X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şöhret rüzgarına kapılacak değilim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şöhret rüzgarına kapılacak değilim

  • Giriş Tarihi: 16.9.2015
Şöhret rüzgarına kapılacak değilim
Şöhret rüzgarına kapılacak değilim

Behzat Uygur'la aynı ismi taşıyan oğlu Behzat Uygur, 'Dolunay' isimli bir albüm çıkardı. 'Junior' lakaplı Uygur, "Şöhret ve popülerliğin rüzgarına kapılıp, kaybolup gidecek isimlerden değiliz" diyor

Sanatçı bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olan Behzat Uygur; dedesi Nejat Uygur ve kendisiyle aynı adı taşıyan babası Behzat Uygur gibi oyunculuğu değil, müzisyenliği tercih etti. 'Dolunay' isimli single çıkaran Uygur ilk klibini de kendisi çekti. Genç müzisyen, hakkında merak edilenleri anlattı...
Televizyonculuk yaparken müziğe geçiş yaptınız. Bu süreç nasıl gelişti?
Televizyonculuğa, 10 yıl önce Ahmet Çelenk'le tanıştıktan sonra başladım. Televizyonun; olmam gereken, kendimi mutlu hissettiğim, yorulurken dinlendiğim yer olduğunu fark ettim. Küçük yaşta piyano eğitimi almıştım. Tuğçe Yücebilgiç ile stüdyoda montaj yaparken şarkı söylemeye başladık. Sesimi ilk olarak orada fark ettim.
Single çıkarmaya nasıl karar verdiniz?
Bir gün arkadaşım bir şarkı dinletti. Şarkının ismi 'Dolunay'dı. "Ben bu şarkıyı okumalıyım" dedim. Sözlerini kendim yazmışım gibi hissettim. Ardından şarkının sözü ve bestesi için Oytun Karanacak, düzenlemesi için Mert Ali İçelli ile anlaştık.

TİYATRODA YÖNETİCİLİK YAPIYORUM

Televizyonculuk geçmişiniz de var; neden baba mesleğini seçmediniz?
Tiyatroda da çok aktif çalıştım. Küçük yaşta bilet sattım, kuliste oyuncularımıza çay, kahve ikramı yaptım. Son iki yıldır da tiyatronun müdürlüğünü üstlendim. Ancak kendimi oyunculukta değil, müzikte daha başarılı görüyorum. Bizde üçüncü nesil oyunculuğu kardeşim Nejat Uygur devam ettiriyor. Babamlarla birlikte 'Hasta Etme Adamı' adlı oyunu sahneliyorlar. Ben ise tiyatronun yöneticilik, sanatın da müzik dalına adım attım.
Müzik ile ilgili planınız nedir?
Belli bir projeniz var mı, yoksa 'Hayat ne getirirse' diye mi düşünüyorsunuz? Ben planlamayı pek sevmem. Müzik çok duygusal bir iş. Bu nedenle aşk ile yapılması gerektiğine inanıyorum. Sanatın her dalı öyle bence; aşk yoksa yapamazsınız ya da yapsanız da başarılı olamazsınız. 'Dolunay'ı çok derinden hissettim ve yapılması gerektiğine inandım. Bir şarkıyı okuduğumda dinleyiciye geçirebileceğime ve hissettireceğime inandığım zaman ikincisi gelecektir. Single ya da albüm olabilir. Tarzı da pop, arabesk veya rock olabilir. Şu an hiçbir şey belli değil.
Bir kriteriniz yok yani?
Hayır, yok. Bana yakıştığına ve beni yansıttığına inanıyorsam, dinleyiciyle buluşturmaya hazırım demektir.
Kimleri dinlersiniz?
Tarkan. Tarkan'dan kim vazgeçebilir ki! Bir de Sezen Aksu var.
Size 'Junior' diyorlar, değil mi? Yıllardır bana 'Junior' diye hitap ederler. Ben ne isem o olmak istedim, farklı bir kimlik yaratmak istemedim. Kendim olduğum zaman daha çok ilgi göreceğime ve şarkımın benimseneceğine inandım. Şarkımla 7'den 70'e herkese hitap etmek istedim.
Destek için sevdiğiniz sanatçıların kapısını çaldınız mı?
'Dolunay'ın düzenlemeleri için Dokuz Sekiz Müzik'e gittim. Televizyonculuk hayatımda olduğu gibi, müzik hayatıma da Ahmet Çelenk ile başladım. Mert Ali İçelli, yıllardır birçok ünlü ismin şarkılarının düzenlemelerini yapan ve hayranı olduğum biriydi. Şarkının demolarını Samsun Demir, Polat Yağcı, Demet Akalın, Berkay ve Soner Sarıkabadayı'ya da dinletip fikirlerini aldım. Onların verdiği fikirler ile bana da uyuyorsa yoluma devam ettim.

KLİP ÇEKMEK İSTİYORUM

Şu anda televizyon ile ilgili neler yapıyorsunuz?
Şu anda televizyonla ilgili hiçbir şey yapmıyorum. Ancak kendi klibimi çektim. Bundan sonra da klip çekmek istiyorum. Bu aralar birkaç görüşmemiz var.
Şarkınıza tepkiler nasıl?
Mantıklı olduğu sürece eleştirilere de açığım. Şu ana kadar hiç kötü tepki almadık. Herkesin, her platformdan yazdığını okuyorum. Cevaplamaya, kendimi anlatmaya çalışıyorum. Bana mutlaka yazsınlar; hepsini cevaplayacağım. Şu an her şey beklediğimden çok daha güzel gidiyor. Umarım böyle devam eder.
Popüler olmak başınızı döndürebilir mi?
10 yaşımda babamın ve dedemin ünlü insanlar olduğunu anladım. Çünkü arkadaşımın annesi ve babası bankacıydı; sabah bankaya gidip akşam dönüyorlardı. Babamın ve dedemin olması gereken yer ise sahne ve televizyondu. Biz işimizle ön planda olan bir aileyiz. Hiçbir zaman iş dışında gündemde olmadık. Popülerlik tabii ki güzel bir şey. Benim popülerliğim işimle ilgili olacak. Ancak şöhret ve popülerliğin rüzgarına kapılıp, kaybolup gidecek isimlerden değiliz.

BABAM İNANMASA 'YAPMA' DERDİ

Babanız müzik konusunda sizi destekledi mi?
Bir şeyleri kendi başıma başarmayı çok seviyorum. Ama tıkandığım noktalarda ilk danıştığım kişi babam oluyor. Babam, sosyal medyadan destek veriyor. Eğer beğenmediği ve inanmadığı bir nokta olsaydı bana sebeplerini söyler ve "Yapma" derdi. Bu konuda bana inandı ve "Sonuna kadar arkandayım" dedi.
Soyadınız sizin için avantaj mı, dezavantaj mı?
Her şeyden önce Uygur soyadının verdiği bir ağırlık var. Soyadıma yakışır bir şekilde bu camiada olmalıyım. Ben de, kardeşim de bu şekilde yetiştik.

DUYGULARIM AĞIR BASIYOR

Kendinizi sahneye çıkıp şarkı söylemeye hazır hissediyor musunuz?
En çok istediğim şey, canlı performans yapmak ve konser vermek. Ben şuna inanıyorum; söylediğiniz şarkıyı karşınızdakine hissettirip dinlettirebiliyorsanız tamamdır. Bunun için mükemmel bir sesinizin olmasına gerek yok. Benim duygularım çok daha ağır basıyor. 'Duygularım ağır bastığı sürece sesim dinleyiciye mükemmel geliyordur' diye düşünüyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.