X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ticari beklentimiz yok, filmimiz her evde bir DVD'miz olsun yeter
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ticari beklentimiz yok, filmimiz her evde bir DVD'miz olsun yeter

  • Giriş Tarihi: 19.2.2016
Ticari beklentimiz yok, filmimiz her evde bir DVD'miz olsun yeter
Ticari beklentimiz yok, filmimiz her evde bir DVD'miz olsun yeter

Berlin Film Festivali'nde Kristal Ayı'ya aday olan 'Rauf'un yönetmenleri Soner Caner ve Barış Kaya: Gişe yapmasak da, ödül alamasak da; biz herkesin evinin köşesine mutlulukla koyabileceği bir film yaptık; bu bize yeter!

Yapımcılığını Aslan Film ve Peri İstanbul'un üstlendiği, Berlin Film Festivali'nde Kristal Ayı'ya aday olan 'Rauf' filminin prömiyeri Berlin'i salladı. Filmin yönetmenleri Barış Kaya ve Soner Caner, çocuk oyuncu Alen Gürsoy ve yapımcılar Selman-Uğur Kızılaslan; Günaydın'a konuştu.

Filmin hikayesini dinleyebilir miyiz sizden?
BARIŞ KAYA:
Üç sene önce Soner ile başka bir sinema filminin setinde çalışıyorduk. Bana bir senaryodan bahsetti; aşık oldum, "Hemen çekelim" dedim.

SONER CANER: Aslında hikaye çocukluğumla alakalı. Benim yaşadığım yerde, doğduğum coğrafyada bir çocuğun hikayesini yazdım.

Filmi Kars'ta çektiniz. Çekimler nasıldı, anlatır mısınız?
B.K.:
Yedi hafta süren bir çekim sürecimiz oldu. Filmi, Kars'a 40 kilometre uzaklıktaki Küçük Yusuf köyünde çektik. Dört metre kar vardı. Bazı günler karayollarının yolları açmasıyla çekim yapabildik.

Doğu bölgelerinde hayat nasıl; izlenimleriniz neler?
S.C.:
Dışarıdan bakıldığı gibi yalnız değiller. Kendi kültürlerini yaşayan aktif bir nüfus var. Ancak köyde sadece 180 çocuk okula gidiyordu. Çok köy gezdik ama çocukların bu kadar adam yerine konulduğu başka bir yer görmedik.

Filmde çocuk karakterini canlandıran Alen Gürsoy'u nasıl buldunuz? Alen'i ve diğer çocukları Kars'a nasıl adapte ettiniz?
S.C.:
Yaklaşık 100 çocuk arasından seçtik. Çekimlerden üç ay önce çocuklara hem oyunculuk dersi vermek, hem de Alen'i Kars'a alıştırmak için çalışmalara başladık. Köyde kurulan atölyede Alen, diğer çocuklarla birlikte bir ay ders aldı. Zaten Alen dışında bütün çocuklar Kars'ta yaşıyordu. Alen bir ayda hem ata binmeyi, hem oranın şivesini, hem de bir köyde çocuğun yaşayabileceği her şeyi öğrendi.

Berlin Film Festivali'nde 'Rauf'un da içinde bulunduğu Generation K Plus nasıl bir kategori?
B.K.:
Generatin K Plus; başrol oyuncusu ve hikayenin, 14 yaş altına hitap etmesi gereken filmlerin yer aldığı bir kategori. Bu kategoride dünyanın her yerinden 13 film yarışacak ve büyük ödül de Kristal Ayı olacak.

Başka festivaller de size ilgi gösteriyor mu?
S.C.:
Evet, gösteriyorlar. Sofya ve Çek Cumhuriyeti'nin ilgisi var. Daha popüler 8-10 festival daha var ama görüşmelerimiz devam ettiği için şu an bir şey söyleyemiyoruz.

Ödüllerin açıklanacağı yarın gece için bir kıyafet kısıtlaması var mı? Siz festivalin kıyafet kurallarına uyacak mısınız?
B.K.:
Festivallerin birtakım kıyafet kuralları olabiliyor. Tabii Cannes, Berlin, Venedik gibi festivallerde smokin giymek zorunlu oluyor. Genel olarak sorarsanız; ben her tür kısıtlamaya karşıyım. Bir kural varsa ona göre giyiniriz tabii ama bundan mutlu olmayız.

Siz de Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan gibi hep festival filmleri mi çekeceksiniz?
S.C.:
Aslında biz 'Rauf'u festival filmi olsun diye çekmedik. Biz gişe yapmasak da, ödül alamasak da; herkesin evinin köşesine mutlulukla koyabileceği bir film yaptık.

Model grubu filmi izledikten sonra bir şarkı yapmış...
B.K.:
Model grubuyla çok eskiden tanışıyoruz. "Film içimizde çok güzel duygular oluşturdu" dediler. Bir ay sonra bana yaptıkları şarkıyı gönderdiler. Müthiş bir şarkı oldu.

FİLMDEN SONRA AÇILDIM

Alen, senin için çekimler nasıl geçti?
ALEN GÜRSOY:
Kars'a ilk defa gittim. Çok soğuktu, bugüne kadar gördüğüm en soğuk yerdi ama uyum sağladım. Sadece tekrarlar çok zordu.

Oyuncu olmak istiyor muydun?
A.G.:
Evet, çok istiyordum.

Hayatında ne gibi değişiklikler oldu? Oyunculuğa devam mı?
A.G.
: Artık daha çok konuşuyorum; açıldım. Gazeteci olmak istiyordum ama şimdi hayalim oyuncu olmak.

Filmde rol alan diğer iki çocukla aran nasıldı?
A.G.
: Aslında başlarda arkadaş olamadık ama ondan sonra ortak yönlerimiz çıktı, kardeş gibi olduk.

BU FİLMİN YAPIMCILARI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ

Gişeye oynamayan filmlere yapımcı bulmak zordur. Siz nasıl ikna oldunuz?
SELMAN-UĞUR KIZILASLAN:
Filmi görünce biz bayıldık. Güneydoğu hikayelerini biliyoruz. Farklı bir dil kullanılıyor. Bir çocuğun gözünden dünyaya bakılıyor. Bir festival filmi olsun demedik ama mesajı olan bir film oldu. Ticari bir konuşma da yapmadık. Gece 24.00'te filmi çekmeye karar verdik. Gişede ne yapar, ne yapmaz bilmiyoruz ama kalıcı bir film olduğuna inanıyoruz.

Bu projeye yatırım yaparken ticari kaygılarınız oldu mu?
'Rauf' gibi yapımlar sizi bu sektörde kalıcı yapar. Gişe filmi de yaparız, televizyona da iş yaparız. Fakat bu tarz filmlerde hem mutlu oluyoruz, hem de diğer işlerimiz için bize şevk veriyor.

Çok pozitif konuşuyorsunuz; ya zarar ederseniz?
Ticari kaygılarımız her zaman var ama bu film için yok. Gururla 'Biz bu filmin yapımcısıyız' demek bize yeter. Şimdiden altı festivalden daha teklif aldık. Berlin'de gördüğümüz ilgi bizi çok mutlu etti. Umarım ödülü de İstanbul'a getirdiğimizde çok daha keyifli olacağız.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.