X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Tesettür modasını estetik bulmuyorum"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Tesettür modasını estetik bulmuyorum"

  • Giriş Tarihi: 21.2.2016 17:51
"Tesettür modasını estetik bulmuyorum"
Tesettür modasını estetik bulmuyorum

Türkiye’nin sıra dışı muhafazakarlarından Zeynep Çilek, İmam Hatipli bir ressam. Sergilerine Papa’nın yardımcısı da geliyor, Musevi iş adamları da, İslami din adamları da…

Onu ilk gördüğümde kendi stiliyle bağladığı başörtüsüyle Nişantaşı House Café'de oturuyordu. Yanımda Habertürk'ün başarılı röportajcısı Kübra Par vardı. Kübra'ya, "Ne kadar enteresan bir havası var, bu kız kim?" diye sordum.

"Zeynep Çilek, ressam. Gel seni tanıştırayım" dedi.
Tanıştık ve Zeynep Çilek'in işlerini o günden beri takip ettim.

Çilek, İmam Hatipli bir ressam.

Portre çiziyor, graffiti yapıyor, Arap harflerini tuvaline çağdaş sanat ile taşıyor. Dünyanın ilk çağdaş Esmâ-ül Hüsnâ (Allah'ın 99 ismi) sergisinde 99 eser ve bir heykelle Allah'ın isimlerini yazdı.

Kaligrafiyi, grafitiyle birleştirip duvarları geleneksel motiflerle spreyledi. Yaratılış sergisiyle, Doğu ve Batı kültürlerinden sentezlenmiş fikirlerini dünyayla paylaştı. Yine kaligrafi ile hazırladığı video art çalışmasını bir müzeye yerleştirdi.

Yani o, muhafazakarla moderni birleştiriyor; daha doğrusu eski olanı alıp yüzyıllar öncesinden 21'inci yüzyıla getiriyor.
Doğu ve Batı'yı muhteşem bir ahenkle birbirinin içine geçiriyor.

Tam da bu yüzden sergilerine Papa'nın yardımcısı da geliyor, Musevi iş adamları da, İslami din adamları da…



En merak ettiğim konu şu: İslam'a göre suret resmetmek yasak değil mi? Atölyende onlarca portre çalışması görüyorum.

Şu an bir porte serisi üzerine çalışıyorum. İslam'a göre suret resmetmenin doğrudan yasak olduğuna dair bir hadis ya da ayet yok. Bu bir söylenti, bir yorum. Bunu hocalarla da konuştum. Bazı ayetler var ancak tüm bu fikrin temelinde putperestliğin önlenmesi var ve ben çizdiğim portreye ya da yaptığım heykele tapmıyorum, sadece sergileniyor.

İslami resim sanatının ilerleyememe nedenlerinden birini reddediyorsun, üstelik heykelin de yasak olmadığını söylüyorsun...

Heykel bir tekniktir ve bir tekniğin günah olması söz konusu olamaz. Yasak inancı yüzünden geri kalındı. Son iki sergimde de heykel vardı. Çizmek ya da heykel yapmak değil, tapınmak yasak.

Yani din alimleri sanat yoluyla yaratmaya dair bu durumu yanlış mı yorumluyor?

Farklı yorumlar var. Aslında bu yasak ilk olarak Musevilik'le başladı. Hıristiyanlık'ta da sanatçılar kilise ne derse onu yapmak zorundaydı. Söz konusu din olduğunda sanata her zaman bir yaptırım oldu.Osmanlı'da ise sanatçılar özgürdü, bir sanatçıya köşk tahsil ediliyor ve sadece sanatını düşünmesi için ihtiyaçları karşılanıyordu. Avrupa sanatçıları Rönesans'la birlikte kiliseye karşı çıktılar, özgürlüklerini kazandılar. Bizim kültürümüzde 16'ıncı yüzyıldan bu yana minyatür sanatı var. Minyatürde de insan resmi yapılıyor; sadece üç boyut ve perspektif olmuyor; üçüncü boyuttan uzak duruyorlar.

Sen uzak duruyor musun?

Durmuyorum.O dönemlerde heykellere tapanlar olduğu için böyle bir önlem almış olabilirler.

Yeni sergin yalnızca portrelerden mi oluşacak?

Evet, Rönesans resimlerini yeniden yorumlayan bir akım var. Ben de kendi kültürümüzden esinlenerek ve Rönesans'tan etkilenerek bir portre serisi yapıyorum. Jeff Koons sergisi bu yeni akıma iyi bir örnek.

Panorama Müzesi'nde 'Padişehir' isimli bir video art yerleştirmen var. Padişehir ne demek?

Padişah kelimesinden türeyen 'baş şehir' gibi düşün. "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır" Hadis-i Şerifi'ni, İstanbul silüetine Kufi tarzında yerleştirdim. Çekimimizi Ramazan'da yaptık. Akşam ezanını da seslerin içine ekledim; fon da martı ve ezan sesiyle süslenmiş oldu. Video, bir medeniyetin bir şehri kuşatıp, fethedip, yeniden üretme halini anlatıyor. Kendi kültürümüzü merkeze alan, çağdaş bir üretim yaptım.



BATI'NIN İLGİSİ DAHA BÜYÜK

Resimlerin yurtdışında nerelerde sergilendi?

15 tuval ve bir heykelden oluşan Yaratılış sergim Washington ve Roma'da sergilendi. Roma'da yapılan ikinci sergim.

Resimlerinin alıcıları kimler? Ahmet Hakan senin işlerini çok seviyor diye biliyorum.

Evet, Ahmet Bey'de de işlerim var. Her kesimden insan var ama Avrupa'da ve Amerika'da daha çok ilgi görüyorum.

Neden?

Batı, elindeki tüm kültürel geçmişi kullandı, akımlarını tamamladı. Bu yüzden dünya sanat piyasası yüzünü Doğu'ya çevirdi. Bu coğrafyanın kültürü henüz kapalı bir kutu. Ben 16'ıncı yüzyılda sıkışmış kültürümüzü 21'inci yüzyıla taşımaya çalışıyorum. Doğu'nun ve Orta Doğu'nun kültürel mirasından beslenen sanatçılar önümüzdeki yıllarda daha çok ilgi görecekler. Kendi kültüründen utanan ve Batı'yı taklit eden sanatçılar dünyanın umurunda değil.

CAHİL İNSAN ÖZGÜVENSİZDİR

Daha önceki bir konuşmamızda "Sanatı kullanarak İslam'ı yayıyorum" demiştin. Bunu nasıl yapıyorsun?

Sanat, insanlara bir şey öğretmenin en etkili yollarından biridir. Dikte etmek yerine sanatın estetiğini kullanarak çok daha hızlı yakınlaşabilirsin. Kur'an-ı Kerim'in harflerini kullanarak yaptığım işler, şimdi Avrupa'da birilerinin duvarlarını süslüyor. Resim orada durarak bile bir enerji yayıyor. İnsanların bu enerjiden pozitif olarak etkilendiğini düşünüyorum. Kültürler arası etkileşim, etkili bir yoldur.

Kendini muhafazakar olarak tanımlıyor musun?

Bir gruba dahil değilim. Muhafazakar kelimesi Türkiye'de doğru kullanılmıyor.

Haklısın, o zaman şöyle sorayım: Kültürel olarak İslami bir geçmişten geliyorsun. Bu camianın gençlerinde, geçmişte yaşananlardan dolayı özgüven problemi olduğu söylenir. Sen buna katılıyor musun?

Özgüven problemi cahil insanda vardır, bunu belli bir camiaya yüklemek doğru değil.

'BABAANNEM DE KAPALI' DİYORLARDI

Nişantaşı'na ne zaman taşındın?

Beş yıl oldu.

Dışlanma sorunu yaşadın mı?

Batı'da böyle bir önyargı ile hiç karşılaşmadım. Ama burada başörtülü bir kadınla ilk kez konuştuğunu söyleyenler oluyor; bu benimle ilgili bir sorun değil, ayrıca komik geliyor. Aşamaz mıyız bunları artık… Kokteyllere ilk katılmaya başladığımda yanıma yaklaşıp, "Benim babaannem de kapalı" diyorlardı. Bu bilgi benim ne işime yarayacak! Ben bir sanatçıyım ve normal bir insanım. Ötekileştirmeye karşıyım.

Senin bu toplumun bir kısmında varolan bir önyargıyı kırdığını düşünüyorum ama sen sanki herkes senin gibiymiş gibi konuşuyorsun…

Sanatçılar kendilerini toplumdan biraz soyutlarlar, belki de bu yüzdendir. Zaten ülkemizde çok az sanatçı var. Başörtülü sanatçı çok daha az ama ben ne yapabilirim bu konuda?

Ama az olmasının bir sebebi var! Sen tam da bu sebepleri kıran, önemli bir şey yapıyorsun. Başörtülü sanatçıların az olmasının nedeni kültürel altyapının farklı olması değil mi?

Aslında hepimiz aynı altyapıdan geliyoruz. Burada Fransız burjuvazisi yok. Burjuva olarak geçinen insanlarınbüyükanneleri, teyzeleri de kapalı. Bana komik gelen de tam olarak bu. Büyük bir medeniyetin sahibiydik, dünyanın sanat merkeziydik. Fatih Sultan Mehmet sanat hamisi olarak anılan bir padişahtı. Fatih Sultan Mehmet Müslüman değil miydi? Onların sanat ve sanatçıyla ilgili bir sorunu yoktu. Sanat, bir noktada o geçmişten koptu, koparıldı. Kendi kültürünü reddettiğin an gerilemeye başlarsın.





SANAT TORPİLLE OLMAZ

Örnek aldığın kimler var?

Peggy Guggenheim'ın hayranıyım. Tüm sanatçıları bir araya getirmiş; Guggenheim müzelerini kurmuş. Amerika'nın, Avrupa sanatını toplaması gibi, bizde de Doğu sanatını canlandıracak şehir İstanbul'dur. İstanbul, hem Asya'yı hem de Avrupa'yı barındırır ve sahip çıkar.

Bir ressam olarak Türkiye'de önüne çıkan engeller ne?

Önyargılar... Sanatçılar kendi kültüründen utanmasa, yorumlamaktan çekinmese, her Arap harfi gördüklerinde onu ayet zannetmese, bu cahillikten kurtulsalar daha iyi hissederdim. Bir sanatçı portre yapmayı da, boyutu da, perspektifi de, hat sanatını da, tezyinatı da bilmeli ki eserine yorum katabilsin. Bir de… Sanat torpille olmaz, bu gerçeği unutmayalım.

BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI YÜZÜNDEN ÇİZMEYE BAŞLADIM

İlk ne zaman çizdin?

17 yaşında. İmam Hatip'te okuyordum. Başörtüsü yasağıyla birlikte okul aksadı. Şimdi gaz sıkıyorlar ya, o zaman da copluyorlardı. Sürekli eylemler vardı, eylem yapmak bana anlamsız geliyor. Eylemlere gitmek yerine, çizmeye başladım.

Ailen ne dedi?

Babam tarihçi, annem anaokulu öğretmeni… Sanata çok uzak büyümedim; annem amatör ressam, babam da kaligrafi ve motiflerle uğraşmış. Özel ders almaya başladım ama o dönem sadece hat, tezhip, ebru üzerine çalıştım.

ÖZGÜRLÜĞÜ ÖĞRENMEM ZAMAN ALDI

Seni tatmin etti mi?

Bir süre evet, ancak zamanla bu bana zanaatçılık gibi geldi; fikir yok, yaratıcılık yok, kendinden bir şey katma yok. Topkapı Sarayı'nda eğitim alıyordum ve kendimi 16. yüzyılda yapılanların taklidini yapıyor gibi hissediyordum.

Ne yaptın?

Özel bir sanat akademisine başladım, Fransız bir hocanın atölyesinde çalıştım. Bolca okudum, Türkiye'deki sanat piyasasını takip ettim. Dünyadaki sanat fuarlarını ve müzeleri gezdim, görerek öğrendim.

Ne değişti?

Geleneksel sanat, kurallar ile sıkı sıkıya bağlıdır, ben kuralları öğrenmiştim, sırada özgürlüğü öğrenmek vardı ve özgürlüğü öğrenmek zaman aldı. Kontrol mekanizmalarımı devre dışı bırakmam, yedi yıl boyunca öğrendiklerimi unutmam gerekti. Değişim zihnimde başladı. Sorular soruyordum; "Sanat nedir? Geleneksel sanatlar neden gelişemiyor?" gibi... Sorgulamaya başladıysan uzun yol seni bekliyor demektir.

TESETTÜR MODASINI ESTETİK BULMUYORUM

Giyim tarzının fark yarattığını düşünüyor musun?

Programlara çıktığımda nereden giyindiğimi soruyorlar. Bana güzel gelen ne varsa onu giyiyorum. Sade giyinmeyi severim. Farkım, estetik kaygımı kıyafetlere yansıtmam olabilir. Belki de bu yüzden dikkati çekiyorum.

İslami tesettür modacılarının işlerini beğeniyor musun?

Tesettür modacılarının kendilerini geliştirmeleri gerektiğini düşünüyorum, çoğunu estetik bulmuyorum. Her şeyden önce kendi tasarımlarını kendileri yapmaları gerekiyor.

Senin giyim tarzını eleştiren modacılar oluyor mu?

Olmuyor. Zaten o biraz zor! Aksine benimle çalışmak isteyen modacılar oluyor. Roma'da da modacılardan teklifler alıyorum ama hepsine mesafeli duruyorum. Şu an modaya sadece kendi tarzımla katılıyorum.

OSMANLI MODASI İNCELENMELİ

Çok iddialısın. Sen bu işle uğraşsan nasıl bir fark yaratırdın?

Bu konuda devasa bir geçmişimiz var. Osmanlı dönemindeki kadınların ve padişahların kıyafetleri dünyayı etkiledi. Kumaşta, ipekte dünyaya damga vurdular. Önce Osmanlı kıyafetlerini incelemek gerekiyor. Nurhan Atasoy'un bununla ilgili İpek adında çok güzel bir çalışması var. Bunları yorumlamak gerekiyor ama modacıların bilgileri ve tasarım becerileri yeterli olmuyor. Basit bir iş değil.

Seni örnek alan birini gördün mü?

Gördüm. Arkadaşlarım, benim gibi giyinenleri gördükçe Instagram'dan yolluyorlar. Demek ki birileri örnek alıyor. Ne diyelim, taklitler aslını yaşatır.

Başını bu şekilde örten başka kimse var mı?

İşime daldığım için insanları çok takip edemiyorum ama gördükçe arkadaşlarım yolluyor. "Nişantaşı'ndan başını senin gibi bağlayan biri geçti, sen miydin?" diye sordukları oluyor. Taklit edilmek her sanatçının kaderidir. Ben bununla gurur duyuyorum.

KISA KISA ÇİLEK

En sevdiği ressam:
Gustave Caillebotte

Bakmaya doyamadığı tablo: Hieronymus Bosch'un Dünyevi Zevkler Bahçesi

En beğendiği modacı:
Sarah Ann Murray

Çizerken dinlediği müzik: Barok

Döne döne izlediği film:
Woody Allen'ın Paris'te Gece Yarısı

Döne döne okuduğu kitap: Ernest Hemingway'in Paris Bir Şenliktir

Kendini en iyi hissettiği şehir: İstanbul ve Basel

İstanbul'da kendini en rahat hissettiği semt: Bu dünyada bize rahat yok

En tuhaf özelliği: Kendi özelliklerim bana tuhaf gelmiyor

Kendini en iyi anlatan kelime: Çilek

Kaynak:Yeniyüzyıl



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.