X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayata ve çocuklarıma olan aşkım bana enerji veriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayata ve çocuklarıma olan aşkım bana enerji veriyor

  • Giriş Tarihi: 3.10.2015
Hayata ve çocuklarıma olan aşkım bana enerji veriyor
Hayata ve çocuklarıma olan aşkım bana enerji veriyor

Çağla x Milla koleksiyonunu yaratan Çağla Şıkel: İşime, hayata, çocuklarıma aşkla bağlıyım. Bu bana inanılmaz bir enerji veriyor. Yeteneklerimi keşfettikçe de yeniden doğmuş gibi oluyorum. Her yaşımda üreten, çalışan, hayata aşkla bağlı bir kadın olarak kalmak istiyorum

Yıllardır podyumlardaki başarısını koruyan ve Türkiye'nin sayılı topmodellerinden Çağla Şıkel, modayla olan başarılı ilişkisini, sanat tutkusuyla bir araya getirerek Çağla x Milla koleksiyonunu yarattı. Yaptığı her işin altından başarıyla kalkan Şıkel, hayatı ve yeni projeleri üzerine Şamdan Plus'a samimi açıklamalar yaptı...
Çağla x Milla markasını yaratma fikri nereden doğdu?
'Bakın ben bunu yapabiliyorum, yeteneklerim bunlar' demekten hoşlanan biri değilim. Kendi yakın çevrem dışında birileriyle çok fazla paylaşmaktan hoşlanmam. Çizime ve resme olan ilgim çok eskilere dayanıyor; hatta evimdeki birkaç tablo da bana ait. Evime gelenler dışında kimseye de söylemedim, gerek duymadım. Danışmanım Esra Türker bu yeteneğimi görünce, Milla projesi kendiliğinden gelişti. Yeteneğim, içinde bulunmaktan mutlu olduğum bir alanın kapılarını açtı.

GÜZEL YORUMLAR ALIYORUZ

İlk koleksiyondan nasıl geri dönüşler aldınız?
Çok güzel yorumlar aldık. İnsanlar çok şaşırdılar çünkü benim bu yönümü bilmeyen çok fazla insan var. Açıkçası beklediğimizin de üstünde beğenildi. Devamı için de oldukça büyük talep aldık.

Modanın tasarım alanında yer almak planladığınız bir şey miydi?
Tasarım ve yaratım süreci beni yeniliyor, motive ediyor. Bu çalışmamızdan önce birçok insan benim çizim yaptığımı, resim yaptığımı bilmiyordu. Çok uzun yıllardır resim yapıyorum. Bu yönümü yaratıcılıkla buluşturmak aslında hep istediğim bir şeydi. Bu proje de bu anlamda çok içime sinen, hedeflediğim yolda atılmış en iyi adım diyebilirim. Bu konuda çalışmalar yapmaya devam edeceğim çünkü yaratmak, üretkenlik gerçekten de benzersiz bir tecrübe.

Koleksiyonları hazırlarken ilham kaynağınız neler oldu?
Koleksiyonumda kadın siluetleri öne çıkıyor. Her birinin içlerini, ince, zarif geometrik desenlerle süsledim. Koleksiyon fikri ortaya çıktığında, bu desen üzerinden gitmek istedik ve ortaya da gerçekten keyifli bir iş çıktı. Aldığımız yorumlar da bu anlamda bizi çok mutlu etti.

Dünyada birçok model kendi markasını yaratıyor...
Neden olmasın? Ancak elbette bunun çok içime sinmesi lazım. Aksi takdirde böyle bir şeyi kesinlikle düşünmem. Hayatımda her zaman, attığım adımları önceden iyi düşünerek hareket ettim. Hayatın sizi nasıl yönlendirdiği çok önemli elbette. Bu dengeyi doğru sağladığınızda ortaya çok güzel, başarılı işler çıkıyor. Yaptığınız iş hem sizin içinize siniyor, hem de insanlara bir şeyler katabiliyorsa, keyif veriyor.

ONLARLA HER ŞEY ÇOK GÜZEL

Televizyon, podyum, çekimler, çocuklarınız derken yoğun bir tempo içindesiniz. Nasıl yetişiyorsunuz her şeye?
İşime, hayata, çocuklarıma aşkla bağlıyım. Bu aşk da bana inanılmaz bir enerji veriyor. İnsan bir işi severek yaptığında yorgunluk hissetmiyor; büyük bir heves ve keyifle sarılıyor. Elbette tüm bunlarda düzenli spor yapıyor olmanın da etkisi var. Bu şekilde enerjimi kontrol edebiliyor, tempoya ayak uydurabiliyorum.

Hayata hep pozitif mi bakıyorsunuz?
Hayata ne kadar güzel ve pozitif bakarsanız o kadar güzel yaşarsınız; benim felsefem bu aslında. Pozitif düşünen, pozitif yaşayan bir insanım; bu da beni güçlü kılıyor. Gücümü hayatın kendisinden alıyorum. Elbette her insan ve kadın gibi benim de hassasiyetlerim var ama olumlu düşünerek bunları da dengeliyor, her şeyin üstesinden geliyorum.

