok geçmişi konuştuk, sonra bir doğa yürüyüşü yaptık, sabahları süt sohbetleri, akşamları da kavram sohbetleri oluyor. Dün akşam aidiyeti konuştuk. Katılımcılar arasında emekli bir albay var, Helin var, Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü'nden biri var, Almanya'dan gelen bir doktor var. Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen insanlar. Burada herkes bir şeyler üretiyor; tüketim yok bu kampta.

ÜNLÜ-ÜNSÜZ DİYE AYIRMIYORUM

Siz Helin Hanım'la tanışmadan önce onu nasıl buluyordunuz?
Ekrandan tanıdığım Helin Avşar'ı heyecanlı, hareketli, hiperaktif, biraz da şımarık bir kız gibi görüyordum. Bunu yüzüne söylediğimde de kabul ediyor, en hoşuma giden tarafı da bu. Bizim çalışmalarımız için gerekli bir davranış.

Siz ünlü isimlere danışmanlık yapıyorsunuz. Neden ünlü isimler?
Ünlülerden ziyade siyasetten daha çok kişiyle çalışıyorum. Gerçi insanları ünlü-ünsüz diye ayırmam. Çünkü onları ünlü gibi görürsem işimi yapamam.

İnsanların ne gibi sorunları var?
Çoğu insanın sorunu aynı, sadece reaksiyonları farklı oluyor. Genelde aitlik duygularında zayıflık var. Zamanında benim de vardı, kendimde hâlâ yaşadığım etkileşimler oluyor. Helin'le konuşuyorum, Hülya Avşar'la konuşuyorum, Beyazıt Öztürk'le konuşuyorum... Çok derin sohbetler ediyorum bu isimlerle, Beyaz'la bir oturuyoruz, yedi saat kalkmadığımız oluyor, kafayı yiyoruz.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Ablam Kulağımı çekse ne olur!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz