Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sürekli kendimle çatışıyorum

Giriş Tarihi: 30.1.2016
Sürekli kendimle çatışıyorum

Uzun bir aradan sonra yeniden ekranlara dönen oyuncu Funda Eryiğit: İnsanlara olur olmaz sıfatlar yakıştıran biri değilim. Genellikle pozitif olmaya çalışıyorum çünkü çok negatifim. Sürekli kendisiyle çatışan biriyim

Funda Eryiğit, atv'nin unutulmaz dizisi 'Karadayı'da canlandırdığı 'Belgin' karakteriyle dikkatleri çekmişti. Hollanda doğumlu olan ünlü oyuncu; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun olmuş. Şimdilerde 'Gecenin Kraliçesi' isimli diziyle ekrana gelen Eryiğit, dizide 'Esra' karakterini canlandırıyor. Funda Eryiğit, hakkında merak edilenleri anlattı...

'Karadayı' dizisinde 'Belgin' isimli şaşırtıcı bir karakteri canlandırdınız. Yine izleyiciyi şaşırtacak bir rolle ekrandasınız. 'Gecenin Kraliçesi'nde oynadığınız 'Esra' karakterini anlatır mısınız?
'Esra', 'Kartal'ın karısı ve eşine tutkuyla bağlı bir kadın. Kocasını hiçbir koşulda bırakmak istemiyor.

EN BÜYÜK PROBLEM HIZ

Uzun saatler çekimlerde kalmak oyuncuyu nasıl etkiliyor?
Çok etkiliyor. Çünkü çok yorucu. Yorgun olan insan da yapması gerekenin ancak yarısını yapıyor. En büyük problem ise hız. O kadar hızın olduğu yerde kaliteden bahsedilemez. Ne kadar uğraşırsan uğraş aslında çok daha iyi yapabilecekken, zaman meselesi yüzünden vasat kalabilirsin. Çünkü sürekli 'Hadi oynayın' deniyor. Uzun saatler çalışınca beyin yoruluyor. Bu durum sadece oyunculuk için değil, her iş için geçerlidir.

Tiyatroda da oynuyorsunuz. Tiyatro mu, sinema mı, yoksa dizi oyunculuğu mu sizi daha çok mutlu ediyor?
Tiyatro ve sinema oyunculuğu beni daha çok mutlu ediyor. Çünkü orada ne yapılması gerektiğini daha iyi görebiliyorsunuz. Dizide senaryo çok başka yerlere gidebiliyor, öngöremediğimiz, bilemediğimiz bir durum oluyor. Tiyatro ve sinema daha sanatsal ve heyecanlı.

Bir oyuncu olarak sinema filmlerinin ve dizilerin bu kadar yoğun çekilmesini başarı olarak görüyor musunuz?
Türk sinemasına çizgi çizecek kadar hakim değilim ama oyuncu olarak şöyle diyebilirim: Bence çok iyi filmler çıkıyor. İyi yönetmenler ve çok iyi oyuncular var. Bizim memlekette yazacak hikaye de bol. Dizi ve sinemanın yerinde saydığını söylemem ama daha fazlası, daha iyisi olmalı. Sanatçılara devlet tarafından biraz daha destek verilirse daha güzel işlerin ortaya çıkacağını düşünüyorum. Ya da biraz da özel şirketler sponsor olsa daha fazla film çekilebilir.

Bu sezon sadece dizi mi olacak? Tiyatro var mı?
'Sessizlik' adlı oyunumuz var, dördüncü sezonda da onu sahneleyeceğiz. Onun dışında İstanbul Tiyatro Festivali'ne oyun hazırlıyoruz.

Oyunculuğun dışında senaryo yazma yeteneğiniz var mı?
Yok maalesef. Beceremiyorum. Bir kere öykü yazayım dedim; ancak altı-yedi sayfa yazabildim. Yazmak çok becerebildiğim bir şey değil, gerçekten zor bir şey.

DÜZENLİ OLARAK PİLATES YAPIYORUM

Nasıl birisiniz? Sizi güldüren ve ağlatan şeyler nelerdir?
Hemen ağlayabiliyorum. Bu, çok sevdiğim bir şey değil. İnsanlara olur olmaz sıfatlar yakıştıran biri değilim. Genellikle pozitif olmaya çalışıyorum çünkü çok negatifim. Sürekli kendisiyle çatışan biriyim.

Karar verme aşamasında ilk danıştığınız insan kimdir?
Çok yakın bir arkadaşım var ona danışırım.

Burcunuz ne?
Akrep. Astroloji ile çok ilgilenmiyorum. Okuması keyifli de hayatıma çok uygulamıyorum.

Spor yapar mısınız?
Düzenli pilates yapıyorum.

HOLLANDA'DA OYUNCULUK YAPMAK İSTERİM

Hollanda doğumlusunuz. Türkiye'ye kaç yaşında geldiniz?
Orada oyunculuk yapmayı düşünür müsünüz? Çok küçük yaşta Türkiye'ye kesin dönüş yaptım. Akrabalarımın hepsi orada. Orada oyunculuk yapmayı çok isterim. Bir tane de oldu aslında; 'Under Cover' adlı bir Hollanda filminin İstanbul'da yapılan çekimlerine katıldım.

Teklifleri değerlendirirken kişiliğinize göre mi, yoksa karakterlere göre mi seçersiniz?
Tanımadığım, bana uzak karakterler çok ilgimi çekiyor. Kişiliğime yakın karakterler ilgimi çekmiyor. Kişiliğimle canlandırdığım karakter arasında bir bağ kurmuyorum.

DOKUZ YIL ÜNİVERSİTE OKUDUM

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra konservatuvara gitmeye nasıl karar verdiniz?
Lisede oyunculuk yapmıştım. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde okurken de çocuk tiyatrosu yapıyordum. Ayrıca para kazanmak için animatörlük ve palyaçoluk yapıyordum. Sanki oyunculuk meslek değilmiş gibi 'Mesleğini eline el, sonra oyunculuk yaparsın' derler. Ben de bu yüzden önce üniversiteyi bitirip konservatuvara gittim. Eğer konservatuvarda okumasaydım kararsız kalabilirdim. Bu yüzden dokuz yıl üniversite okudum.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Sürekli kendimle çatışıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz