Doğan yazarları yanıldı ve yanılttı

Giriş Tarihi: 9.11.2015
Doğan yazarları yanıldı ve yanılttı

Tuğçe Kazaz, AK Parti'ye olan sempatisi nedeniyle kendisini eleştiren Doğan medyası ve patronu hakkındaki görüşlerini dile getirip tavsiyelerde bulundu. 7 Haziran'da başlayıp 1 Kasım'a kadar süren sancılı dönem hakkında konuştu

TUĞÇE KAZAZ 7 HAZİRAN-1 KASIM ARASINDAKİ SÜRECİ DEĞERLENDİRDİ

Seçim öncesi yaptığı "Yüzde 48 ile AK Parti tek başına iktidar olacak" tahminiyle dikkat çeken, bu sözleri nedeniyle Hürriyet yazarları tarafından eleştirilen Tuğçe Kazaz ile 1 Kasım seçimleri sonrası Point Hotel'de buluştuk. Kazaz, AK Parti'nin tek başına iktidar olmasından Doğan medyasının tavrına kadar pek çok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
7 Haziran-1 Kasım arasında yaşanan seçim sürecinde Doğan medyasını ve size yönelik eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dünyada bir süre önce para ve güce dayalı sistemler kuruldu. Maalesef bu kurulmuş olan sistemlerin bazıları da hastalıklı olan eski Türkiye'ye çöreklendiler. Amaç, bu sistemler ile insanımızın duygularından tutun da damarlarındaki kanına kadar sömürmekti. Nitekim bu kan emicilerin para akışına ve amaçlarına hizmet eden eski Türkiye vardı. Bu tarz insanlar kimliksizdir, çünkü vatansızdırlar. İnandıkları tek şey para ve paranın gücüdür, bu güce ulaşmak için harcamayacakları hiçbir şey yoktur. Gerekirse entrika ve algı operasyonları ile, kazanç elde ettikleri ülkelerine zarar verecek kadar ileri giderler. Hedef, kasalarını doldurmaktır ve bu uğurda her türlü masumiyeti yok edebilirler. Dilerim ki Aydın Doğan bu hastalığın pençesinde değildir. Şayet bu hastalığa yakalanmışsa, Allah bunların karşısında dimdik duran AK Parti'yi hiç eksik etmesin. Yoksa bu milletin hali nice olur.

İNANCA SAYGISI YOK

Bu vesileyle buradan Aydın Doğan'a sesleniyorum! 1 Kasım seçimlerinden sonra AK Parti'ye karşı takındığı sevecen ve sempatik tavrında samimiyse bir teste girmeli. Benim ona bir tavsiyem olacak. Doğan, tetikçilerini susturmalı ve yazdıkları yazılarla insanların itibarsızlaştırılmalarına izin vermemeli. Çünkü yazarları, yaşanan süreç boyunca olayları doğru okuyamadılar, yanıldılar, yanılttılar. Bundan sonra siyasetçisi, medyası, sanatçısı, sağcısı, solcusu birbirimize saldırarak kendimizi ifade etmek yerine, sanırım karşılıklı diyalog ile birbirimizi dinleyebilmeli, anlayabilmeli ve uzlaşabilmeliyiz.

İNSAN OMURGALI OLMALI

1 Kasım seçimleri öncesinde AK Parti'nin yüzde 48 oy alacağını söylemiştiniz. Hatta oy kullanma işlemi devam ederken, attığınız tweet'le AK Parti'nin iktidarını kutlamıştınız... Seçim sonrasında ise Doğan grubuna ait kanallardan birinden size "Doğru tahmin yaptınız, gelin bu konuyu konuşalım" teklifi geldi mi?
Evet geldi ama gitmedim. O programın ismini şimdi söylemem etik olmaz. Yıllar sonra öğrendiğim bir gerçek varsa, o da insanın omurgalı bir duruşu olmalı. Çok şükür ki; insanlar, beni her ne kadar küçük düşürmeye çalışırsa çalışsın, ben haklı çıktım ve yolumda sağlam bir şekilde yürüdüğüme inanıyorum Allah'ın izni ile...

O YAZARLARI UNUTMAYALIM

Bence toplum olarak bu süreç içerisinde bu sisteme hizmet etmiş olan yazarları unutmamamız gerekir. Her zaman onlardan aynı tehlikenin geleceğini beklememiz gerekir. Bu süreç bizlere gösterdi ki; o yazarlar ülkeyi kendi at gözlüklerinin ötesinde okutmadılar. İnsanları yanlış bir inanç etrafında döndürdüler. En kötüsü de bir insanın en mahremi olan inanç dünyasını anlamadan ve bilmeden yargıladılar ya da dalga geçtiler. Kaldı ki inanca saygısı olmayan insanların, aydın adı altında ülkeyi ve insanları aydınlatması mümkün değildir. Bugüne kadar bütün basın yayın organlarına eşit mesafede yaklaştım. Çünkü derdim her zaman bildiklerimi insanlara doğru aktarmak oldu. Zaten kendileri hakkındaki düşüncelerimi bana yaptıkları saldırılardan hemen sonra Twitter hesabımdan yazmıştım. Ama onların da bu toprakların insanı olduğunu ve verilen ömür içerisinde hatalarını fark edip dönme şansları olduğunu unutmamak gerekir. Tıpkı benim gibi...

BİRLİK OLMA VAKTİ GELDİ

Peki Doğan medyasında bir değişim görüyor musunuz?
Seçim öncesi kırılan camları için mağduru oynayan, AK Parti karşıtı, PKK'ya tavır koyamamış olan HDP'yi destekleyen bir Doğan medyası varken, şimdilerde ise artık devletin gücünü kabul etmiş bir Doğan medyası görüyorum. Seçim sonuçları benim için sürpriz olmadı ama onlar kazanmak yerine saldırmayı seçtikleri için maalesef bu süreci okuyamadılar. 1 Kasım'a kadar olan süreçte ülkenin etrafına, düşmanın artık nüfuz etmeyeceği bir biçimde ağ örüldü. Hz. Muhammed, düşmandan kaçarken Sevr mağarasına saklandığında, nasıl ki örümcekler onu korumak için ağını ördüyse; ağzı dualı annelerimizin, babalarımızın ve inananların dualı ağızları sayesinde, ülkemizin üzerini korumak için tıpkı o Sevr mağarasındaki gibi bir ağ örüldü. Çok şükür ki; bu ağ sayesinde 1 Kasım seçimlerini ülkemiz kazandı.

Bundan sonraki süreç için neler düşünüyorsunuz?
Şimdi yükselişe geçmek için bu ağı yırtma zamanıdır. Düşmanın tehditi geçmiş durumda... Artık bir ve birlik olma vaktidir. Şimdi bir inşa sürecine girdik; yükselişe geçme, kendi içerisinde, dışarıya bağımlı olmadan kendi kendini yöneten ve Ortadoğu'da ve Balkanlar'da, İslam coğrafyasının kaynaklarına ve insanlarına sahip çıkan bir süreç başlıyor. Artık kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen sistemlerin ülkeyi iç çatışmalara sürükleyemeyeceği bir süreç olacaktır. Umarım ki kendi öz değerlerine sahip çıkan, insanların huzur ve refah içerisinde yaşayacağı bir Türkiye olacaktır. Ama burada sorumluluk hepimizindir. Gerçek benliğimizi hatırlamamız ve güçlü bir devlet olduğumuzu idrak etme ve buna yakışır davranma zamanıdır. Artık birbirimizi yermek, negatiften beslenerek birbirimize saldırmak, birbirlerimizi fikirlerimiz ya da ideolojilerimiz uğruna ötekileştirmektense, birbirimizi anlama ve sevme zamanıdır. Ayrıca bu dört yıllık süreçte bugünkü mevcut bir sürü siyasi aktörlerin yüzde 70'inin değişeceği ve yerlerine yenilerinin geleceği kanaatindeyim.

ARKADAŞINA GÖNDER
Doğan yazarları yanıldı ve yanılttı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz