'Takımı iki günde hazırlar giyeceği elbiseyi 10 günde'

Giriş Tarihi: 20.3.2016
'Takımı iki günde hazırlar giyeceği elbiseyi 10 günde'

Ünlü teknik direktör Abdullah Avcı'nın büyük oğlu Mert'in bir rock grubu var. Grubun ismi Mosquito, Türkçesi sivrisinek. Baba-oğulla buluştuk... Abdullah Avcı, giyim-kuşam merakından futbola bakış açısına kadar her şeyi anlattı. Mert Avcı ile de grubunu ve evdeki Abdullah Avcı'yı konuştuk

Büyük oğlu Mert'in bir rock grubu olduğunu öğrenice hemen Abdullah Avcı'yı aradım. "Buluşalım, konuşalım, güzel fotoğraflar çekelim" dedim. Öylece bir araya geldik. Abdullah Avcı; özgüveni yüksek, sıcak, samimi biri. Bir de çok şık… İlginç bir hayat hikayesi ve futbola dair enteresan görüşleri var. Zaten söyleşiyi okuyunca onu artık sadece bir futbol adamı olarak tanımakla kalmayacak, kafasından geçenleri, hayata bakışını da öğrenmiş olacaksınız. Hadi buyurun…
Herkes sizi Abdullah Avcı olarak tanıyor ama ikinci isminiz Mucip… Ne demek Mucip?
Mucip, yaratıcı demek. Bir Kadir Gecesi dünyaya gelmişim. Yaşadığımız Avcı Apartmanı'ndaki diğer tüm aile bireyleri gibi benim ismimi de dedem koymuş. Dedem, Kasımpaşa'daki İbadullah Camii'nin hocası olduğundan, bana da Allah'ın 99 isminden biri olan Mucip'i uygun görmüş.
Çocukluğunuzda hangi isminizle çağrılırdınız daha çok?
Etrafta Mucip derlerdi hep. Hatta 'Abdullah futbolcu olmuş' dediklerinde mahalleli şaşırmış 'Abdullah kim?' diye.
Çocuklara isim vermek, aynı zamanda onlara misyon da yüklemektir. Sizin iki isminiz de ağır… Bu durum baskı yaratmadı mı üzerinizde?
Hem de nasıl! Abdullah ismini de babam vermiş. O ağırlığı taşımaya çalıştım hep. (Gülüyor) Hatta benim küçük kardeşim doğunca, dedem yine devreye girip "Onun da ismi Abdurrahman olsun" demiş ama annem itiraz edince kardeşimin ismi Mithat olmuş.
Aileniz Rizeli, siz Kasımpaşa doğumlusunuz. Nereli gibi hissediyorsunuz kendinizi?
Bir dönem Rizespor'da da oynadım ben. Ama İstanbul'da doğup büyüdüm sonuçta. Zaten Kasımpaşa'nın yüzde 70'i Rizeli'dir.
Hocam bu arada ses renginiz ve vurgularınız bir spiker kadar düzgün. Diksiyon dersi falan mı aldınız?
Hayır, bunun için eğitim almadım ama İstanbul'da yetişmemiz sebebiyle herhalde… Ne de olsa İstanbul'un merkezinde büyüdük. Çocukluğum İstiklal Caddesi'nde geçti. Sesimi ilk kez duyanlar hep 'Akademi mezunu musun?' diye sorar. Beyoğlu Ticaret Lisesi'ni bitirdim. Lise mezunuyum ben.
Neden gitmediniz üniversiteye?
Aslında spor akademisine gitmem için ısrar edenler oldu ama o dönem hem akademiye gitmek, hem Kasımpaşa'da oturup futbola vakit ayırmak çok zordu. Arabamız da olmayınca… Lise biter bitmez profesyonel futbola başladım; zaten bu yüzden okul hayatım yarım kaldı. Ama bilgiye, tekniğe açık olmam yüzünden kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Kardeşim Mithat ise Güzel Sanatlar'a gitti, resim bölümünü bitirdi.
Nasıldı Kasımpaşa'da büyümek?
Tam bir mahalle kültüründe yetiştim. Şimdi ne zaman 'Seksenler' dizisine denk gelsem o günlere dönerim. Bakkal, terzi, pastane, hatta el arabasında salatalık satanlar… Bu arada mahallede ilk televizyon bizim eve gelmişti. İlk gece tüm mahalleli toplanmıştı bize. Kahvehane gibiydi… Annem sobada kestaneler pişiriyor, ikramlar falan… Zaten yayın haftanın üç-dört günüydü. Neyse bize televizyonun geldiği o ilk akşam İsmet İnönü vefat etti. Yas nedeniyle herhalde yayın yapılmadı, İstiklal Marşı söylendi, ekran karardı. Unutulmaz bir geceydi.

ARKADAŞINA GÖNDER
'Takımı iki günde hazırlar giyeceği elbiseyi 10 günde'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz