X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Eskisinden daha çok para kazanıyoruz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Eskisinden daha çok para kazanıyoruz

  • Giriş Tarihi: 13.9.2015
Eskisinden daha çok para kazanıyoruz
Eskisinden daha çok para kazanıyoruz

Fuat Güner, üyesi olduğu MFÖ'de işlerin nasıl yürüdüğünü, karar alırken nelere dikkat ettiklerini, grubun en çok nereden para kazandığını açıkladı. Sanatçı, jüri üyesi olduğu yarışmadaki sert tutumunun nedenini anlattı ve star olma kriterlerini sıraladı

Türk pop-rock müziğinin en önemli gruplarından MFÖ'nün üyesi Fuat Güner ile buluşmadan önce; son zamanlarda jüri üyesi olarak yer aldığı 'Rising Star Türkiye' yarışmasındaki çıkışları ve sivriliğini göz önünde bulundurup soracağım sorulara ne tepki alacağım konusunda ön yargılarım vardı. Hatta ekibiyle de paylaştım bu düşüncemi. Fakat onunla karşı karşıya geldiğimizde anladım ki yanılmışım; karşısındakini toy bir gazeteci olarak görmeyip konuştukça açılan, sorularıma bir nevi dertleşiyormuş gibi yaklaşan bir müzik adamını yakından tanıma fırsatım oldu. Meğer asabi değil, çok da eğlenceli ve samimi bir karaktermiş. Hal böyle olunca bütün muzurluğumla, merak ettiğim her şeyi sordum. İşte başlıyoruz...
Bugüne kadar MFÖ'yü hep bir bütün olarak tanıdık, ya sizin hikayeniz?
Yıl 1959. Kız kardeşime piyano almışlardı, bana "Sen ne istersin?" diye sordular, ben de "Gitar" dedim. Ve dayımın hediye ettiği gitarla müziğe başladım, 1966'da da Mazhar Alanson ile tanıştım. O zamandan beri birlikte müzik yapıyoruz. Şarkılarımızın çoğu Türkiye'ye mal oldu. Ama hâlâ gün ışığına çıkmamış 50-60 tane İngilizce bestemiz var, dinlesen inanamazsın.

HAYAT DOLUYUMDUR

Belki sizden duyacağımız İngilizce şarkıları da severiz, bence dinleyicilerinizle paylaşmayı denemelisiniz.
Denemeye gerek yok; belki 40 parçalık bir albüm yapıp piyasaya atarız. Akıllıca davranmak lazım; bir şeyler düşünüyoruz. Birtakım hain planlarımız var. (Gülüyor)
Sanatçı kimliğinizi biliyoruz, babanızı tanıyoruz, Saint Joseph mezunusunuz, üzerine inşaat mühendisliği okudunuz... Peki, hayatınızı nasıl sürdürüyorsunuz?
Ben çalışkan ve pozitif bir adamımdır. Günde bir iş yerine beş iş halletmeyi daha çok severim. Masanın başına oturup saatlerce aynı iş üzerinde çalışırsam kısa sürede depresyona girerim. Ben gün içerisinde çok fazla şey yaşamayı severim. Olaylara kötümser yaklaşmam. Hayat doluyumdur. İnsanlara çok puan vererek ilişkilere başlarım. Yaşanan kötü şeyleri unutup affederim. Disiplinliyimdir, sözüme sadık biriyimdir.
Müziğe başlamadan önce eğitim aldığınız alanda çalışıp mühendislik yapmışsınız...
Evet, mühendis olarak çalıştığım yerden ayda 8 bin 100 lira maaş alıyordum ama yaptığım bir cıngılla 125 bin lira kazandım. Düşünsene, bir yıllık maaşımdan daha fazlası... "Senede bir tane cıngıl yaparım" dedim ve ertesi gün çalıştığım yere istifamı verdim.

'SUS, ÇALGICI MI OLACAKSIN?'

Para tatlı gelmiş...
Hem öyle, hem de yapmak istediğim bir şeydi. Yalvarmıştım aileme, beni konservatuvara göndersinler diye. "Sus, çalgıcı mı olacaksın!" dediler.
Sonra siz de tam anlamıyla müziğe daldınız, öyle mi?
Öyle riskli hayat ki... O dönemde Türkiye'de grup falan dinlenmiyordu, assolistler egemendi. Biz başlarda iki kişilik bir gruptuk; 35 yaşlarında, saçlar da dökülmeye başlamış... Türkiye'nin bunu kabul etmesi çok zordu ama ettiler. Bizi sevmeleri tamamen şarkılarımızdandır. Kara kaşımız, kara gözümüz değil; şarkılarımız insanların gönlüne girdi.
Sizi ve diğer grup üyelerini kızdırdığını biliyorum ama sürekli MFÖ'den konuşulması sizi sıkıyor değil mi?
Evet. Çünkü MFÖ'den konuşmayı hep beraberken seviyoruz. Birlikteyken konuşalım, okuyalım, yaşayalım.
Öyle de, sizin ortak bir şirketiniz ve markanız var...
O zaman bizi bir aradayken konuşturmaları lazım. Bir kişinin grup adına konuşmasını doğru bulmuyoruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.