Sürekli görüntülenmekten sıkıldığınız zamanlar olmuyor mu?
İnsanların sevdiği biri olmak açıkçası beni mutlu ediyor, çünkü onların gözlerindeki gülümsemeyi görmek benim için çok önemli. Elbette göz önünde bir iş yaptığım için hayatım merak ediliyor; bunu anlayışla karşılıyorum ancak sıkılmaktan ziyade olmayanı olmuş gibi gösterdikleri durumlarda ben ve sevdiklerim üzülüyoruz.

İki çocuk annesi olmak nasıl?
Anne olmak benzersiz bir duygu... Onlarla bambaşka yönlerimi keşfettim; beni hayata bağlıyorlar. Artık her şeyimi onlara göre yaşıyor ve organize ediyorum. Onlarla her şey çok güzel.

Yıllardır podyumların en başarılı isimlerinden birisiniz. Bu başarınızı neye bağlıyorsunuz?
İşime duyduğum aşka... İşimi hâlâ ilk yıllarımdaki heyecan ve keyifle yapıyorum. İnsanın sevdiği işi yapması ona başarı getirir. Çok şanslıyım ki ben de beni mutlu eden işi yapıyorum ve bu yönde hiç durmadan kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Sizin model olarak beğendiğiniz isimler var mı?
İçlerinden birini seçmem gerekirse eğer; duruşu, çalışma disiplini ile Özge Ulusoy'u söyleyebilirim.

Cengiz Abazoğlu, sizin için "Çağla Şıkel 60 yaşına da gelse yine defilelerimde olacak" dedi. Podyumları ne zaman bırakacaksınız? Bununla ilgili net bir düşüncem yok. İşimi iyi yaptığım ve sağlığım el verdiği sürece devam edeceğim.

Oyunculuğa geri dönmeyi düşünüyor musunuz?
Teklifler alıyorum; yeni projeler ve fikirler geliyor. Doğru zamanda, doğru projede olmaya önem veriyorum. Kim bilir belki de yakında beni oyunculuğun farklı bir platformunda görebilirsiniz.

Siz kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?
Her yaşta üreten, bugün hissettiğim aynı enerji ve aşkla hayata bağlı bir kadın olarak kalmak istiyorum; yani bugünkü Çağla'nın aynı kalmasını istiyorum. Yeteneklerimi keşfettikçe yeniden doğmuş gibi hissediyorum.

İŞİN SIRRI DOĞALLIK VE SAMİMİYET


Sosyal medyada çok sayıda takipçiniz var. Arada saygı boyutunu kaçıran yorumlar da yapılabiliyor...
Sosyal medya herkesin kendini özgür hissettiği, kimi zaman 'Karşımdaki ne düşünür, ne hisseder' diye düşünmeden o an aklına geleni yazdığı bir platform. Elbette bunlar hayatın gerçekleri. Bunu olgunlukla karşılıyorum çünkü yerinde eleştirilere her zaman açığım. Hatta bana bir katkısı olacaksa dikkate de alırım. Hayatımı paylaşmak konusuna gelecek olursak; diğer insanlardan bir farkım yok. Herkes nasıl paylaşıyorsa ben de samimiyetimle paylaşım yapıyorum. İşin özeti nedir biliyor musunuz; samimiyet. Samimi ve doğal olduğunuz sürece bu çevrenize de yansır, size güzellikleri getirir.

ABARTILI GİYİMDEN YANA DEĞİLİM

Stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Stil sizin için ne demek?
Ben sport casual olarak tanımlanan, spor şıklığı tercih edenlerdenim. Oldukça basic bir tişörtle kot pantolonu kombinleyip gündüz spor ayakkabıyla, akşamüstü ise stilettolarımla giyiyorum. Zımbalar, deriler de en beğendiğim stil objelerinden. Çok abartılı giyimden yana değilim. Giydiğinizin öncelikle size uygun olması önemli. Aslında şık olmak, güzel görünmek insanın kendini tanımasıyla ilgili. Vücudunuzu iyi tanımalısınız. Güzel yönlerinizi öne çıkarmalı, kusurlarınızı da kamufle edecek seçimler yapmalısınız. Sırf moda diye ya da başkasına yakıştı diye size yakışmayan parçalar, renkler ne yazık ki hem şık durmayacak, hem de gerçek güzelliğinizi gölgeleyecektir.

Alışveriş yaparken nelere dikkat edersiniz?
Bedenime uygun mu, stilimi ve beni yansıtıyor mu, şık veya güzel olduğu kadar konforlu mu; tüm bunlar alışverişe çıktığımda dikkat ettiğim temel noktalar. İspanyol paça pantolonları çok seviyorum; özellikle de desenli ve renkli olanları. Kesinlikle her kadının dolabında bir jean pantolon ve sade tişört olmalı. Konfor ve rahatlık benim için çok önemli; o yüzden dolabımda jeanler ve sade tişörtler olmazsa olmazlarım. Elbise giymeyi de çok seviyorum; özellikle de uzun elbiseler. Kışın en çok deri ceket ve çizme alıyorum; yazın da tiril tiril tişörtler, bluzlar, elbiseler, pantolonlar... Ayakkabı ya da çanta ağırlıklı bir takıntım yok.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.