X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Her türlü aşırılığa karşıyım zaten aşırılık felaket getirir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Her türlü aşırılığa karşıyım zaten aşırılık felaket getirir

  • Giriş Tarihi: 13.3.2016
Her türlü aşırılığa karşıyım zaten aşırılık felaket getirir
Her türlü aşırılığa karşıyım zaten aşırılık felaket getirir

'Kurusıkı' adlı tiyatro oyununda rol alan Mete Horozoğlu, çocukların ailenin odak noktası olmasını sakıncalı bulduğunu söylüyor. Çocuk yetiştirirken dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan oyuncu, "Ben her türlü aşırılığa karşıyım, zaten aşırılık felaket getirir" diyor

Bir oyuncunun başarılı olup olmadığını dizilerde değil de, tiyatroda gösterebileceğinin canlı kanıtıdır Mete Horozoğlu... Sevenlerinin yorumlarına baktığımda; karizmasını ve mütevazılığını yere göğe sığdıramıyorlar. Oyunculuğunu zaten tartışmaya gerek yok; kendisine teslim edilen her rolün hakkını veriyor. Üstelik televizyon dünyasına kapak atıp tiyatroya vefasızlık yapmadan; neredeyse her sezon soluğu sahnelerde alıyor. Son yıllarda özellikle Levent Kazak oyunlarında yer almanın keyfini yaşadığını söyleyen Mete Horozoğlu ile iki sezondur devam eden 'Kurusıkı' isimli oyun hakkında ve gündelik yaşamına dair merak edilenleri konuştuk...
Tiyatro oyunculuğu için 'Er meydanı' derler, gerçekten bir oyuncu iyi olduğunu ispat etmek için tiyatro mu yapmalıdır?
Yok, hayır; öyle bir zorunluluk yok. Kamera oyunculuğu başkadır, tiyatro oyunculuğu başka. Kamerada çok iyi oyunculuk yapan bir adam, tiyatroda oynayamıyor diye kötü oyuncu olmaz. Evet, tiyatro er meydanıdır ama kamera da kolay değildir. Görüyoruz neler oluyor... (Gülüyor)
Bu sezon oynadığınız 'Kurusıkı' isimli oyunda, kariyer arayışları içersinde olan 'Numan' adında bir aktörü canlandırıyorsunuz. Peki, Numan hedefine ulaşabiliyor mu?
Oyundaki tüm karakterler oyunculukla iştigal aslında, tabii çok fazla bahsetmesem iyi olur. Seyirciye, "Aaa öyle mi?" zevkini kaçırtmak istemem.

ÖNEMLİ OLAN VİCDAN

Sanırım oyunda 'şiddet' kavramı üzerinde biraz fazla durulmuş...
Evet, şiddete eleştirel yaklaşıyoruz. Çok anlatamıyorum ama şiddetin ironisi var. Tabii, şiddet dediğimiz konu da sadece bizim ülkemizde değil, bütün dünyada var. Biz bunu; bir iş yaparken, bir insanın üzerine fazla gitmekle anlatmaya çalışıyoruz.
Bir insan neden şiddete meyil eder, eğitimsizlikten mi kaynaklanıyor?
Vahşilikten kaynaklanıyor. Eğitimli ya da eğitimsiz olmak fark etmiyor; okuma-yazma bilen ya da profesör olan da şiddet eğilimi gösterebilir. Önemli olan vicdan eğitimidir. Kendinden daha güçsüz bir varlığa gücünü uygulayınca, nasıl vicdan sızlamaz?
Gökçe Bahadır ile çıktığınız yola Bihter Dinçel ile devam ettiniz. Bunun sebebi neydi?
İkinci seneye başlarken Gökçe'nin yoğunluğu inanılmaz arttı ve artık vakti kalmamıştı. Kalan zamanını da dinlenmeye ayırması gerekiyordu. Sonra biz oyuncu değişikliğiyle oyuna devam etme kararı aldık.
Daha önce de Levent Kazak'ın yazdığı 'Cam' isimli oyunda rol almıştınız. O oyunda da Dolunay Soysert, Deniz Çakır, Selen Uçer gibi popüler oyuncularla çalışmıştınız, değil mi?
Hepsi popüler oyuncular tabii ama oyuculukla popüler olmuşlar, yani popülerlikle oyunculuk yapmıyorlar. İşini iyi yaptığı için popüler olmak, bir de popüler olduğu için iş yapmaya çalışmak var.
oğlum iyi insan olsun

Dizi çekimleri ve tiyatro arasında mekik dokuyorsunuz... Ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?
Gerçekten yoğun çalışıyoruz ama işlerden kalan vaktimin hepsini ailemle geçiriyorum. Ben de küçüklüğümü hatırlıyorum; babam sabah kalktığımızda gitmiş olurdu, akşam geldiğinde biz uyuyor olurduk.
Belki de çocukluğunuzdaki bu eksikliği ailenize yaşatmamak adına, siz daha toleranslı olabilirsiniz...
Çocukluğumda travmalar yaşadığımı düşünmüyorum. Babam, olabildiğince iyi bir babaydı. Ben de olabildiğince iyi bir baba ve iyi insan olmaya çalışıyorum. Oğlum Ali için de istediğim tek şey, iyi bir insan olması. Gerisi teferruat...
Modern çağda artık aileler çocuklarını özene bezene yetiştirmeye çalışıyorlar. Sizde durumlar nasıl?
Hayat o kadar özene bezene devam etmeyince, ne oluyor? Bizim kuşak büyürken odakta değildik; hayatın içinde yer alıyorduk. Şimdiki kuşakta odak, çocuk... Anne de, baba da, bakıcısı, anneannesi, teyzesi; yani herkes çocuk odaklı hareket ediyor. Peki, o çocuk evden çıktığı zaman, dışarıda herkesin odağında olamayınca ekstra bir sorun yaşamaz mı?
Çocuk evdeki ilgiyi sokakta bulamazsa, durumlar değişir mi?
Evet. Beni en çok düşündüren şey, 'İnsan ruhu o popülariteyi sağlamak için ekstra bir şeyler yapma durumunda kalır mı?' sorusu Kolejlerde okutarak ya da "Çocuğum şöyle sporlar yapacak" diyerek olmaz. Belki ekonomik bir sorun oldu ya da Allah korusun ama ölümlü dünya, belki babayı kaybetti ve aynı standardı devam ettiremedi. Bu durumda o çocuk hayata tutunabilir mi? Ben her türlü aşırılığa karşıyım, zaten her türlü aşırılık felaket getirir.

DENGELİ OLMAK LAZIM...

Çocuğunuzun oyuncu olmasını ister misiniz?
Keyif alacaksa, mutlu olacaksa; tabii ki isterim. Kötülüğün ve vahşetin çok ön planda olduğu bir çağda yaşıyoruz. Başka insanlar için kendini feda edebilecek bir iyilikte insan olsun da; ne işle uğraşmak isterse istesin.