X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yıldızların gözdesi ne kebap ne lokum şalgam, pide ve kaftan
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yıldızların gözdesi ne kebap ne lokum şalgam, pide ve kaftan

  • Giriş Tarihi: 3.12.2015
Yıldızların gözdesi ne kebap ne lokum şalgam, pide ve kaftan
Yıldızların gözdesi ne kebap ne lokum şalgam, pide ve kaftan

Ulusalararası Antalya Film Festivali'nin dünyaca ünlü yıldızları Türk kültürüyle de tanıştı. Şalgamı deneyen Jeremy Irons "Harika" dedi, Mena Suvari pide ve Çerkez tavuğunun tadına baktı. Catherine Deneuve ise antikacılar çarşısından kaftan aldı

Antalya Film Festivali ile özdeşleşen kortej zaman zaman tartışma konusu olsa da yıllar önce yönetmen John Irvin'in, korteje katıldıktan sonra "Bu çok harika bir şey. Ben böylesi bir festival ritüeline hiç rastlamamıştım" demesiyle yabancı sinemacılar için kortejin ne kadar unutulmaz olacağına aymıştım. Bu yıl Jeremy Irons, Mena Suvari, Kathleen Turner vardı açılış kortejinde; fotoğraflarını görmüşsünüzdür. Onlar da tıpkı Irvin gibi düşünüyorlar. Ama merak etmedim değil, festivalde olmasına rağmen Catherine Deneuve neden korteje katılmamıştı?

FESTİVALDEN EN ÖZEL KARELER!

'KORTEJDE OLSAYDIM...'

Festival ekibi elbet Deneuve'ün de korteje katılmasını istemiş. Fakat Deneuve'ün ekibi acaba teklif etsek mi, etmesek mi diye tereddüt edince ünlü oyuncu korteje katılamamış. Lakin festival sırasında Deneuve kortejle ilgili Irons, Turner ve Suvari'den çok güzel sözler duyunca festival ekibine "Keşke ben de korteje katılsaydım" diye sitemde bulunmuş. Deneuve'e hak vermemek elde değil. Festivallerin odak noktası sinemadır, filmlerdir ama sinemacılar için böylesi ritüeller de önemlidir. Ne de olsa kortej, sinemacılarla seyircilerin dolaysız olarak sevgi üzerinden iletişime geçtikleri bir gelenek. Festivallere sinemacılar gözünden bakınca aslında durum biraz farklı olabiliyor. Onlar gittikleri bir festival sayesinde o ülkeyi, ülkenin kültürünü ve mutfağını tanıma fırsatı bulabiliyorlar. Peki, festival için Antalya'ya gelen yıldızların bize dair unutamadıkları, hafızalarında güzel iz bırakan anıları ne olmuş olabilir?

'DOSTUM ŞALGAM HARİKA'
Festivalden geçtiğimiz gün ayrılan Jeremy Irons'tan başlayalım... İstanbul'a sıklıkla geldiğini, rakıyı sevdiğini biliyoruz. Fakat şalgam ile tanışması Antalya'ya kısmetmiş. Şalgamı tavsiye edince tereddüt etmeden deneyen Irons, ilk yudumda notunu vermiş: "Harika!" Türk mutfağının lezzetiyle de yine festival sayesinde tanışan Irons'ın hayran kaldığı yer ise Antalya Arkeoloji Müzesi. Özelde Antalya'nın ama genelde Türkiye'nin nasıl bir medeniyetler üzerinde yükseldiğinin göstergesi olan müzenin Irons için unutulmaz olduğunu söyleyelim. Festival, müze, şalgam, Türk mutfağı... Irons'ı gelecek yıllarda bir kez daha Antalya'da görürsek sebebi bunlar olacak. Çünkü ünlü oyuncu, festival ekibine Antalya'ya bir kez daha gelmek istediğini söylemiş.

ARKEOLOJİ ELÇİSİ SUVARI
Irons gibi Arkeoloji Müzesi'ni gezip hayran kalan bir diğer yıldız ise Mena Suvari. Müzeyi gördükten sonra kentin arkeolojik geçmişinden etkilenen Suvari, sonrasında Aspendos'u gezdi. Tarihi tiyatronun görkeminden etkilendi. Bu kadar arkeolojiye meraklı birisine Perge'yi gezmesi tavsiye edilmezse olmaz. Edilmiş de ve Suvari de "Hay hay" deyip bu tarihi kenti gezmiş. Düden Şelalesi ise onun tercihi. Ama zaten Antalya'nın tarihi ve kültürel güzelliklerini keşfetmeyi, oyuncunun festivale gelirken kafasına koyduğunu söyleyelim. Suvari'nin Türk kahvaltısının zenginliğini görünce önce şaşırdığına, sonra çok sevdiğine önceki günkü buluşmamızda tanık olmuştuk. Fakat mutfağımızla ilgili merak ettiği lezzetlerden biri de pide oldu. Pide yemek istediğini söyleyince festival ekibinin Suvari'ye sarılası geldiğini düşünmek hiç de zor değil. Pide ile sınırlı değil Suvari'nin damağına mühürlediği lezzet; bir de Çerkez tavuğu var.

'KAFTANIMI GETİRİN'

Festivalden ayrılırken Irons gibi yine Antalya'ya geleceğini söyleyen Catherine Deneuve'ün antikaya meraklı olduğunu bilenler bilir. Bunun için gelmişken antikacılar çarşısında gezmek istemesi normal. Ama ne aldı dersiniz buradan; açıklayalım: Kaftan. Eğer bir gün bir davette Deneuve'ü kaftan içinde görürsek artık o kaftanı Antalya'dan aldığını biliyoruz! Kathleen Turner festivalin ilk günlerinde yoğundu. Kortej, söyleşiler, ustalık sınıfı derken dolu dolu geçti. Bundan da memnun. Ama tabii kulağına Türk mutfağının ne kadar lezzetli olduğuyla ilgili duyumlar gelmiş. Kim söyledi derseniz; Irons ve Suvari'den şüpheleniyoruz! Turner da Türk yemeklerinin tadına bakmak istiyor. Bakalım onun unutamayacağı lezzet hangisi olacak...

TÜRK KAHVESİNİ İÇEN UNUTMUYOR
Türk kahvesi bu; içen tadını bir daha unutmaz. Vakti zamanında Marlon Brando İstanbul'a geldiğinde o da içmiş, bize de kahvenin tadını aldıktan sonra harika gülümsemesiyle çektirdiği fotoğraf yadigar olarak kalmıştı. Catherine Deneuve'ün Türk kahvesine düşkün olduğunu SABAH'ın Ek Yayınlar Yönetmeni Şengül Balıksırtı'nın yazısından öğrendik. Şengül Hanım'ın, Deneuve'ün falına bakması galiba Mena Suvari'yi etkiledi. Suvari de Türk kahvesinin tadına doyamayanlardan; bol bol içiyor Antalya'da, fincanını da kapatıyor! Ama onun falına kim baktı, falda ne çıktı bilemiyoruz!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.