X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Modelliğe yeni başladım bırakmaya niyetim yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Modelliğe yeni başladım bırakmaya niyetim yok

  • Giriş Tarihi: 5.9.2015
Modelliğe yeni başladım bırakmaya niyetim yok
Modelliğe yeni başladım bırakmaya niyetim yok

Cengiz Abazoğlu'nun adL için hazırladığı koleksiyonun yüzü olan Ebru Şallı, 37 yaşında modellikteki iddiasını ortaya koyuyor: Kendime bakmayı 30'umdan sonra öğrendim. Daha önce sadece güzel mavi gözlerim vardı. Şimdi objektife daha farklı baktığımı hissediyorum. Modelliğe yeni başladım, bırakmaya niyetim yok

1995 yılında Türkiye güzeli seçilerek hayatımıza giren Ebru Şallı, pilates tutkusu ve sunduğu TV programlarıyla hep gündemde kaldı. Artık iki çocuk annesi, 37 yaşında bir kadın olan Şallı, son olarak Cengiz Abazoğlu'nun adL'ye hazırladığı koleksiyon için objektiflerin karşısına geçti. "Modelliği bırakmaya niyetim yok" diyerek iddiasını ortaya koyan Şallı, Cengiz Abazoğlu ile birlikte GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı...
adL ile nasıl buluştunuz?
CENGİZ ABAZOĞLU:
Ebru, benim vazgeçilmezim; onsuz bir defile asla düşünemiyorum. Biz kötü gün dostuyuz. Bu projede de bir aradayız. 2016 kış koleksiyonunun fotoğraf çekimini yaptık. Ebru ile projelerde hep dirsek temasındayız. Elbiselerime hayat veriyor.

EBRU'NUN IŞIĞI ÇOK PARLAK

Neden genç mankenlerle çalışmayı tercih etmiyorsunuz?
C.A.:
Ebru, o kadar parlak bir ışığa sahip ki... Elbiselerimle bütünlük içinde ve tasarımlarıma hayat veriyor. Ebru'yu genç ya da yaşlı diye tanımlamıyorum; onun içindeki ışık çok hoşuma gidiyor. Her tasarımcının sevdiği modeller vardır, onlar yaş alsalar da yaşlanmazlar. Ebru hep tercihim olacak, çok uzun yıllar geçse de defilelerimde yer alacak. 16 yaşında bir model çok canlı görünebilir ama kadınlar yaş aldıkça daha da güzelleşiyor.
EBRU ŞALLI.: Cengiz'e katılıyorum; ben de 30 yaşından sonra kendime bakmayı öğrendim. Daha önce sadece güzel mavi gözlerim vardı. 1995'te Türkiye güzeli seçildim. Ama kendime bakmaya 30 yaşından sonra başladım. Artık objektife daha farklı baktığımı hissediyorum. 30 yaşından önce yaptığım modellikle, şimdiki arasında büyük fark var. Modelliğe yeni başladım, bırakmaya da niyetim yok. Ben 37 değil, 27 yaşındayım. Biyolojik yaş olayını da ben çıkarmıştım.
C.A.: Artık dünyada yaşsız kadınlar var. Türk kadını da bu anlamda kendine dikkat ediyor, özellikle son yıllarda.

KENDİME YATIRIM YAPTIM

Nasıl bir koleksiyon hazırladınız?
C.A.:
Zamansız bir koleksiyon; belli bir döneme ait olmak istemedim. Daha önceki koleksiyonlarımda 70'leri yorumlamıştım. Bu koleksiyonda, farklı dönemlerin trendlerini 2016 kışına uyarladım.
Yılda bir-iki defileye katılmak size daha mı çok heyecan veriyor?
E.Ş.:
Zaten eskisi kadar çok defile yok. İstediğim, içime sinen defilelerde yer almayı tercih ediyorum. Eskiden çok çalışıyorduk; çok defile olurdu. Şimdi o kadar az ki... Ben de pilatese baş koydum! Podyuma az çıkmak beni daha çok heyecanlandırıyor.
Genç modellere ne tavsiye edersiniz?
E.Ş.:
Kendilerine iyi yatırım yapmaları gerekiyor. Ben bunu iyi yaptığımı düşünüyorum. Sadece güzel kalmak değil, iyi düşünmek ve iyi niyetli olmak da çok önemli. Bir insana sadece gözleri güzel diye ne kadar bakarsınız ki? Bir süre sonra bakmamaya başlarsınız. Kalıcı olan modeller, hep bir şeylere el atmış ve devam ettirmiş isimlerdir. Sadece manken olarak değil, ayakları yere basan bir kadın olarak hayatlarına devam etmeleri için bir şeyler yapmalılar. Anne olmak belki... Annelik, bir kadına çok şey öğretiyor. Genç mankenlere önerim; kendilerine yatırım yapmalarıdır. Sağlıklı beslenme, spor, gülmek... Hayata karşı donanımlı olmalılar. Güzellik bir yere kadar; beyin güzelliği çok önemli. Güzellik sadece kapı açar ama seni yürüten aklın ve yaşamındır.

TUĞÇE'DEN SONRA İSİM YOK

Eskiden podyumda rakip olan isimler birbirleriyle yarışırdı. Şimdi rekabet de kalmadı sanırım...
E.Ş.:
Eskiden podyumda çok sirkülasyon ve çok iş vardı. Benim jenerasyonumdan Çağla (Şıkel), Demet (Şener), Deniz (Akkaya) ve Güzide (Duran) halen birer isimdir. Kalan kalıyor, gerisi sönüp gidiyor. İşleyen demir paslanmazmış; benim de paslanmaya niyetim yok. Daha sonrakilere baktığımda, Tuğçe Kazaz'dan sonra gelen bir isim yok.

MEDENİ HALİM UYGUN OLSA BEŞ ÇOCUK DOĞURURUM

Yeniden güzellik yarışmasına girmek ister miydiniz?
E.Ş.: Tabii ki... Hayatımdan, yaptığım işlerden çok memnunum. Oyunculuk teklifleri de geldi ama iyi ki yapmamışım. Çocuklarım oldu, onlarla ilgilenmeyi tercih ettim.
İki oğlunuz var, başka çocuk ister misiniz?
E.Ş.:
Çocukları çok seviyorum, beş çocuk doğurabilirim. Ama şu anda medeni durumum müsait değil.

BİRBİRİMİZLE BÜTÜNLEŞTİK

adL Tasarım Direktörü Zehra Işık:
"adL ve Cengiz Abazoğlu öyle bütün oldu ki, bir bakışta birbirimizin ne demek istediğini anlıyoruz. Cengiz Bey'de sekiz sezondur markamızla çalıştığı için müşterilerimizin ne istediğini çok iyi biliyor. Fikir alışverişinde bulunuyoruz ama kendisine müdahale etmiyoruz. Manken seçimine da birlikte karar veriyoruz. Zamansız bir koleksiyon anlayışımız var."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.