Saygın bir oyuncu olarak anılmayı kim istemez!

Giriş Tarihi: 30.1.2016
Saygın bir oyuncu olarak anılmayı kim istemez!

'Dedemin Fişi' filminde karı-kocayı oynayan İrem Sak ile Onur Buldu filmi anlattı. Şener Şen'e benzetilen Onur Buldu ve aynı filmde rol alan Ayşen Gruda'ya hayran olduğunu söyleyen İrem Sak, "Keşke onlar gibi olabilsek. Saygın bir oyuncu olarak anılmayı kim istemez" diyor

Hikayesi Yılmaz Erdoğan'a ait olan, 'Güldür Güldür' ekibinin rol aldığı 'Dedemin Fişi' filmi, geçtiğimiz cuma günü vizyona girdi. Filmde üç çocuklu karı-kocayı oynayan İrem Sak ve Onur Buldu'yla konuştuk. Babaları bitkisel hayatta olan Malatyalı Çirci Ailesi'nden beş kardeşin miras kavgasını mizahi dille anlatan filmle ilk kez sinema deneyimi yaşayan Sak; anneliğin zor bir tecrübe olduğunu ve bu deneyimi yaşamak için kendisini hazır hissetmediğini ifade etti...

SENARYO İÇİN BABAMA DANIŞTIK

Oynadığınız karakterlerden bahseder misiniz?
İREM SAK:
Biz, Onur'la karı-kocayı oynuyoruz. Oynadığım kadının adı 'Kader'. Üç çocuğumuz ve güzel bir dükkanımız var. Kendi çapında geçinip giden bir aileyiz.
ONUR BULDU: Benim canlandırdığım karakterin adı 'Marif'. Her biri küçük hesapları, büyük planları, saflıkla kurnazlık arasında sıkışmış vicdanları olan Çirci Ailesi'nin Malatya'da kalan ayağıyız. Babaya bakan, masrafları ve gelirleri üstlenen aileyiz.

Ne oluyor da bu beş kardeş bir araya geliyor?
O.B.:
Babamızın beyin ölümü gerçekleşiyor ve bitkisel hayata giriyor. Doktor ümidi kesmiş. Artık karar, tamamen aile mensuplarına kalmış. Fişi çeksek mi, çekmesek mi kararını vermek için tüm kardeşler bir araya geliyor. Dertleri mirastan pay kapabilmek. Avukat 'Çoğunluk olursa fişi çekebilirsiniz' diyor. Herkes birbirinin arkasından iş çeviriyor. Komedi de buradan çıkıyor.

Gerçek hayatta böyle bir durum karşısında yaklaşımınız nasıl olur?
İ.S.:
Bunlar olan şeyler. Benim babam doktor. Bu konulara çok da uzak değilim. Hatta senaryo yazım ekibinin arasında ağabeyim de olduğu için, işin tıbbi boyutunu öğrenmek adına babama da danıştılar. Tıbben ölü birinin ölüm kararını vermek trajik bir durum. Allah kimseyi böyle sınamasın.
O.B.: Ben böyle bir olayın içinde taraf olmazdım. Uzak kalmak isterdim. Ama filmdekiler öyle yapmıyor.

ANNELİK GERÇEKTEN ZOR

İlk filminizde üç çocuklu bir anneyi oynamak nasıldı peki? Anne rolü çıkarırken neye dikkat ettiniz?
İ.S.:
Ben 1986'lıyım. Anne olmuş arkadaşlarım var. Anneliği tatmış, deneyimlemiş arkadaşlarımı gözlemledim. Hakikaten zor. Yaramaz çocuk da çok zor. O yüzden çocuklara biraz bağırdım. Oğlana bağırış şeklim kendiliğinden gelişti.

Yaşıtlarınızın anne olması ne hissettiriyor?
İ.S.:
Anne olmak eminim ki çok güzel bir histir. Ama benim için vakit, çalışma vakti. Doğru zamanda o da olur. Zamanı geldiğinde ben de anne olmak isterim tabii ki. Çok normal bir şey bu. Anne olursam da, filmdeki 'Kader' gibi bağıran çağıran bir anne olacağımı sanmıyorum. Ama dediğim gibi, şu an benim tek derdim kariyer.

Ayşen Gruda gibi olabilmeyi ister miydiniz?
İ.S.:
Kim istemez ki? Saygın bir oyuncu olarak anılmayı, yıllar sonra dönüp baktığımda 'İyi ki yapmışım' dediğim bir sürü filmim olmasını çok isterim.
O.B.: İrem'de onun enerjisi var. Neden ileride Ayşen Gruda gibi anılmasın?
İ.S.: Gözlerim mavi olmasa da...

Sizi de mimiklerden dolayı Şener Şen'e benzetenler oluyor.
O.B.:
Eksik olmasınlar. Çok büyük onur. Adımızın bu isimlerle anılması bile müthiş bir şey.

EVLİLİK VE ÇOCUK ÖZELLİKLE KADININ KARİYERİNİ ETKİLER

Giderek yükselen bir kariyeriniz var... Karşınıza biri çıksa, çok aşık olsanız da önce kariyer mi dersiniz?
O.B.:
Güzel soru. Haydi bakalım.
İ.S.:
Şu an odak noktam mesleğim olduğu için çok çalışıyorum ve BKM ile de iyi bir süreç geçiriyoruz. İnşallah hep böyle gider.

Evlilik veya çocuk, kariyeri etkiler mi sizce?
İ.S.:
Özellikle kadının kariyerini etkiler bence. Çünkü dokuz ay hamilelik süreci var. Bunun emzirme ve lohusa dönemi var. Böyle bir durumda çalışmak istemeyeceğim en az bir yıl var. O yüzden iyi karar vermek lazım. Şansa bırakılacak şeyler değil bunlar.
O.B.: Biz erkekler için öyle bir şey yok. Evliliğin ve çocuğun benim kariyerimi etkileyeceğini düşünmüyorum. Bu arada ben de ilk defa bir babayı oynuyorum.

BABALIK HİSSİM YOĞUN

Sizin için çocuklarla oynamak nasıl bir tecrübeydi?
O.B.:
Ben çocukları zaten çok severim. Ağabeyimin kızı, yeğenim Nehir var. Babalık duygusu bende hep var. Onunla çok güzel vakit geçiriyoruz. Babalık hissini şimdilik onunla yaşıyorum. İleride ben de baba olmak isterim, hatta beş çocuğum olsun isterim.

Filmde Türk sinemasının efsanesi Ayşen Gruda da rol alıyor. Aynı filmde oynamak ne hissettirdi?
O.B.: Çok pozitif bir insan. Hâlâ soru soruyor olması beni şaşırttı. Bu, onun büyüklüğünü gösteriyor. Biz de sürekli eskileri sorduk tabii. Ben 'Şekerpare' filmini sordum.
İ.S.: 'Vecihi' ve 'Gulyabani'yle büyümüş bizim gibi bir nesil için efsane bir sanatçı. Zaten kendisine çok büyük bir saygımız vardı. İnsan olarak tanıyınca da saygımız, sevgimiz katlandı.
ARKADAŞINA GÖNDER
Saygın bir oyuncu olarak anılmayı kim istemez!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz