X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aynı sette ilişki yaşamak sorun yaratmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aynı sette ilişki yaşamak sorun yaratmaz

  • Giriş Tarihi: 11.10.2015
Aynı sette ilişki yaşamak sorun yaratmaz
Aynı sette ilişki yaşamak sorun yaratmaz

atv'deki 'Kırgın Çiçekler' adlı diziye 'Gökhan' karakteriyle katılan Furkan Andıç, set aşklarını değerlendirdi: Aslında bana göre gayet normal bir durum. İki taraf da profesyonel şekilde işini yaptıktan sonra, sorun yaratıcı bir unsur değil

atv'de yayınlanan 'Kırgın Çiçekler' dizisine genç oyuncu Furkan Andıç da dahil oldu. Diziye zorlu bir çocukluk dönemi geçirmiş olan 'Gökhan' karakteriyle giren Andıç'la diziyi, rolünü ve ilişkilere bakış açısını konuştuk...

Liseden sonra Kiev'de ekonomi okumuşsunuz. Ardından İstanbul'a gelip Bilgi Üniversitesi'nde Radyo-TV eğitimi almışsınız. Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı?
Oyunculuk serüvenim Ukrayna'dan döndükten sonra başladı. Bilgi Üniversitesi'nde okurken 'Kolej Günlüğü' isimli projeyle dizi hayatıma başladım. Başta tiyatro yapmak istedim, hatta konservatuvara hazırlanmak niyetindeydim ama o zamanlar birlikte çalıştığım oyuncu koçum bana "Tiyatro için güzel şeyler yapmak istersen, tanınmak işlerini daha da kolaylaştırır" dedi. Önüme gelen projeleri iyi değerlendirdim. Şu an olduğum yerden mutluyum ama her zaman daha iyisi vardır.

EKİP BENİ ÇABUK KABUL ETTİ

Ekonomi üzerinde çalışmayı düşünmediniz mi hiç?
Üzerine çalışmayı düşündürecek kadar uzun okuyamadım maalesef bu bölümü. İki yıl kaldım Ukrayna'da. İlk yıl Rusça hazırlık okudum, ikinci sene de bölüm hakkında çok fikir edinemeden okulu bıraktım. Şu anda da Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim ve Tasarım bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim. Öğrencilik güzel meslek diyebilirim.

Ukrayna'dan İstanbul'a dönmek ve farklı bir alanda eğitim alma fikri nasıl gelişti?
Aslında biraz mecburiyetten, biraz da ekonomiyi istemediğimi fark ettim. Daha renkli, öğrenirken eğlenebileceğim bir bölüm okumak istedim.

'Kırgın Çiçekler' ekibine sonradan dahil oldunuz. Diziyi takip ediyor muydunuz?
Diziyi takip etmiyordum ama hikayesine hakimdim. Sadece ekibe dahil olmadan birkaç bölüm seyrettim. Daha önce senaryosunu okuma fırsatım olmuştu. Güçlü bir proje olduğunu okuduğum zaman da söylediğimi hatırlıyorum. Oyuncu arkadaşlarım da gayet güzel iş çıkarmışlar.

Ekibe sonradan girmenin avantajı ya da dezavantajı oldu mu?
Avantajı da, dezavantajı da var. Avantajı; uzun saatler çalışıyoruz ve bu süre dizilerin ilk bölümlerinde daha uzun ve zorlu oluyor. Yani gerek oyuncular, gerek set ekibi bir alışma sürecinden geçer bu dönemde. Ben bu kısmını atlattım. Başka avantajı da şu; benim can vereceğim karakter hakkında yönetmenimizden biraz daha fikir alma fırsatım oldu. Dezavantajına gelecek olursak... Her zaman bir ekibe sonradan katılan insanların içinde ufak da olsa bir huzursuzluk olur. Bu bende de oldu ama arkadaşlarım beni çok çabuk kabul etti.

KENDİMİ BEĞENİYORUM

Kendinizi ekranda izlediğinizde beğeniyor musunuz?
İzlemek gibi bir fırsatım çok olmuyor. İzlediğim zamanlarda da kendi gelişimim için sadece eksiklerime odaklanıyorum. Ama genel olarak kendimi beğeniyorum.

Tanınmaya başladıktan sonra hayatınızda neler değişti?
Aslında çok bir şey değişmedi; sadece sokakta beni seven insanlarla karşılaştığımda, onlarla fotoğraf çektiriyorum. Hâlâ ilkokul ve lisedeki arkadaşlarımla vakit geçiririm. Benim için çok özeller, ikinci bir aile gibiler. Ben kariyer anlamında nerede olursam olayım, onlar için bu hiçbir şey ifade etmiyor. Çok çalışıyorum diye söylenen bile var. Kısacası ben hâlâ onlar için sadece Furkan'ım.

Bazı setlerde başlayan arkadaşlıklar aşka dönüşüyor. Sizce aynı sette sevgili olmak sorun yaratıcı bir unsur mu?
Gayet normal bir durum aslında. Sadece çok büyük haber değeri taşıyor ülkemizde. İki taraf da profesyonel bir şekilde işini yaptıktan sonra bence sorun yaratıcı bir unsur değil.

Özel hayatınızın göz önünde olması sizi rahatsız ediyor mu?
Evet, benim için rahatsız edici bir durum; yaptığım iş ile ilgilenilmesi beni daha çok mutlu eder. Zaten zamanımın çoğunu çalışarak geçiriyorum, geri kalanını da sadece görüntü üzerine yapılan tahmini yorumlarla dolu gazete başlıklarından okumak istemem.

ÇİFTLERİN BİRBİRLERİNE DENK OLMASI GEREKMEZ

Dizide 'Gökhan'ın yaşadıkları size ne hissettiriyor?
Çok zor bir hayatı var; babasıyla ilgili yaşadığı şeyler, gördüğü şiddet onda çok derin izler bırakmış. Aynı zamanda maddi sıkıntıları ve sevdiği kızla arasındaki statü farkı da onu hırçın ve öfke kontrolünü sağlayamayan biri yapmış. Çok zor biri aslında ancak yaşadıklarını düşündükten sonra gerçekten insan üzülüyor ona. Ben onun hayata karşı duruşuna çok saygı duyuyorum, çok güçlü bir karakter. Bu konuda beni etkiledi diyebilirim.

KOLAY BİR DURUM DEĞİL

'Gökhan', çocukluk aşkına sosyal statüsünden dolayı aşkını açıklayamamış. İlişkilerde çiftler birbirlerine denk olmalı mı?
Böyle bir denklik durumunun gerekli olduğuna inanmıyorum ama kolay olduğunu da söyleyemem. Çünkü bir beraberlik yaşamak; çok hassas bir denge kurup onu korumak gibidir bence. Bu yüzden ya ilişkideki bireylerin bazı şeyleri çoktan aşmış ve bu dengeyi kolaylıkla sağlıyor olması gerekir. Yoksa statü farkı ilişkideki tarafları gerçekten çok zorlayacak bir unsurdur.

ACIKLI KARAKTERLERİ OYNAMAK ZOR

Canlandırdığınız 'Gökhan' çocukken babasının zulmüne maruz kalmış. Acıklı hikayeleri olan karakterlere hayat vermek nasıl bir deneyim oluyor?
Tabii ki çok zor. Çünkü öncelikle karaktere can vermek için onun yaşadıklarını gerçekten anlamak gerekiyor. Bunu yapmaya başladığınızda da bir oyuncu olarak gerçekten zorlanıyorsunuz. Her şeye rağmen ortaya çıkardığınız şey ya da hissettiğiniz duygu, bir oyuncu için çok değerlidir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.