Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Almanya’daki konuşmam sonrası Erdoğan beni arayıp tebrik etti

Giriş Tarihi: 12.9.2016
Almanya’daki konuşmam sonrası Erdoğan beni arayıp tebrik etti

Geçtiğimiz günlerde bir Alman kanalına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili övgü dolu açıklamalar yapan Wilma Elles: O konuşma sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan beni tebrik etti. Türk bir ailem var, ben de bir Türk vatandaşıyım. Siyaset okudum ve çok sevdiğim ’yi uluslararası platformda hep savunuyorum

atv'de yayınlanan 'Yeter' dizisinde rol alan oyuncu Wilma Elles, tam bir sevdalısı. Altı yıldır 'de olmasına rağmen özellikle darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Sokağa çıkın' talimatıyla demokrasi nöbetlerine katılan Elles, geçtiğimiz günlerde bir Alman kanalında 'yi ve Erdoğan'ı öven açıklamalarıyla dikkat çekmişti. Elles, "Erdoğan kadar çalışan kimse yoktur. Yollar, köprüler açıyor" demiş, Alman medyasını Türkiye hakkında yanlış resim çizmekle eleştirmişti. İşadamı Kerem Göğüş ile evlendikten sonra Türk vatandaşı olan ve TC kimliğini sosyal medyada paylaşan Elles, Türkiye-Almanya ilişkilerinin güçlenmesi için köprü olmak istediğini belirtti. Güzel oyuncuyla dizinin yeni sezonu öncesi konuştuk...
Diziyi en son nerede bırakmıştık?
Çok heyecanlı bir yerde bırakmıştık. En son ben 'Yekta'yı zehirlemiştim. Yekta zarar görecek mi? Beni yakalayacaklar mı? 'Aylin' ve çocuklarının durumu ne olacak? Biz de heyecanla bekliyoruz.

BÜYÜK GURUR DUYDUM

Yaz nasıl geçti; neler yaptınız?
Çocuklarla beraber güzel bir tatil dönemi geçirdik. Alanya'da bir film festivaline katıldım. Sonra Fransa'da ailemle, kardeşlerimle bir araya geldim. En son Saraybosna Film Festivali'ne katıldım. Oradaki büyükelçiyle bir görüşme fırsatımız oldu. Diplomatlardan bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Ben de bu sene de Türk-Alman Gençlik Köprüsü'nün büyükelçisi oldum. Türk-Alman ilişkilerini sağlamlaştırmak için çalışıyorum.
Darbe girişimi sonrası Alman kanalında yaptığınız açıklamalarınız çok konuşuldu...
Evet. Bana bir sürü tebrik mesajı geldi, 'İyi ki konuştun' dediler. Çünkü Almanya'da hep tek taraflı haberler yapılıyordu ve Türkiye'de yaşanan olaylara inanmıyorlardı. Ben onlara neler yaşadığımızı, nasıl bir tehlike atlattığımızı anlattım. İlk başta açıklamalarımı inandırıcı bulmadılar ama geçen gün Başbakan Angela Merkel da televizyonda söylediklerimin aynısını söyledi. 'Almanya, Türkiye'nin yanında olmalı. Bu darbe girişimini kınamamız lazım' çağrısında bulundu. Ama tabii biraz geç oldu. Hemen Türkiye'nin yanında olmaları gerekiyordu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, bu açıklamanızın ardından sizinle konuştu mu?
Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştuğum için beni tebrik etti. Çok sevindim, çok gurur duydum.
Siz de demokrasi nöbetlerine katılıp bayrak salladınız. Türkiye'de yaşayan bir yabancı olarak bu milli hissiyata nasıl kapıldınız?
Sonuçta ben de Türküm. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve Türk bir ailem var. Türkiye'yi uluslararası platformda hep savunuyorum. Mesela üç sene önce New York'ta Türk yürüyüşünde de Türk bayrağını sallamıştım. Çünkü ben Türkiye'yi çok seviyorum. Seçilmiş cumhurbaşkanının yanındayım. Ben siyaset okudum ama şu an siyasetçi olmak en zor şey. Ben o yüzden siyaset yapmıyorum. Sadece bir sanatçı olarak doğruların yanındayım.
Darbe girişiminde neredeydiniz?
Biz İstanbul'daki yeni evimize taşınmak üzereydik. Eşim Kerem köprüde kaldı; sabaha karşı geldi. Uçaklar yukarıdan çok hızlı geçiyordu; çok korktum. Hemen telefonları şarja taktım. Yaşananlara inanamadım. 'Bu nasıl akıl almaz bir şey' diye düşündüm. Tüm gece televizyon seyrettim. Cumhurbaşkanı konuşunca biraz rahatladım.

