X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ünlüler ilişkilere 1-0 geride başlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ünlüler ilişkilere 1-0 geride başlıyor

  • Giriş Tarihi: 21.11.2015
Ünlüler ilişkilere 1-0 geride başlıyor
Ünlüler ilişkilere 1-0 geride başlıyor

'Evli ve Öfkeli'nin 'Tarık'ı Serkan Altunorak: İnsanların dış görünüşle değerlendirildiği dünya düzeni hoşuma gitmiyor. Ünlüler ilişkilere 1-0 geride başlıyor. Çünkü karşı tarafın sizin hakkınızda olumlu ya da olumsuz bir fikri oluyor

Serkan Altunorak; atv ekranlarında yayınlanan 'Evli ve Öfkeli' dizisinde yakışıklı, çapkın, ünlülerin spor eğitmeni 'Tarık' karakterini canlandırıyor. Komedi yapmak istediğini ve bu projeden teklif geldiğinde çok mutlu olduğunu söyleyen ünlü oyuncu, 'Tarık'ı oynarken çok keyif aldığını belirtti. Altunorak, eşleri tarafından aldatılan dört kadının hikayesini anlatan diziden yola çıkarak ilişkilere bakış açısını anlattı...


Dizi ilk bölümden itibaren çok dikkat çekti. Siz böyle bir ilgi bekliyor muydunuz? Hep komedi yapmak istiyordum. Senaryoyu okuduğumda, kadın-erkek ilişiklerinin çok güzel ortaya çıkarıldığını gördüm. Farklı olsun diye ortaya çıkılan bir iş gibi gelmedi bana. Senaryo ekibi çok kuvvetli. Biz de keyifle çalışıyoruz.

Son dönemde romantik komedilere ilgi arttı mı?
Galiba insanlar biraz gülmek, eğlenmek ve farklı şeyler görmek istiyor. Şartlar yeterince zor. Bu süre içinde TV başına oturduklarında biraz daha kendilerini eğlendirecek işler olmasını tercih ediyorlar diye düşünüyorum. Bizim hikayemizde dram da var. Zaten bütün çatışmalar dramdan çıkar. Herhalde işin büyüsü burada saklı.

KARAK TERE BAKARIM

Senaryoyu gördüğünüzde oyuncu olarak işin tutup tutmayacağına dair bir öngörünüz oluyor mu?
Hiçbir zaman 'Bu iş tutar' ya da 'Tutmaz' diye düşünmedim. Ben oyuncuyum, önce oynayacağım karaktere bakarım. 'Sınıf' ve 'Şüphe' gibi riskli işler de yaptım. Tabii ki önce yapım şirketine, diğer oyunculara, en önemlisi yönetmene bakarım.

'Evli ve Öfkeli'de sizin ve izleyicinin dikkatini çeken ne oldu?
Karakterlerdeki samimiyet ve gerçeklik... Herkesin o insanlarla kurduğu ilişki başka oldu diye düşünüyorum. Benim için öncelik komedi yapmaktı. Karakteri çok sevdim. Güzel kız-yakışıklı oğlan ilişkisi değildi. Başka bir çatışma var. Vicdan azabından doğan bir ilişki biçimi var.

Bir yanda yakışıklı, çapkın bir spor eğitmeni, diğer yanda eşi tarafından terk edilmiş, çocuklu ve kilolu bir ev hanımı... Bu ilişki biçimi gerçekçi mi?
Ben bu düşünceye şaşırıyorum. İnsanların bu kadar dış görünüşle, maddiyatla değerlendirildiği dünya düzeni hoşuma gitmiyor. 'Merhaba' dediğimizde karşımızdakine bakarız ama ilişki durumu olduğunda başka değerlere bakarız. Bunu Serkan olarak da savunuyorum. Bence günümüzdeki ilişkilerin sorunlu olmasının en büyük sebebi bu. Dizide 'Tarık'ı da o yüzeysellik içinde görüyoruz. Ama 'Dilek'le kurdukları ilişki biçimi başta tamamen arkadaşça. İlerleyen zamanlarda gelişen olaylar neticesinde ikilinin arasındaki ilişki biçiminin nasıl değiştiğine hep beraber tanık olacağız

Bu ilişkide üzülme ve vicdan azabı çekme durumu var...
'Tarık'ın 'Dilek'le kurduğu arkadaşlık ilişkisi ve vicdanlı olması çok hoşuma gitti. 'Tarık', 'Dilek'in içinde bulunduğu psikolojiden kendisini sorumlu tutuyor. Bazen çocuklukta yaptığımız o acımasızlık bazı insanlar için geri dönülemez yaralara yol açabiliyor.

Dört kadının yaşadıklarını nasıl değerlendirirsiniz?
Bu bir dizi ve doğal olarak kurgusu olması lazım. Gerçek hayatta böyle bir durum olsaydı aynen bu şekilde yürüyebilirdi.

Günümüzde ilişkiler bu noktaya mı geldi?
Etrafımda çok mutlu evlilikler de var. Hayat çok ağır. Psikolojiler çok farklı. İnsanların yaptığı seçimler o kadar zor ki, bunlar ilişkileri de etkiliyor. Sadece yüzeysel yaklaşıp bir ilişkiye başlamak güç. Gerçekten seni ateşleyen şeyi yakalamadıysan, ileride sorunlar çıkabiliyor.

KENDİMİ KI SITLAMAM

Ünlü biri olarak ilişki yaşamak zor mu?
Ünlüler ilişkiye 1-0 geride başlıyor. Çünkü karşı tarafın sizin hakkınızda olumlu ya da olumsuz bir fikri oluyor. İlişkiye başlarken kendinizi anlatacak çok şey bulamıyorsunuz. Ama benim ilişki kurma biçimim bu şekilde değil. Arkadaş grubum çocukluğumdan geliyor. İş çevrem doğal olarak oyuncu ve sektörden insanlar. İkisini bir arada dengede tutmaya gayret gösteriyorum.

Görüntülenmemek için kendinizi kısıtladığınız oluyor mu?
Kendimi hiç kısıtlamıyorum. İşimin sorumlulukları gereğince davranıyorum. Gittiğim yerlerde beni çekebilirler. Ekstra bir çabam yok, olmadı da bunun için. İlişkim olduğunda da saklayan biri değilim.

Üniversite yıllarında Amerika'da da eğitim almışsınız. 'Orada oyunculuk yapsaydım' gibi bir pişmanlığınız oldu mu?
Oyunculuğumu kuvvetlendirmek için Amerika'ya gitmiştim. Bu, kendimle ilgili bir yarıştı. 20'li yaşların verdiği bir heyecandı. Orada devam etmeyi çok istiyordum. Ancak hayatın birtakım şartları buraya dönmeme sebep oldu.

MÜZİK GRUBUMLA ARKADAŞLARIMA ÇALIYORUM

'Tarık' spor eğitmeni; siz de spor yapıyor musunuz?
Uzun yıllardır düzenli olarak spor yapıyorum. Ağırlık çalışıyorum. Altı-yedi aydır da yoga yapıyorum. Haftada altı gün spor yapmaya özen gösteriyorum. 'Tarık'ın o yönü de çok hoşuma gidiyor.

Müzikle de ilgileniyormuşsunuz...
Müziksiz geçen çok az zamanım var. Ama albüm yapmak gibi bir niyetim yok. Dört arkadaşımla kurduğumuz bir grubumuz var. Haftada bir stüdyoya girip müzik yapıyoruz. Şu an hobi halinde. Çok keyifli. Bir yıldır şan dersi alıyorum.

Sahneye çıkmayı düşünüyor musunuz?
Arkadaşlarımız için sahneye çıkıp çalıyoruz. Şimdilik çok kapalı ilerliyoruz.

Ankara'da doğup büyümüş olmanın sizin üzerinizde nasıl etkileri var?
Benim zamanımdaki Ankara çok farklıydı. Bunu her gittiğimde daha çok hissediyorum. Hayatımın iyi ve kötü bütün ilklerini yaşadığım şehir, benim için çok özel. O günleri tabii ki çok özlüyorum ama en son gittiğimde hissettiğim şey sanki o zamanlar başka bir hayatmış gibi geliyor. 1999'da ayrıldım oradan ve o günden bugüne hayatımda çok şey değişti. Ancak beni ben yapan ne varsa, hepsinin sebebi Ankara'dır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.