X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bana ‘Yekta’nın hakkından ancak sen gelirsin’ diyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bana ‘Yekta’nın hakkından ancak sen gelirsin’ diyorlar

  • Giriş Tarihi: 9.4.2016
Bana ‘Yekta’nın hakkından ancak sen gelirsin’ diyorlar
Bana ‘Yekta’nın hakkından ancak sen gelirsin’ diyorlar

‘Yeter’ dizisine kadrosuna psikolog ‘’ karakteriyle giren Cenk Torun: Dizide sert ve kontrolcü ‘Yekta’ karakterine kafa tutan psikiyatrist ‘Gökhan’ çok çabuk benimsendi. Yolda beni çevirip ‘Yekta’nın hakkından ancak sen gelirsin” diyorlar

Atv'nin en çok izlenen dizilerinden 'Yeter', usta oyunculardan oluşan kadrosuna yeni isimler ekliyor. Ünlü sanatçı Nurdan Torun'un oğlu Cenk Torun, geçtiğimiz günlerde dizinin kadrosuna katıldı. Yedi yıldır ekranlardan uzak olan Torun, dizide psikolog '' rolüyle oynuyor. Cenk Torun, yeni karakteriyle ilgili merak edilenleri anlattı...

Uzun yıllar ara verdiğiniz beyazcama 'Yeter' dizisiyle döndünüz. Size 'Gökhan' karakterini canlandırmanız teklif edildiğinde neler hissettiniz?
Çok heyecanlandım. Çünkü 'Yeter' dizisi; gerek senaryosu, gerekse oyuncu kadrosuyla diğer işlerden farklı olduğunu daha ilk bölümlerde gösterdi. Dizide, aile içi şiddetin sadece fiziksel olmadığı ele alınıyor. Anlatım gücü ve senaryodaki karakterlerin derinliği de birleşince, ortaya böyle güzel psikolojik gerilimi olan bir iş çıkıyor.

'Gökhan', 'Yekta'nın uzun yıllarını birlikte geçirdiği eski bir dostu ve meslektaşı. Psikolog 'Gökhan' ile beyin cerrahı 'Yekta Harmanlı' arasında geçmişte yaşanan kırgınlıklar unutulacak mı?
Aynı yurtta kalan iki çok samimi arkadaş olan 'Gökhan' ve 'Yekta'nın iki sene boyunca yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor. 'Gökhan'ın, 'Yekta'nın annesinden sürekli gelen ama onun hiç okumadan sakladığı mektuplardan birini okuması; iki dostun arasını açıyor. Ardından 'Yekta', 'Gökhan'ın nişanlısıyla evlenince bağları iyice kopuyor. Ancak 'Gökhan' bir şekilde 'Yekta'nın annesi ile tanışıp onunla görüşmeye devam ediyor, hatta ona 'Ana' diye hitap ediyor. Aralarındaki kırgınlık biter mi, bilemiyorum. tüm ekip çok sıcak

'Gökhan', bir intikam peşinde gibi görünüyor. Ancak bazı hareketleriyle hâlâ 'Yekta'yı sevdiğini de sezebiliyoruz. 'Gökhan'ın, 'Yekta'nın düzelmesi için sarf ettiği çabalar sonuç verecek mi?
'Gökhan'; zeki ve tanıştığı kişileri vakalaştırıp yardımcı olmaya çalışan, 'Yekta'nın aksine paraya çok önem vermeyen, günü gününe yaşayan, vakit buldukça yardım kuruluşlarında gönüllü doktorluk yapan, evlilikten uzak duran biri. Ancak kadınlara düşkün. Nişanlısı 'İdil'le olan yarım kalmış ı da onun için çok önemli ve onu hâlâ unutamamış. 'Gökhan', 'Yekta'yı da bir vaka haline getirmiş; ona ne kadar kızarsa kızsın yardımcı olmaya çalışıyor. İlerleyen zamanda 'Gökhan'ın gösterdiği çabalar sonuç verecek mi, göreceğiz.

'Gökhan', dizide ölümcül bir hastalığın pençesindeki 'Ebru' ile aşk yaşıyor. Ancak 'Ebru'nun da 'Yekta' ile bağı var... Bu aşk uzun sürecek mi?
Bu aşk fazla süremez. Çünkü 'Ebru' ciddi psikolojik problemleri olan bir kız, bu durum 'Gökhan'ın 'Ebru'yu bir sevgiliden çok yardıma ihtiyacı olan 'Yektazede' bir kadın olarak görmesine neden oluyor.

Set ortamınız nasıl?
Genellikle devam eden işlere sonradan dahil olmak adaptasyon açısından hep sıkıntılıdır. Ben de kafamda soru işaretleriyle sete gittim. Fakat tüm ekip, oyunculardan teknik ekibe kadar herkes o kadar sıcak ve samimi davrandı ki, sanki ilk bölümden beri beraber çalışıyormuşuz gibi bir sinerji oldu. Bu kadar güzel insan bir arada olunca keyifli bir set ortamı oluyor.

MÜZİK BANA GÖRE DEĞİL

'Yeter' dizisiyle ilgili izleyiciden nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Çok güzel tepkiler alıyorum. İzleyiciler, 'Gökhan'ı da ilgi ile takip ediyor. Dizide sert ve kontrolcü 'Yekta' karakterine kafa tutan 'Gökhan' karakteri çok çabuk benimsendi. Yolda beni çevirip 'Yekta'nın hakkından ancak sen gelirsin' diye yorumlar yapıyorlar.

Birlikte bir projede yer almak istediğiniz isimler var mı?
Hayranı olduğum Fatma Girik ile 'Benim İçin Ağlama' isimli dizide çalışmıştık. Türkan Şoray'la da bir projede oynamayı çok isterdim.

Yeni sinema ve tiyatro teklifleri var mı? Siz de sanatçı annenizin izinden gitmeyi ve müzik sektörüne girmeyi düşündünüz mü?
Evet, teklifler gelmeye başladı. Müzik sektörü isepek bana göre değil, ben şarkı söylemekten ziyade dinlemeyi seviyorum.

Oyunculukta görsellik önemli mi? Sizce yakışıklı ya da güzel olmak avantaj mı?
Bence oyunculukta görsellik bir yere kadardır. Asıl önemli olan karizmadır. Ekranda karizman varsa, çirkin veya güzel olman hiç önemli değildir. İzleyici, senin o karizmanı beğenir ve izler.

Şu anda dizi ile birlikte işletmecilik ve otelcilik gibi işleriniz de devam ediyor mu?
Son iki senedir otellere yiyecek içecek danışmanlığı da yapıyorum. Dizi ile beraber de danışmanlık işlerim devam ediyor.

EKONOMİK NEDENLERLE SANATTAN UZAKLAŞTIM

'Çılgın Bediş' dizisi ile adım attığınız sanat hayatında birçok dizi, film ve tiyatro oyununda rol aldınız. 2008 yılında meslekten uzaklaştınız?
Bunun nedenleri nelerdir? Hiç aklımda yokken şans eseri kendimi bu sektörün içinde bulmuştum. Yıldız Tilbe'nin 'Delikanlım' klibi ile başlayan maceram; 'Çılgın Bediş', 'Benim için Ağlama', 'Melekler Adası' ve 'Köpek' gibi projelerle devam etti. 2008 yılında istediğim gibi işlerin gelmemesi ve ekonomik yetersizlik gibi nedenler yüzünden turizme yöneldim. Uzun yıllar birlikte çalıştığım Osman Yağmurdereli'nin vefatı da bu sektörde kendimi yalnız hissetmeme yol açtı.

SONUNDA 'YETER' DEDİM

Oyunculuk sizin için ne ifade ediyor?
Uzak kaldığınız dönemlerde kamera önünde olmayı özlüyor muydunuz? Çok enteresan, deli gibi özlüyorsun. Hani derler ya 'Sahne tozu yutmak' diye, böyle bir şeymiş işte. Ben de bu özlemi çok yaşadım. Fakat benim gibi uzun ara verdiğinizde, gelen projelerde daha seçici davranmak zorundasınız. İzleyiciye uzun bir aradan sonra 'Merhaba' diyeceğiniz proje çok önemli. Bu yüzden çok sabırlı olmanız gerekiyor. Ben uzun zaman iyi bir proje için sabrettim sonunda 'Yeter' dedim.

Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?
Boş zamanlarımı en çok spor yaparak geçiriyorum. Film izlemek, dizi seyretmek dışında oyun oynamak da en keyif aldığım hobilerimden. Ve tabii ki yemek yapmak. Öyle hemen aklınıza yaprak sarma falan gelmesin; tabii biraz daha İtalyan ve Fransız mutfağı düşünelim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.