X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şükran'la biz aynı bahçenin çocuklarıyız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şükran'la biz aynı bahçenin çocuklarıyız

  • Giriş Tarihi: 19.3.2016
Şükran'la biz aynı bahçenin çocuklarıyız
Şükran'la biz aynı bahçenin çocuklarıyız

Dün vizyona giren 'Şeytan Tüyü' isimli filmde Şükran Ovalı'yla başrolleri paylaşan Mustafa Üstündağ: Şükran'la dönem arkadaşıyız. Aynı bahçenin çocuklarıyız. Bu film, birlikte ilk projemiz olduğu için kendimizi heyecanlı ve mutlu hissediyoruz

'Şeytan Tüyü' isimli filmi, başrol oyuncuları Mustafa Üstündağ ile Şükran Ovalı anlattı. 15 yıllık arkadaş olduklarını ve ilk kez bir sinema filminde bir araya geldiklerini anlatan ikili, birlikte rol almanın heyecanını paylaştı. Murat Şenöy'ün yönettiği filmde 'Metin' karakterini canlandıran Mustafa Üstündağ, "Film, en yorucu çalışmam oldu diyebilirim. Çünkü durmadan koştum. Koştuğum mesafeyi toplarsak, buradan İzmit'e kadar koşmuşumdur" dedi. Filmde 'Neşe' adlı sürprizli bir karakteri oynayan Ovalı ise "Bu bir Mustafa Üstündağ filmi. Onunla ve aynı zamanda Güven Kıraç'la oynamayı hep hayal etmiştim. Onlarla çalışmak benim için onur" diye konuştu. İşte ikilinin anlattıkları...

ÇOK GÜZEL UYARLANMIŞ
Film, Armağan Tunaboylu'nun yazdığı 'Yıldız Cinayetleri' isimli romandan uyarlandı. Romanı okudunuz mu? Uyarlama konusunda endişeniz var mıydı?
MUSTAFA ÜSTÜNDAĞ:
Okudum ama bir endişem olmadı. Romanı çok sevdim, çok da güzel uyarlandı.
ŞÜKRAN OVALI: Ben de okudum ve sevdim. Aslında yeni bir şey anlatmıyor ama farklı bir şey anlattığı kesin. Senaryo da çok akıcıydı. Roman gerçekten hem güzel yazılmış, hem de çok güzel senaryoya uyarlanmıştı.

Bu filmde rol almayı istemenizde en çok ne etkili oldu?
Ş.O.:
Açıkçası senaryoyu okuduğumda çok keyifli geldi. Onun yanı sıra oyuncular çok etkili oldu. Mustafa, benim okul arkadaşım. Kendisinden öğrendiğim çok şey oldu. Bu bir Mustafa Üstündağ filmi aslında. Ben kendi adıma yardım etmek istedim. Eğer edebildiysem ne mutlu.
M.Ü.: Çok teşekkür ederim, Allah razı olsun. Biz Şükran'la dönem arkadaşıyız, aynı atölyeden çıktık, aynı bahçenin çocuklarıyız. Bu film, birlikte ilk projemiz olduğu için de ayrıca heyecanlı ve mutluyuz.
Ş.O.: Güven Kıraç ile birlikte rol almak da benim hayalimdi. Onunla ilk projemiz. Birine, 'Olmadı, şurayı şöyle yap' diyebilmek o kadar pahalı bir bilgi ki... Bazı şeyleri izlediğimde hiç mi arkadaşı yokmuş, hiç mi uyaran olmamış diyorum. Burada ben yanlış yapsam, biri beni yönlendirir. Bu güven çok önemli.
M.Ü.: Kiminle oynayacağın çok önemli. Sırtını dayayacağın biri olması hakikaten seni de yükselten bir şey.

Peki bu kadrodan nasıl bir film çıktı?
M.Ü.:
Enerjisi yüksek, herkesin aldığı rolü kaldırdığı bir film oldu. Kimse cepten yememiş.

Fragmanda hep kaçan bir 'Metin' karakteri var. 'Metin' neden ya da kimden kaçıyor?
M.Ü.
: İşlemediği cinayetler üzerine kalıyor. Bunlardan kendisini aklaması lazım. Kişilik tipi olarak suçlu bir herif olduğu için, polise de gidemiyor. Ben yapmadım dese de inandıramıyor ve cinayetleri kendisi uğraşarak çözmeye çalışıyor.
Ş.O.: Kirli işlere bulaşmış, her şeyi eline yüzüne bulaştırmış ama kalbi çok ortada iyi bir adam aslında. Ama okurken 'Kıyamam yazık bu adama' diyorsun. Kurtulmasını, temize çıkmasını istiyorsun.

DUBLÖRLÜK BAŞKA BİR İŞ!
Tehlikeli sahnelerde dublör kullanmışsınız Mustafa Bey...
M.Ü.: Evet, arabaların çarpışma ve çatıdan çatıya atlama sahnelerimiz vardı. Oralarda kullandım.

Siz atlayamaz mısınız?
M.Ü.:
Niye atlayayım? O zaman dublör nereden para kazanacak? O başka iş.

Siz aksiyona alışıksınız ama..
M.Ü.:
O kadar aksiyona alışık değilim. Bu filmde ben çok koştum.

Ne kadar koşmuşsunuzdur?
M.Ü.:
Toplasan İzmit'e kadar koşmuşumdur. Çekimler 40 gün sürdü. Ağustos sıcağında çektik. O sıcakta koşturmak yorucuydu.
Ş.O.: Sürekli nefes nefeseydi. Konuşma ritmi değişti. Güven'le Mustafa mahvoldular.

Eskiden şişko ve mutluydum
Şükran Hanım, filmde gelinlik giydiğiniz ve hamile olduğunuz bölümler var. Evlenip anne olma hayaliniz var mı?
Allah nasip ederse anne olmayı çok isterim.

Kick boksa nereden merak sardınız?
Dokuz yıl önce çok kiloluydum. Üç yılda 20 kilo falan verdim. Şişko ama mutluydum. Kilolu dönemlerim, en mutlu olduğum zamanlardı. 'Zayıflamasaydın' diyen de çok oldu. Kick boksa da başka spor yapamadığım için başladım.

Ne yapacağız kaygısı yaşamadık

Okul bitince 'Ne yapacağız?' kaygısı yaşadınız mı?
M.Ü.: Biz, birbirimizin toy halini biliyoruz. Ben yeni mezun olmuştum, Şükran öğrenciydi. Beraber geçiniyorduk ama hiç 'Ne yapacağız?' kaygısı yaşamadık. Oyunculuk yapacağımıza emindik.
Bugünlere geleceğinizi düşünüyor muydunuz?
Ş.O.: O dönemde herkes, Mustafa Üstündağ ve İlker Ayrık'ın çok başarılı olacağını söylüyordu. Başta anlamamıştım. Üçüncü sınıfa geldiğimde anladım, olup olmayacağını garip bir şekilde hissediyorsun. Derdimiz hep oyuncu olmaktı.
M.Ü.: Allah'a şükür hayalini kurduğumuz işi yapıyoruz. Rabbim kimsenin emeğini boşa çıkarmasın.
Ş.O.: Katılıyorum. Hayal ettiğim oyuncularla hayal ettiğim yerdeyim. Oyunculuk nöbetçi öğrencilik gibi bir şey. O yüzden her seferinde yeni başlıyor gibi hissediyorum.
Mustafa Bey, oğlunuz Kaan 2.5 yaşında. Nasıl bir ilişkiniz var?
M.Ü.: Çok keyifli gidiyor. Beni daha ekranda görmedi. Görse şaşırır herhalde.
Baba olmak sizi nasıl bir insan yaptı?
M.Ü.: Daha duyarlı ve bir o kadar da kaygılı biri yaptığı kesin. Birtakım değişiklikler oluyor. Hayatı çok dizginliyorsunuz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.