X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gece hayatıyla işim olmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gece hayatıyla işim olmaz

  • Giriş Tarihi: 6.12.2015
Gece hayatıyla işim olmaz
Gece hayatıyla işim olmaz

Türkan Şoray'ın yönettiği 'Uzaklarda Arama' isimli filmin 'Vedat'ı Serkan Şenalp: Gece hayatıyla aram pek yok, aslında hoşuma gittiğini de söyleyemem. Genellikle, arkadaşlarımla oturduğum semtte vakit geçiririm

Yeşilçam'ın 'Sultan'ı Türkan Şoray yıllar sonra sinemaya döndü ve üstelik bu sefer 'Uzaklarda Arama' filminin yönetmen koltuğuna oturarak sevenleriyle buluştu. İstanbul galasından sonra, Sabah Gazetesi'nin medya ana sponsoru olduğu 52. Uluslararası Film Festivali de açılışını Türkan Şoray'ın filmiyle yaptı. Biz de, Günaydın ailesi olarak kalabalık bir ekiple festivaldeydik. Filminin başrol oyuncularından Serkan Şenalp, ilk kez 2005 yılında atv'de yayınlanan 'İlk Göz Ağrısı' dizisiyle izleyiciyle buluşmuştu. Antalya'daki gösterim sonrası, kendisini ayaküstü yakaladım ve başladım merak ettiklerimi sormaya... (Tabii sonra, fotoğraf çekimi için İstanbul'da da bir araya geldik.)
Türkan Şoray'ın yönettiği 'Uzaklarda Arama' filmine dahil olma sürecinden biraz bahseder misiniz?
Çekimlere başlanmasına 10 gün kala projeye dahil oldum. Aslında bir oyuncu için bu bir riskti. Ancak Türkan Şoray gibi sinemanın duayeni olan usta bir isimle çalışmak, üstünüzdeki bütün yükü hafifletiyor. Ekibe son derece hızlı bir şekilde adapte oldum. Oynadığım karakteri de Türkan Hanım ile birlikte oluşturduk.

KURALLARIM YOK

Bugüne kadar pek çok dizide, yeni kuşak yönetmenlerle çalışma fırsatınız oldu. Peki, Yeşilçam ekolünden gelen bir isimle çalışmanın herhangi bir farkı var mıydı?
Dizi setlerinde genellikle zamanla yarışıldığı için çalıştığınız yönetmen ne kadar titiz olursa olsun, oyuncu olarak yeterli performansı gösteremiyorsunuz. Ancak Yeşilçam ekolünden gelen, aynı zamanda oyuncu olan bir yönetmen sinema filmi çekince; daha çok denemeye ve araştırmaya fırsatınız oluyor. Türkan Hanım, oyuncu yönetimine odaklanan bir yönetmendi.
'Uzaklarda Arama'; bir Yeşilçam filmi mi, yoksa daha çağdaş bir film mi?
'Uzaklarda Arama' çağdaş sinemanın olanaklarından yararlanılarak çekilmiş ama Yeşilçam geleneğine gönül borcu taşıyan bir film.
Yıllardır 'Türkan Sultan Kanunları' diye bildiğimiz bir gerçek var. Şoray'ın yönetmenliğinde de kuralları var mıydı?
Hayır, yoktu. Türkan Hanım, gayet sıcakkanlı ve hoşgörülü bir yönetmen.
Sizin de oyunculuk kariyerinde kullarınız oldu mu hiç? Yoksa sanat için her şey mubah mı?
Kurallarım yok tabii ki... (Gülüyor)
Canlandırdığınız 'Vedat' karakteri, evlenme hayalleri kurduğu kızın pavyonda çalıştığını öğreniyor. Bu durum ya Serkan'ın başına gelseydi...
'Vedat', hayatı boyunca yaşadığı kasabanın sınırları dışına birkaç defa çıkmış genç bir adam. Haliyle, 'Nazlı'yla tanışıp aşık olduğu an, o zamana kadar ona toplum tarafından öğretilmiş duygularla hareket ediyor. Ancak aşkı uğruna bu öğretilmiş duygularla mı devam etmeli, yoksa kendine yeni bir yol mu yaratmalı? 'Vedat', 'Nazlı'ya olan aşkı için bu ikilemin ortasında kalıyor; filmde bunu görüyoruz. Aşk, tam da böyle hesapsız kitapsız bir şey değil mi? Aşk, bence uğruna her şeyi yapabileceğiniz dünyayı karşınıza alabileceğiniz bir durum. Başınıza gelebilecekleri öngörebilmeniz imkansız!
Hem İstanbul galasında, hem de Antalya'da olmak üzere ben de filmi iki kez izlemiş oldum. Filmin oyuncusu olarak, seyircilerle birebir temas kurdunuz. Nasıldı geri dönüşler, beğenilmiş mi film?
Çok güzel ve olumlu eleştiriler aldık. İnsanların yüzlerindeki mutluluğu gördükçe, biz de yaptığımız işten mutluluk duyduk.

YÖNETMEN OLACAĞIM

Filmde, gece hayatından bir kadına aşık oluyorsunuz; sizin gerçekte gece hayatıyla aranız nasıl?
Gece hayatıyla aram pek yok, aslında hoşuma gittiğini de söyleyemem. Genellikle, arkadaşlarımla oturduğum semtte vakit geçiririm.
Barlar, pavyonlar, kulüpler gerçekten eğlenmek için mi, yoksa 'piyasa yapmak' diye tabir ettiğimiz başkalarına gösteriş için mi?
Gece çıkmadığım için bilemiyorum...
Türk sinemasının divasıyla çalışmak muhakkak gurur vermiştir. Antalya Film Festivali'nin açılış filmi 'Uzaklarda Arama' ile yapıldı ve Türkan Hanım sizi 'Türk sinemasının yeni jönü' olarak takdim etti. O an ne hissettiniz?
Yeşilçam'da ve Türk sinemasında 'Sultan' olarak kabul edilen bir sanatçının, benden böyle bahsetmesi çok onore edici. Bir oyuncu için tanışmanın bile heyecan verdiği böyle bir ustanın, benim için bu sözleri söylemesi; omuzlarıma daha da başarılı olmak adına daha yük bindiren ama mutluluktan uçuran bir durum.
İyi bir oyuncu olmanın yanı sıra Türk sinemasına katacağınız değerlerden bahsedebilir misiniz biraz...
Nasıl bir değer katılır, bilemiyorum. Bunun için üretim sürecinde daha fazla yer almak gerektiğini düşünüyorum. Zaman ilerledikçe; ben de bir şeyler üretmeye başladığım zaman, bununla alakalı daha net bir cevap verebilirim.
Anlaşılan ilerleyen günlerde oyunculuğun yanı sıra kamera arkasında da olmaya niyetiniz var...
Belki yakın gelecekte, kendimi yönetmenlikte deneyebilirim.
Oyunculuktan yönetmenliğe geçenleri başarılı buluyor musunuz? 'Uzaklarda Arama' kariyerimin en önemli ve en gurur duyduğum işlerinden bir tanesiydi... Oyunculuktan yönetmenliğe geçmiş bir yönetmenle çalıştığım için tabii ki başarılı buluyorum.