Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Şarkılarım 'çek git' demez insanları birleştirir

Giriş Tarihi: 13.12.2015
Şarkılarım 'çek git' demez insanları birleştirir

'Aşk İçin Gelmişiz' isimli yeni albümüyle hayranlarının karşısına çıkan Mustafa Ceceli, aşk temalı şarkılarla dikkat çekiyor. Hiçbir zaman 'keşke' demediğini söyleyen ünlü sanatçı, "Şarkılarımın birleştirici mesajları vardır. Bende çek git mesajlı şarkı zor bulursunuz" diyor

Mustafa Ceceli, ailesinin çocuk yaşta keşfettiği müzik yeteneğini üniversite yıllarında profesyonelliğe döktü. Aranjör olarak girdiği müzik piyasasında kısa sürede hızla yükseldi ve Sezen Aksu'nun yönlendirmesiyle sahne önünde dinleyici karşısına çıktı. Ayrıca 8 yaşında Ankara'da çekilen bir TRT dizisinde 13 bölüm oynadı. 15 yaşında da UNICEF için hazırlanan 'Can Suyu' filminde kamera karşısına geçti. Yıllar içinde oyunculuk yerini müzik aşkına bıraktı. Yedi yıla 43 ödül sığdıran şarkıcı; Yunus Emre ve Aşık Daimi'nin eserlerinin de bulunduğu 'Aşk İçin Gelmişiz' adlı bir albüm çıkardı. Mustafa Ceceli ile Sultanahmet'teki Four Seasons Hotel'de buluşup yeni albümünü ve aile yaşantısını konuştuk...
'Aşk İçin Gelmişiz' albümünüzü çıkardınız. 11 şarkıyı, 11 gün içerisinde hazırlamışsınız. Hızlı bir hazırlık süreci mi geçirdiniz?
'Aşk İçin Gelmişiz'; aşk ve dostluk albümü... Beş yıldır kafamda olan bir projeydi. İstirahat için yurt dışına gittiğim zaman arkadaşlarımla bunu konuşuyorduk. Bu projenin uzun zamandır kafamda olduğunu söyledim. 'Şarkılar ne olur?' derken birden yola çıktık. Bir arkadaşımızın evini stüdyo yaptık ve eşyaları oraya yığdık. Her gün bir şarkı yaparak 11 günde albümü bitirdim. Burada eklemem gerekenleri ekledim ve albüm hazırlandı.
Neden aşk ve dostluk üzerine yoğunlaştınız?
Dünyada herkes birbirine girmiş durumda. Hiçbir yerde dirlik yok. İnsanları kine, nefrete iten bir sürü olayla karşılaşıyorsunuz. Bunların üstesinden gelebilecek tek duygu aşk. Bu gücün dışında kinin ve nefretin üstesinden gelecek hiçbir şey yok. Aşk bir tanedir ve tek bir şeye karşıdır. Her türlü inanç sistemi, varlığın tekliği konusunda hemfikir. Aslında neyi severseniz sevin, o tekliği sevmiş olursunuz. Aslında bana, "Bu albümü 40'ı geçtikten sonra yap" dediler. Ama ben kendi müziğimle yorumladım. Alt yapılarını daha modern pop haline getirdim. Eğer klasik formda düzenlesem geniş bir kitleye yayılmam mümkün olmayabilirdi.

KENDİMİ ÖZGÜR HİSSETTİM

Çalışmaları bu kadar hızlı tamamlamanızda aranjör olmanızın avantajını da kullandınız, değil mi?
Kesinlikle aranjör olmanın avantajı var. Böylece düzenlemeleri daha hızlı yapabilme şansınız oluyor. Bu albümün içindeki bütün eserler büyük titizlikle seçildi. Her biri çok uzun, 11-13-15 kıtadan oluşuyor. Mühim olan eser sahibinin isminin geçtiği kıtayı söylemek, yani o eserin hakkını sahibine teslim etmek. Ben de buna özen gösterdim. Albümde yer alan şekliyle internette birçok versiyonu var. İlk kez biz yapmıyoruz.
Aranjör olarak kendinize bir şarkı yapmak daha mı kolay, yoksa daha mı zor?
Kendin için bir şey yapmak daha zor. Çünkü 'Acaba yakıştı mı?' gibi düşüncelerim oluyordu. Bu proje için kafamda ne tasarladıysam yaptım. Bu albüm kendimi en özgür hissettiğim proje oldu.
Bu temada çok fazla eser var. Nasıl seçim yaptınız?
Kelimeleri kendimle bütünleştirmeye çalıştım. Teması gerçek anlamda aşk olan eserler seçmeye çalıştık. 50 eser arasından seçim yapıp albümü hazırladık.
Düzenlemesini yaptığınız bir şarkıyı 'Keşke ben okusaydım' dediğiniz oldu mu?
Bende keşke yok. Olan en iyi şekliyle olmuştur. Ancak 'Bir sonraki çalışmada şunu böyle yapayım' derim.
'Mustafa Ceceli şarkısı' algısı nasıl oluştu?
Zamanında ben bunu, Sezen Aksu şarkısı, Mustafa Sandal şarkısı diye söylerdim; başkasına verdikleri şarkılarda bile. Böyle bir algı varsa bundan mutluluk duyarım. Romantik şarkılarla bilinmemin, birleştirici mesajları olan şarkılar yapmamın etkisi olduğunu düşünüyorum. Ben de çek git mesajlı şarkı zor bulursunuz.
Sahne arkasında ve önünde olduğunuz zamanları karşılaştırırsanız, sizde neler değişti?
Kaç kabuk değiştirdim bilmiyorum. İlk başlarda utangaç, ürkek ve sahnede tedirgin biriydim. Yıllarca Sezen Aksu'ya çaldım, 10 binlerce kişinin karşısına çıktım. O an orada enstrümana konsantre oluyordum. İnsan üç metre yürüyünce her şey değişiyor. İlk başta sabit durma hastalığı vardı. Enstrüman çalıp şarkı söylemeye çalışan insanlarda bu tutukluk yaşanıyormuş. Bunu üzerimden atmam iki-üç yıl sürdü. Arkadaşlarımla buluşup kendimiz için şarkı yaptığımız zamanlardaki amatör ruhumu da kaybetmedim.

ARKADAŞINA GÖNDER
Şarkılarım 'çek git' demez insanları birleştirir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz