X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ekibimde hiç erkek yok sadece güçlü kadınlar var!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ekibimde hiç erkek yok sadece güçlü kadınlar var!

  • Giriş Tarihi: 5.6.2016
Ekibimde hiç erkek yok sadece güçlü kadınlar var!
Ekibimde hiç erkek yok sadece güçlü kadınlar var!

Yeni single’ı ‘İnşallah Canım Ya’yı geçtiğimiz günlerde çıkaran ; menajerinden asistanına kadar ekibinde hiç erkek olmadığını söyledi: Bunun feminizmle alakası yok ama ekibimde çok güçlü kadınlar var. Benim dansçılarım da kadın, bugüne kadar erkek dansçılarla çalışmadım. ‘Kadınlar bir araya gelince kıskançlıklar olur, kavgalar çıkar’ derler ama tam aksine; biz birlikte çok eğleniyoruz

Pop müzik dünyasında hem kaliteli, hem de sempatik olmak zor iştir. de çok genç yaşta başarıyı ve şöhreti yakalamış, şahsına münhasır isimlerden biri. 10 parmağında 10 marifet var dersek yeridir; sesi güzel, farklı dillerde beste yapıyor, enstrüman çalıyor ve en önemlisi dans edebiliyor. Ağır abi takılsak da, şarkıları radyoda çalınca eşlik etmekten kendimizi alamıyoruz. Atiye'nin geçtiğimiz hafta yeni single'ı 'İnşallah Canım Ya' çıktı. Fırsat bu fırsat deyip Hilton İstanbul Bosphorus'da buluştuk. Kendimizi yemyeşil bir bahçenin ortasında bulunca; hem çocuklar gibi ağaçlara tırmanarak eğlendik, hem de yeni şarkısını ve hakkında merak edilenleri konuştuk...

'İnşallah Canım Ya' isimli yeni single'ınız için nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?
Güzel bir heyecan, güzel bir stres... Başka şarkılar üzerine çalışırken, Volga Tamöz bu şarkıyı yolladı. Sadece beste ve aranjesi hazırdı, sonra Murat Güneş üzerine sözleri yazdı ve ilk dinlediğimde 'Bu şarkı hit olur' diye düşündüm. Sonrasında Volga'yı aradım ve "Bu şarkı benim" dedim. O da "Tamam, zaten senin için yaptım" dedi. Bu arada stüdyoda şakalaşırken; biri "İnşallah canım ya" demişti, ben de "O lafı kullanmamız lazım" demiştim ve istediğim oldu. Single'ı yaza yetiştirmek istedik ve başardık.

SEVGİLİYLE ÇALIŞMAK RAHAT

Bugüne kadarki şarkılarınızda hep ironik sözlere yer verdiniz. Bunun özel bir sebebi var mı?
Eğlenceli sözleri çok seviyorum. Müziğimin de hareketli olması hoşuma gidiyor. Çünkü dans etmeyi çok seviyorum ve insanları mutlu etmek için çaba sarf ediyorum. Kendi bestelerim arasında çok iyi slow şarkılarım da oluyor ama insanları mutsuz etmektense, mutlu etmeyi tercih ediyorum. Bu single'da hazırlıklar epey uzun sürdü. Fotoğraf çekimine özen gösterdik ama klibi hemen çekemedik. Çünkü İstanbul'da hava kötüydü ve ben tam bir yaz klibi olsun istedim. Güneşli hava olsun, denize atlayabileyim diye düşündüm. O yüzden Bodrum'a gittik ve klibi Yalıkavak'ta iki günde çektik, tam istediğim gibi oldu.

Kliplerinizde hep en iyi yönetmenlerle çalışmıştınız. Bu klibi kim yönetti?
Erkek arkadaşım Joram de Bruyne çekti. Bu, kendisiyle ikinci çalışmamız oldu. Zaten birkaç senedir kapak fotoğraflarımı da çekiyordu. Artık kliplerimi de çekmeye başladı.

Erkek arkadaşınızın yönetmenliğinde çalışmak nasıldı?
Tabii ki çok daha rahat oluyor. Çünkü tamamen güveniyorum ona. Zaten zevklerimiz birbirine çok yakın ve ön hazırlığımız çok detaylı oluyor. Stil danışmanım Ece Özel ve saçmakyaj ekibiyle çok titiz çalışıyoruz, bol bol toplantılar yapıyoruz.

Monitörün başında sevgiliniz oturunca, kendinizi beğendirme çabası oluyor mu?
Güzel bir soru, hiç öyle düşünmemiştim. Gözüne güveniyorum. Sonuçta; sanat, sanat tarihi, fotoğrafçılık ve grafik tasarımı konularında Hollanda'da eğitim aldığı için işinin ehli aslında, o yüzden teslim oluyorum.

KADIN ARANJÖR ARIYORUM

Menajer, basın danışmanı, stil danışmanı, asistan; ekibiniz hep kadınlardan oluşuyor, feminist misiniz?
Feminizmle alakası yok ama bizim ekipte güçlü kadınlar var. Dansçılarım da zaten kadındır, bugüne kadar erkek dansçılarla çalışmadım. Keşke bir de kadın aranjör bulabilsem... Belki ileride ben olurum. Yeni evimde küçük bir stüdyo kurmayı düşünüyorum. Piyanom da var zaten, bestelerimi genelde onun başında yapıyorum.

Ekipte erkek olunca kıskanılıyor musunuz?
Hayır, onunla hiçbir alakası yok. Benim hiç öyle bir tercihim olmadı. Benim dans stilime kadınlar daha çok yakışıyor. Zaten dana önce dansçıydım ve kadınlardan oluşan gruplarla sahneye çıktım. Biraz da alışkanlık diyebilirim. 'Kadınlar bir araya geldiğinde kıskaçlıklar olur, kavgalar çıkar' derler ama bizde öyle bir şey olmuyor, aksine çok eğleniyoruz.

Sevenleriniz arasında 'Kız arkadaşlarımızı evde bırakıp erkek erkeğe Atiye konserine gittik' diyenler olmuş. Bu ne hissettiriyor?
Bu durum mutlu etmiyor dersem, yalan olur. Kadınların beni tehdit olarak görmemesi hoşuma gidiyor. Tabii ki kadın hayranlarım da var. Sanırım hayranlarımın yüzde 60'ı kadın, yüzde 40'ı erkek diyebiliriz. Konserlerime çift olarak gelenler de var ve birbirlerine sarılarak şarkılarıma eşlik ediyorlar.

''KADINLAR BENİ TEHDİT OLARAK GÖRMÜYOR''



BENİ ANNEM KEŞFETTİ

Kariyerinize baktığımızda; dansçılık, şarkıcılık, bestecilik var... İşin şov kısmına bütünüyle hazırlanmanız, uluslararası bir marka olmak için mi?
Aslında hedeflerle gelişen bir şey değil. Tamamen doğuştan diyebiliriz. Yeteneğimi çok küçük yaşlarda fark etti ve bale dersleriyle başladım; daha sonra jazz, modern dans, hip-hop ve Latin dansları geldi. İlk hayalim; Janet Jackson, Madonna gibi dünya starlarının arkasında dans etmekti. Sonrasında müziğe olan merakım artmaya başladı ve kendi bestelerimi yaptım. Müzikallerde oynamayı ve o yönde bir eğitim almayı düşündüm ama liseyi bitirdikten sonra Türkiye'de çıkardığım single başarılı olunca profesyonel kariyerime adım attım. dünya vatand aşıyım

Biz bir Türk'ten İngilizce şarkı dinlemeye kapalı bir milletiz. Bunu sevdirdiğinize inanıyor musunuz?
Zaten İngilizce bir şarkıyla çıkış yapmıştım ama altyapı oryantaldi. Tanınmıyordum ve çok enteresan bir müzik stili çıkmıştı ortaya. Tabii ki bu kadar beğenileceğini düşünmemiştim. O cesaretle, daha da güzel şeyler yapmaya çalışıyorum.

Anne Hollandalı, baba Türk ama Almanya'da doğdunuz. Bir dönem Amerika'da eğitim aldınız, sonra eğitiminize İzmir'de devam ettiniz. Adaptasyon sorunu yaşadınız mı?
Çok karışık değil mi? Kendimi tüm kültürlere çok yakın hissediyorum ama Türk kültürüne bir tık daha yakınım. Antakya'daki baba tarafımdan akrabalarımla bağım çok güçlü. Yemek zevkim de aslında öyle, acı yemeyi çok seviyorum. Babaannem, yengem ve halalarım, Antakya'dan sürekli yemek yolluyorlar. Annem Hollandalı ve oraya da çok gidiyorum. Bu arada annem ile babam ayrı değil. Çok ülke gezdim ve her gittiğim yerin dilini öğrendim, asimile olmayı başardım. Bir nevi dünya vatandaşıyım.

İÇİMDEKİ KÜÇÜK KIZ HİÇBİR KAYBOLMAYACAK

Hep bıcır bıcır bir kız çocuğu haliniz var. Bir gün Atiye'yi vamp bir kadın olarak görebilecek miyiz?
Hayır, çünkü ben öyle bir kadın değilim. Kendisiyle barışık, rahat bir insanım. Sohbet etmeyi ve eğlenmeyi seviyorum ama hiçbir zaman vamp bir kadın olmayı düşünmedim. Olduğum halimle kendimi seviyorum. İlk şarkımı çıkardığımda 17 yaşındaydım ve bildiğim kadarıyla o yaşta başka biri yoktu. O dönemde kendimi olduğumdan daha yaşlı göstermek istemedim. Her dönem olması gerektiği gibi geçti ama içimdeki küçük kız hiçbir zaman kaybolmayacak.

SAHNEDE OLMAK EVLİLİKTEN DAHA HEYECANLI

Evliliğe niyetiniz var mı?
Her kızın hayalinde evlenmek ve güzel bir gelinlik giymek vardır ama dürüst olmam gerekirse benim hiçbir zaman öyle bir hayalim olmadı. Arkadaşım evlendi, Bremen'de onun düğününe gittim. Çok güzel ve romantikti... Başkalarını görünce onlar adına mutlu oluyorum ama benim çok arzuladığım bir şey değil. Benim için sahnede olmak daha heyecan verici. Zamanı geldiğinde tabii ki ben de evleneceğim ama şu an önceliğim iş.

İnternetteki yorumlarda, kliplerinizde sürekli tayt giymeniz çok konuşulmuş...
Benim çıkış yaptığım dönemde çok fazla giyen yoktu; sonra moda olunca, ben giymeyi bıraktım. Son yıllarda tayt giymemeye dikkat ediyorum.

EN İYİLERLE ÇALIŞMANIN BİR BEDELİ VAR

Yaşınız daha genç ama çok para kazandınız mı?
Kazandığım her şeyi müziğime yatırıyorum. Gerçekten en iyilerle çalışıyorum ve bunun da bir bedeli var. Fotoğraf ve klip çekimlerimizin geniş bir prodüksiyonda olmasına önem veriyorum. Çünkü beni en iyi şekilde yansıtmasını istiyorum. Dolayısıyla her şeyin en iyisini yapmaya çalışıyorum ve geriye de çok bir şey kalmıyor. (Gülüyor)

KLİBİMDE BABAANNEMİ OYNATMAK İSTİYORUM

Aileniz şöhret olmanızı kabullenebildi mi?
Sonradan duyduğuma göre; ilk zamanlar dedem biraz kızmış, istememiş. Bizim ailede daha çok doktor ve avukat var. Sanatçılık da ailedeki herkesin ruhunda var ama iş olarak kimse düşünmemiş. Şu an tüm ailem benimle gurur duyuyor ve yeni bir şarkım çıktığı zaman hemen arıyorlar. Özellikle babaannem çok seviniyor, onu çok çok seviyorum. Hatta daha önce beraber 'Beyaz Show'a da çıktık, şarkı söyledik. 100 senelik Arapça bir şarkıya, babamla beraber söz yazdık ve bu şarkının klibini Antakya'da çekmeyi düşünüyorum. Klipte babaannem kesin olacak ama diğer aile bireylerinin de olmasını istiyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.