İYİ TÜRKÇE KONUŞMAK İSTİYORUM

Türkiye'ye altı sene önce geldiniz. Burada neler yaşadınız?
Altı sene içinde ülke olarak çok güzel şeyler de yaşadık, üzücü olaylar da. Terör saldırıları ve darbe girişimi sebebiyle moralimiz bozuldu, çok şehit verdik. Onlara çok üzülüyorum. Ama çok güzel şeyler de yaşadık. Mesela en son Yavuz Sultan Selim Köprüsü açıldı. Açılışına ben de gittim. İki kıtayı birleştiren üçüncü köprünün üstünden geçmek muhteşem bir deneyimdi.
Türkçe dersi almaya devam ediyor musunuz?
Ben aslında hiç Türkçe dersi almadım. Hep gözlemleyerek, dinleyerek, konuşarak ilerlettim Türkçe'mi. Ben aslında bir çocuk gibi Türkçe öğrendim ama kendimi daha da geliştirmek istiyorum. İlk başlarda yapımcılar, 'Daha fazla öğrenme, biz bu aksanını seviyoruz' diyorlardı ama hedefim mükemmel Türkçe konuşmak.
Başka projeleriniz var mı?
Türkiye ile yabancı ülkelerin ortak olduğu birkaç film projesi var. Ama benim en önemli projem kanserli hastalar için hayata geçirdiğim veri tabanı. Annem 1.5 yıl önce yumurtalık kanseri olmuştu. Kanser tedavileri hakkında saatlerce araştırmalar yaptık ama maalesef doğru bilgilere ulaşamadık ve annemi kaybettik. Ben bu süreçte o kadar çok insanla tanıştım ki, çoğu bu yazı göremediler bile. www.cancer- statistics.com'da büyük bir anket oluşturdum, burada hastalar tecrübelerini paylaşıyorlar.

PSİKOLOJİK ŞİDDET GÖREN KADINLARIN SESİYİZ

'Yeter'de canlandırdığınız 'İdil' karakteri daha önce oynadığınız karakterlerden farklı...
Evet, dediğiniz çok doğru. Önceden güçlü, bencil, planlar peşinde olan kadınları oynadım. 'İdil' ise güçsüz başladı ama sonradan güçlendi. 'Yekta' kadınlara iyi davranmıyor. 'İdil'e de, 'Aylin'e de kötü davrandı. 'İdil', 'Aylin'i, 'Yekta'dan kurtarmak istiyor. 'Aylin'le birlikte hareket ettiği için artık daha güçlü hissediyor kendini.
Siz 'Yekta' gibi bir adamla olsanız ne yapardınız?
Çok şükür benim böyle bir ilişkim yok. Öyle bir şey olsaydı; onunla iletişim kurmaya çalışırdım. Dürüst olmak, duyguları doğru anlatmak, dışarıdan yardım almak lazım. Ama iyi ki böyle bir dizi yapılıyor. Çünkü şiddet denilince akla sadece dayak geliyor ama psikolojik şiddet de çok kötü ve üzücü. Birçok insan ailesinde ya da iş çevresinde psikolojik şiddete maruz kalıyor. Biz burada kadınların sesi olmaya çalışıyoruz.
Siz nasıl buluyorsunuz 'İdil'i? Kendinizle karşılaştırıyor musunuz?
Zaman zaman ama ben bir adamı hayatta mantarla zehirlemem.

EN AZ DÖRT ÇOCUK İSTİYORUM

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?
Çocuklar tüm sıkıntılarımı unutturuyor, bana umut veriyor. En önemli yatırımımız; çocuklarımız. Anne olduktan sonra kendimi daha güçlü ve daha güzel hissediyorum. Benim en büyük isteğim; iyi bir oyuncu ve anne olmaktı. Enerjik ve uyumlu bir insan oldum diye düşünüyorum.
Tekrar anne olmayı istiyor musunuz?
İnşallah. Benim dört kardeşim var. Kalabalık aileleri seviyorum. En az dört çocuğum olsun istiyorum. Futbol takımı bile kurabilirim; o kadar çok seviyorum çocukları.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Almanya’daki konuşmam sonrası Erdoğan beni arayıp tebrik etti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz