X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dizide kahramanlar değil zaafları olan insanlar var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dizide kahramanlar değil zaafları olan insanlar var

  • Giriş Tarihi: 4.2.2016
Dizide kahramanlar değil zaafları olan insanlar var
Dizide kahramanlar değil zaafları olan insanlar var

Yeter' dizisinde Pelin Karahan'ın canlandırdığı 'Aylin' karakterinin ağabeyi 'Zafer'i oynayan Fatih Koyunoğlu: Dizideki karakterler çok boyutlu ve sürprizli. Süper güçleri olan kahramanlar değil, zaafları olan insanlar var. Ben oynadığım 'Zafer' karakterini çok sevdim

Atv'nin perşembe akşamları yayınlanan 'Yeter' dizisinde rol alan Fatih Koyunoğlu, rolünü ve diziyi anlattı. Dizide, Pelin Karahan'ın canlandırdığı 'Aylin' karakterinin ağabeyi 'Zafer'i oynayan Koyunoğlu, 'Zafer'in dominant karısı 'Filiz' yüzünden psikolojik şiddete maruz kaldığını söyledi ve ekledi: "Ben de erkeğe şiddete bir örneğim." Fatih Koyunoğlu, hakkında merak edilenleri anlattı...

Dizide rol almayı neden istediniz?
Projeyi ve rolü sevmenin ötesinde yapımcımız Ata Türkoğlu ile konservatuvardan mezun olur olmaz tanışmıştım ve birçok işinde yer aldım. Sanırım bu, birlikte yaptığımız yedinci iş. Kendi dükkanımda gibiyim. Geçen yazın başında bu projede ne oynayacağımı biliyordum.

Bu senaryoda sizi etkileyen neydi?
Şunu samimi olarak söyleyebilirim ki, hayatımda ilk defa bir dizide sonraki bölümde ne olacağını çok merak ediyorum. Dizide mutlak kötü ve mutlak iyiler yok. Karakterler çok boyutlu ve sürprizli. Süper güçleri olan kahramanlar değil, zaafları olan insanlar var. Ben oynadığım 'Zafer'i çok sevdim.

'ZAFER' ACINACAK BİRİ

'Zafer'in zaafları neler?
Aslında beş bölüm sonra dünyanın en büyük kötülüğünü de yapabilecek bir karakter. Yıllardır kendisinin olmayan bir çocuğa babası olduğu yalanını söylüyor. Kardeşinin kızının, kendi kızı olduğuna inanmış. Eşine karşı da çok büyük zaafları var.

Peki size göre acınacak bir adam mı?
Evet, biraz zavallı bir durumu var ve haline acıyorsunuz. 'Filiz' gibi dominant bir kadınla evli. Mağdur görünüyor ama belli şeyler söz konusu olduğunda mağdur da edebilecek bir karakter. Kurbanla avcı her an yer değiştirebilir.

Her ne kadar yalan da olsa babalık duygusunu iyi sindirmiş biri, değil mi?
Evet. Kardeşinin çocuğunu daha bebekken aldığı için o babalık duygusunu sindirmiş. Kardeşine de babalık yapmış. Çok sahiplenmiş. 'Aylin', eşi 'Yekta'dan kendisini kurtarmaya çalışmış ama ikinci çocuk da olunca hiç kurtaramam diye düşünerek çocuğunu abisine veriyor. Büyüttüğü çocuğun psikolojisinin de 'Yekta'ya benzediğini görmüşler. O yüzden 'Yekta' ile büyümesini istememişler. Bu yalanı sürdürmeye başlamışlar ve yalanın esiri olmuşlar.

Bakıldığında onlar da masum değiller aslında.
Evet, bence de. Senaryonun sevdiğim tarafı da o. Kimse göründüğü gibi değil. 'Yekta' bir profesör, iyi biri gibi görünüyor ama eşine kan kusturuyor. Öte taraftan 'Zafer' de 'Aylin'in çocuğu babasız büyütmesine göz yumuyor, çocuğu koparıyor babasından. O da masum değil. Kimse sütten çıkma ak kaşık değil bu dizide.

İZLEYİCİ BENİ UYARIYOR

'Zafer', kardeşi 'Aylin'i neden 'Yekta'dan koruyamıyor?
'Zafer', o konuda kendisini çok suçluyor. Zaman zaman 'Seni o adamın elinden kurtaramadım' diye hayıflanıyor. Ama aile, geçim derdi gibi şeyler yüzünden masaya yumruğunu vuramamış, basiretsiz kalmış. 'Ben kardeşime bakacağım, yanıma alacağım' derse karısıyla karşı karşıya gelecek.

'Zafer' ile ilgili nasıl yorumlar geliyor?
Kadına şiddet temalı bir iş yapıyoruz. Ben ise şu ana kadar erkeğe şiddet tarafını temsil ediyorum. 'Ağabey, sen o kadını öldür cezasını ben çekeceğim' diyen de var, 'Senin başını bu kadınlar yiyecek' diyen de... "Karın seni aldatıyor" diye uyaran da var, "Adamın çocuğunu nasıl babasıyım diye sahiplenirsin" diye eleştiren de... Dizideki tempo hiç düşmüyor. "İzlerken nefesimiz kesiliyor" diyorlar.

Bu şiddeti nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kadına da, erkeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyım. Biz dizide çok güzel anlatıyoruz. Beyaz yakalı profesör, okumuş, dışarıdan iyi bilinen bir adam da şiddet uygulayabiliyor. Dolayısıyla şiddetin okuma oranıyla, toplumsal statüyle alakası yok. Neyi görürsen onu yansıtırsın mesajı var. Her şeyin başı sevgi. Sevmeyi becerebilirsek şiddete bulaşmayız bence.

Şiddet olayları sizi nasıl etkiliyor?
Eğitimle alakalı bir şey değil bu. Peşinden gittiğimiz önceliklerimiz, sahip olmaya çalıştıklarımız değişti. Eskiden birbirimize ait gibiydik. Bir sorun olduğu zaman mahalleli, komşular yol gösterirdi. Annem evde olmadığı zaman sekiz kapıyı çalar girerdim. Bana masumca şiddet göstermeye çalıştığı zaman, Emine Teyze, "Dur kızım çocuğa öyle yapılmaz" derdi. Yazılmayan kurallarımız vardı. Onlar kalktı ortadan. Ayrıştık, yalnızlaşıyoruz. Yaşadığın mahalleye, apartmana ait hissetmiyorsun kendini ve paranoyalar üretiyorsun.

SEVEREK YAPTIĞIMIZ İÇİN DİZİ DE, TİYATRO DA YORMUYOR


Tiyatro Adam'daki oyunlarınız devam ediyor mu?
'5. Frank'i artık oynamıyoruz. Çünkü oyunun prodüksiyonu çok ağır ve zahmetli; her salona gidemiyorduk. 'Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı' isimli oyun ile devam ediyoruz. Geçen sene çok yoğun oynadık. Dekor kur, afiş yapıştır, mali işlerle ilgilen, oyna; yorulduk. 'Tiyatro Adam', dokuzuncu sezonuna girdi. Bütün zamanımızı buraya verdik.

Tiyatroyla dizi aynı anda yorucu oluyor mu?
Ben Yıldız Kenter'in öğrencisiyim. Onun sözü vardır; "Tiyatrocu çalışarak yorulur çalışarak dinlenir" der. Severek yaptığımız için yorgunluğa değiyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.