Şiddete karşı bir çift lafımız var

Giriş Tarihi: 8.3.2016
Şiddete karşı bir çift lafımız var

8 Mart, her yıl dünyada Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Bugün kadınların sorunları ve şiddet olayları, bir kez daha gündeme geliyor. Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Fuat Güner, Feridun Düzağaç, Barış Bağcı, Özgür Masur, Bora Kozanoğlu, Gökhan Tepe, Ali Aksöz ve Birol Namoğlu gibi ünlü erkekler; Esquire dergisine kadına şiddet konusundaki mesajlarını iletti

BORA KOZANOĞLU (37) - MİLLİ SÖRFÇÜ

"İnsanı hayvandan ayıran en önemli özellik; ahlaklı ve empati yetenegine sahip olmasıdır. Gerçek erkek ya da gerçek insan hiçbir sekilde kadına siddet uygulamaz, hatta uygulayamaz. Çünkü kendisine yapılmasını istemedigi bir seyi baskasına yapmaz. Ne siddet uygular, ne de zarar verir. Buna ragmen içinde böyle bir istek varsa; o kisi insani degil, hayvani boyutlarda yasıyor demektir. Bunun farkına varamıyorsa baskaları tarafından çesitli tedavi merkezlerine yönlendirilmelidir."

FUAT GÜNER (67) MÜZİSYEN

"Kadına şiddete hayır! Bunu söylemekten bile utanıyorum aslında... Şiddetin cinsiyeti yoktur. Kadına uygulanan şiddet, acizlik göstergesidir. Bu yürekten katıldığım cümleler, yıllardır söylenir durur. Bana acı gelen; geçen yıllara ve değişen zamana rağmen hâlâ kadına şiddetin sürüyor olması, hâlâ kadın cinayetlerinde ilk sırada anılan ülkelerden biri olmamız... Ruhu ve hayata bakışı sağlıklı bireyler ve nesiller yetiştirmemiz şart."

BARIŞ BAĞCI (40) OYUNCU

"Erkek siddet uygulamaz çünkü kendisiyle barısıktır. Insanın kendisiyle barısık olmasının ilk adımı, kendini fark etmekten geçiyor. Bence kendisini tanıyan insan, ruh hallerinin farkındadır ve neden, iyi ya da kötü davrandıgını, nelere canının sıkıldıgını ya da kendisini neden güçsüz hissettigini bilir. Sorunları anlık dürtülerle degil sagduyuyla, mantıkla çözmeye çalısır. Son dönemde çevremizde yasanan duygusal ve fiziksel siddet örnekleri hepimizin ruhsal dengesini sarssa da hayatı sorgularken olaylara at gözlükleri ve kliselerle degil genis bir perspektiften bakmamız gerekiyor. Siddet uygulamanın bir bahanesi olmadıgı kanısındayım. Insanların, mutlu bir hayatın çirkinlik ve zorbalıkla degil; anlayıs, sefkat ve sabırla yasandıgını tekrar hatırlaması gerekiyor. Hosgörü ve empati su an tam anlamıyla ihtiyacımız olan kavramlar. Insanların birbirine saygı duyabilmesi için diger kültürleri, örf ve adetleri, dinleri ve dilleri tanımaları, onlara hosgörüyle yaklasmaları gerekiyor. Sonrasında ise kendisini kabul ettirebilmek ve saygı görmek için zekasını, sabrını ve sevebilme yetenegini kullanması..."

FERİDUN DÜZAĞAÇ (47) MÜZİSYEN

Bütün erkeklerin hayatlarının farklı farklı evrelerinde kadınlar, çeşitli sebeplerle var. Bir kere; toplumumuzda hem dini hem de değer yargısı olarak el üstünde tuttuğu bir 'anne mefhumu' var. Sonra hepimizin hayatına damga vuran aşklarımız var... Şiddet ve nefret duygusunu bastırabileceğimiz başka bir bakış açışı gerekiyor. Bir yandan 'sözde' namus adı altında yapılan bütün bu şiddet olaylarının bu kadar kanıksanıyor oluşu da beni çok ürkütüyor. Hayatımda şiddete hiç yer olmadı, fikri şiddete yenik düştüğümde bile üzülürüm sonrasında.

BİROL NAMOĞLU (38) MÜZİSYEN

"Bu konuyu yorumlamaya çalışırken bile anlayamadığımı düşünüyorum şu anda. Şiddet uygulamanın temelinde yüzyıllardır süregelen anlamsız meseleler yatabilir. 'Güç kullanmak nedir?', 'Bir şeye zorlamak nedir?' gibi sorular dolaşıyor zihnimde. Erkeklerin güçleri yettiği için mi, kadını küçük gördüğü için mi, yoksa akılları yetmediği için mi şiddet uyguladıklarını sorguluyorum... Büyük bir ihtimalle akılları yetmiyor. Haberlerde duyuyoruz, gazetelerde okuyoruz; rakamlarla şu kadar kadın şiddet gördü, tecavüz edildi ya da öldürüldü diye... Maalesef bunların sayısı azalacağına artıyor da! Demek ki eğitemiyor ve eğitilemiyoruz. Yeterli ceza da yok; bence en önemlisi de bu. Faşist biri değilim ama kadınlara çeşitli sebeplerden dolayı şiddet uygulayan böyle adamları dünyadan sürmek lazım. İnsanın gerçekten siniri bozuluyor."

ÖZGÜR MASUR (37) MODA TASARIMCISI

"Sevgililer Günü, Kadınlar Günü... Bu tip günlerin özellikle kutlanmasını hiçbir zaman önemseyen biri olmadım. Maalesef bu 'özel' günlerin hep bir şiddet ya da bir zordan sonra ortaya çıktığını düşünüyorum. Şiddet uygulayan erkeğin her zaman kadından daha güçsüz, daha pasif, daha zayıf olduğunu ve her şeyden önce zeka özürlü olduğunu düşünüyorum. Özetle şiddetin her türlüsünü uygulayan bir erkek zeka özürlüdür."

ALİ AKSÖZ (38) OYUNCU

"Bir erkekten önce bir insan neden siddet uygulasın ki? Zaten yapılmaması gereken bir seyden bahsediyoruz; bunun sebeplerini aramak bile saçma geliyor. Belli bir kültürel asamaya geldiysek bunu konusmamız bile çok saçma; ama maalesef konusuyoruz. Ortada olan durumdan ötürü toplumsal olarak hepimiz suçluyuz. Çekirdek ailede verilecek egitimin çok önemli oldugunu düsünüyorum. Biz aslında dogru çekirdek aileleri egitmekle yükümlüyüz. Bilimsel, sanatsal ve pozitif çalısmalar sayesinde bu problemlerin üstesinden gelebiliriz. Ama bizim ülkemizde çok zor, çünkü çıkan her tecavüz, dayak ve cinayet haberini yan gelip yatarak ve patlamıs mısır yiyerek izliyoruz. Dolayısıyla tecavüze ugruyoruz, kavga ediyoruz, öldürülüyoruz, taciz ediliyoruz, dostlarımızla iliskilerimiz sekteye ugruyor. Dogru kararlar silsilesi gerekiyor özetle."
ARKADAŞINA GÖNDER
Şiddete karşı bir çift lafımız var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz