Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Komik anneanneyi değil, hâlâ komik anneyi oynayabilirim

Giriş Tarihi: 15.11.2015
Komik anneanneyi değil, hâlâ komik anneyi oynayabilirim

Usta oyuncu Perran Kutman, geçirdiği estetik operasyonun oyunculuğunu etkilediği iddiasına yanıt verdi: Estetik yaptırmadım, sadece minik noktalara yaptırdığım botoks var. Komedi oyuncusu sadece yüzüyle oynamaz; durum ve söz komedisi de var. İhtiyacı olan oyuncular yaptırsın, önlerindeki seneleri kazansınlar. Niye komik anneanneyi oynayayım ki, hâlâ daha komik anneyi oynayabilirim

Çocukluk kahramanlarımla buluşmanın yaşattığı duyguyu tarif edemem. Onları izleyerek büyüdüm, gün geldi onlara sorular soran gazeteci oldum... Perran Kutman da ara ara telefonlaştığım isimlerden biri ama her aradığımda başka bir ülkedeydi; önce Amerika, sonra Yunanistan, en sonunda da İsveç'te yakaladım. Bu röportaj çıktığında da Sicilya seyahatinde olacak. Bu arada İsveç'e, İsveç Uluslararası Komedi Film Festivali'ne Türkiye'yi temsilen onur konuğu olarak gitmiş. 1981 yapımı 'Gırgıriye' filmi; festival kapsamında, özel bir gösterimle İsveçli izleyicilerle buluşmuş. Kutman'la, başta bu konu olmak üzere pek çok şeyi konuşmak için Beykoz Konakları'ndaki evinde bir araya geldik...
İsveçli tiyatro sanatçıları yıllar önce oynadığınız 'Perihan Abla' dizisinin şarkısını seslendirerek size sürpriz yapmış. Ne hissettiniz?
Açılış töreninde Gül Sunal ile birlikteydik. İsveçli tiyatro sanatçıları sahnede kendi dillerinde komedi yaptıkları için, ne dediklerini anlamıyorduk ama güzel geçiyordu. Sonra birden sahnedeki sanatçılar bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bir baktım ki 'Perihan Abla' şarkısını söylüyorlar. Onlar; İsveçli iki aktör ve Londra'da tiyatro yapıyorlar. Bu şarkıyı söyleyebilmek için 15 gün gece gündüz çalışmışlar; gözyaşlarımı tutamadım.

PARA KONUŞAMAM, UTANIRIM


Sever miydiniz sahiden o şarkıyı?
Nasıl sevmem! Özkan Turgay ile eşim Koral Sarıtaş birlikte bestelemişlerdi. Rahmetli Alpay İzer, Bursalı'dır ve bir seferinde Bursa'dan geldiğinde "Perran, Bursa Şehir Bandosu sizin 'Perihan Abla' dizisinin müziğini çalıyordu. Kulaklarıma inanamadım" dedi. Stadyumda da söylüyorlarmış. Yıllar sonra İsveç'te de benzer şeyle karşılaşınca çok mutlu oldum.
Eski projelerinizle anılmak ne hissettiriyor size? Niye yeni projeler yok?
Yeni proje bulamıyoruz galiba ya da bizim hitap ettiğimiz kişiler değişti.
Kendi jenerasyonumla konuştuğumda da herkes sizi tekrar ekranda görmek istiyor...
Sevgili yavrum, ben de sizlerle buluşmak istiyorum. Neyi, nerede yanlış yapıyoruz bilemiyorum. Kanallar mı yanlış yapıyor, projeler mi doğru değil... Mesela son zamanlarda herkesin 'Televizyonda seyredecek bir şey bulamıyorum' dediğini duyuyorum. Ama o kadar çok dizi varken, seyredecek bir şeylerin olmaması acı bence.
Sizin izlediğiniz diziler var mı?
Hiç izlemiyorum. Takip edebileceğim nitelikte pek bir şey yok. O zaman niye vakit harcayayım! Ya sinemaya gidiyorum ya da kitabımı, dergilerimi okuyorum. Bunlarla mutlu oluyorum.
Projelerde sizi cezbeden ne olur?
Hikaye çok önemlidir ve kadro benim için büyük şanstır.
Sanatçıların pazarlama stratejileri ve onları temsil eden birtakım insanlar var. Siz, Türkiye dışındayken temsil edilmiyor olabilir misiniz?
Sanmam. Ben kendimi iyi anlatabilen biriyim ama bir tek para konusunu konuşamam, çok utanırım. Benim yerime bu işleri idare edebilecek kişiler mukavele yapıyor; menajerle de, diziyle de mukavelesiz çalışırım. Benim sözüm sözdür, ölmediğim sürece verdiğim sözü tutarım. Tabii ki şartlarım vardır, o şartları da söylerim.
'Şartlarım var' derken, rakamsal durumları mı kastediyorsunuz?
Yok canım; zaten kendimi çok iyi bildiğim için, rakamsal anlamda da talebimin ne olacağını çok iyi biliyorum. Onu da her zaman almışımdır. Asıl önemli olan, çekim şartları ve sürelerdir. Mesela pazar günleri asla çalışmam. Benim oynadığım diziler hep dört-beş sene sürdü ama son zamanlarda bu başarıyı yakalayamadık.
Sanki sektöre de biraz uzaksınız. Önce Amerika, sonra Yunanistan, en son da İsveç'teydiniz... Bu gezmeleri neye borçluyuz?
Geziyorum, eşim Koral Sarıtaş ile bu konuda iyi anlaşıyoruz. Hayat arkadaşlığımız ayrı, bir de seyahat arkadaşlığımız vardır, o da ayrı güzeldir. Gittiğimiz yerlerde de mutlu oluyoruz. Yaşlar ilerliyor; şimdi gidebiliyorken gitmek lazım.
Sizi kızdırır mıyım bilmiyorum ama sormadan geçemeyeceğim... Estetik yaptırdıktan sonra, bu durumun oyunculuk performansınızı etkilediği konuşuldu...
Ben estetik yaptırmadım, cerrahi müdahale de yok; sadece botoks var. Düşün, 50 yıllık bir kariyer ve onun öncesinde çocukluk dönemim var. Bunu düşündüğünde yaşım ortaya çıkıyor ve bu yaşı biraz geri almak istiyorum ki, daha oynayabileceğim güzel roller olsun. Tabii ki botoks yaptırıyorum ama kendimi kaybedecek kadar değil, minik noktalara yapılan uygulamalarla daha taze bir görünüm sağlamaya çalışıyorum. Ben hiçbir zaman, hiçbir şeyin aşırısına kaçmam.
Sizce komedi oyuncularının botoks yaptırması doğru bir hareket mi?
Doğru çünkü komedi oyuncusu; sadece yüzüyle, mimikleriyle oynayan değildir ki... Sadece yüz müdür? Durum komedisi var, söz komedisi var... Oyunculuğun sadece yüzden ibaret olduğunu unutsun herkes. Ayrıca mutlaka yaptırması lazım ki, daha önündeki seneleri kazanabilsin. Niye ben komik anneanne oynayayım, hâlâ daha komik anne oynayabilirim.

ARKADAŞINA GÖNDER
Komik anneanneyi değil, hâlâ komik anneyi oynayabilirim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz