X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkücüler aşağılanır ama sosyetik düğünlerde bile ‘Caney Caney’ çalar!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkücüler aşağılanır ama sosyetik düğünlerde bile ‘Caney Caney’ çalar!

  • Giriş Tarihi: 23.10.2016
Türkücüler aşağılanır ama sosyetik düğünlerde bile ‘Caney Caney’ çalar!
Türkücüler aşağılanır ama sosyetik düğünlerde bile ‘Caney Caney’ çalar!

Ünlü şarkıcı Ceylan, türkü ve arabesk türünde yapanları aşağılayan bir kesim olduğunu söyledi ve ekledi: Ama en sosyetik düğünde bile ‘Caney Caney’i söylediğinizde herkes ayağa kalkıp halay çeker. Buse Terim’in düğününde bile ‘Tavukları Pişirmişem’ çaldı

'Çocuk sanatçı' denince akla ilk gelen isimlerden biri 'Küçük Ceylan'. 80'lerin başında hayatımıza girdi ve ara vermeden kariyerine devam ediyor. Türkü ve arabesk türünde yapanlar, bazı kesimler tarafından eleştirilere maruz kalsa da "Türkücüler de entelektüel olur" dediği için kendisini ressam asaletinde fotoğraflamak istedim. Moda'da bir resim atölyesinde buluşarak; hem kendi yaşantısını, hem de son günlerin en çok konuşulan ismi '16'lık bar şarkıcısı 'yı konuştuk...

ACILARIN ÇOCUĞU DEĞİLDİM
Müziğe başlayalı kaç yıl oldu?
9 yaşında profesyonel olarak bu işe başladım ama 6 yaşındayken babamla sahneye çıkıyordum. Toplamda 32 yıl oldu.
16 yaşında barlarda şarkı söyleyen Aleyna çok konuşuldu. Küçük yaşta bu işe başlamak sizin için nasıldı?
Zor ama bizim başladığımız larda, sanata ve sanatçıya gösterilen saygıyı iyi bildiğim için iyi ki sanatçı olmuşum diyorum. İzmir Fuarı'nda açık havada; İbrahim Tatlıses, Hülya Avşar, Osman Yağmurdereli'yle birlikte bir gruptuk ve halk konserleri veriyorduk. Ben tabii ki o dönemlerde içkili mekanlarda sahneye çıkmadım, zaten öyle bir şey imkansızdı. Peki, Aleyna'yı sahneye çıkaran mekanlara tepki yok mu? Galiba kızın psikolojisi de bozulmuş, onu anlayabiliyorum.
Biz Sabah olarak; Aleyna'nın halk konserleri yapmasını ama gece kulüplerinde çıkmaması gerektiğini yazdık...
Babam da sanatçıydı ve plakları vardı; ben babamdan mikrofonu kapıp kendimi sahneye atardım. Benim aileme de tepki göstermişlerdi, 'Çocuğun sırtından para kazanıyorlar' diyorlardı ama ailem bana hiçbir zaman 'Sanatçı ol' demedi, bu benim tercihimdi. Fakirlikten gelebilirim, ama 'acıların çocuğu' değildim. Böyle bir hikaye yazıp halkı kandırmadım. Arkamda, kurdu ve kuzuyu bilen babam vardı.

KORUMALARLA GEZİYORDUM
Sizin aldığınız en büyük tepki neydi?
Boğazım kuruduğu için bir gün sahnede su içtim, onu içki zannetmişler. Babam da, "Bir dakika ya, ben çocuğuma içki içirir miyim?" diye saldırıya geçmişti. Bugün hâlâ su içerken acaba içki mi zannediyorlar diye üzerimde baskı hissediyorum. Gerçekte öyle bir şey yok, ben alkol kullanmıyorum. Benim kızım şu anda Kanada'da yüksek lisans yapıyor, oğlum da üniversitede okuyor ve Aleyna çocuklarımdan da küçük. Bana 'Çocuklarınızın şöhret olmasını ister misiniz?' diye sorsanız, ünlü olmalarını asla istemem.
Erken yaşta yıldız olduğunuz için okulunuza devam edebilmiş miydiniz?
Ben okuyamadım ve işten dolayı ortaokul birinci sınıfta okulu terk etmek zorunda kaldım. Tabii ki şöhretin bir bedeli var ve bunu ödemeden kimse bir yere gelemiyor. Tabii hayat okulunu iyi okudum. Kızım okulunu üçüncülükte bitirmişti, hatta ödülünü de bana verdiler.
Aleyna şimdiden çok çalıştığı için devamsızlık yapmaya başlamış...
Ailesinin maddi durumunu bilemiyorum ama bence iki sene bekleyebilir ve daha dikkatli olunabilir. Çünkü eski masumiyetler yok artık, en azından barlarda çıkmasın. Acaba ailesi, 'İki sene sonra Aleyna, Aleyna olur mu?' diye mi aceleci davranıyor? Bir de bu var ama onu bilemem. Kızı kınamıyorum, sanatçı olmasına karşı değilim ama ben çocuklarımı böyle bir cenderenin içine atamam.
Çocuk yaşta gelen şöhret sizin psikolojinizi etkilememiş miydi?
Çok gelgit yaşadım. Eve geldiğimde annemden, babamdan korkardım ama kapıyı açtığımda onlarca insan çığlık çığlığa boynuma atlardı. Evde başka, dışarıda başka biri gibi olunca kafam karıştı. Kaçırılırım diye korumalarla geziyordum. Mesela bir hayranım askerden kaçmış ve bizim sevgili olduğumuzu zannediyordu. Ona yar olmadığım için beni tüfekle vurmaya konsere gelmiş ama başaramadı, sonra tutuklandı ve cezaevine girdi. Düşünsenize, beni sahnede vurabilirdi.
Bunlar sizde izler bırakmıştır...
Tabii ki dondurma travmam var. Şu an bile her akşam mutlaka bir tane dondurma yerim ve bunun nedenini kimse bilmez, bunu ilk defa söylüyorum. Buzdolabımda onlarca, çeşit çeşit dondurma vardır. Çünkü sesim kısılır diye çocukken bana dondurma yasaklanmıştı ve bu bende iz bıraktı. Çok istediğim zaman iki tane de yiyorum. Anlayacağın inadına yiyorum.

TATLISES'E BİLE TÜRKÜCÜ DİYORLAR
Müzik türünüzün de daha eğitimsiz bir kitleye hitap ettiği düşünülüyor...
Aşağılayan bir güruh var ama İbrahim Tatlıses'e bile türkücü diyorlar. Bundan gocunmuyorum, ne olursa olsun insan özünü bulur; sosyete için de böyle! En sosyetik düğünde bile 'Caney Caney' ya da 'Lorke Lorke'yi söylediğinizde herkes kalkıp halay çekiyor. Bunu kimse inkar edemez. Buse Terim'in düğününde bile 'Tavukları Pişirmişem' çaldı. Sosyetik olayım diye çabam olmadı ama o camiadan da arkadaşlarım var. Onlara önyargıyla bakmamak lazım; kendilerine göre dünyaları var ve herkesi oraya almak istemeyebilirler. Müzik işin içine girince; bunun ne alt tabakası, ne de üst tabakası kalıyor. Güzel iş yaparsanız, herkes dinler.
Bu algıyı kırmak için ne yapılabilir?
Kırmaya hiç çalışmadım, hep olduğum gibi yaşadım. Türkücüler de entelektüel olabilir. Gündemi takip ederim; modaya uymam ama kendime yakışanı tercih ederim. Zaten kültür, okuldan önce aileden alınır. Benim de nerden geldiğim, kim olduğum belli... Onlarca albümüm ve sinema filmim var. O yüzden kendimi hiç kimseye ispat etmek zorunda değilim. Ben buyum; beğenen alsın, beğenmeyen dinlemesin. Okul okumadım ama sektörün kitabını değil, ciğerini yazarım.

BU YAŞTAN SONRA PLATONİK TAKILAMAM
Aşk hataları da yaptınız değil mi?
Tabii ki yaptım, çok genç yaşta evlendim ama iyi ki çocuklarım olmuş. Şimdi onlar bana arkadaş gibiler. Hakkımda yanlış bilinen iki şey var. Birincisi; 'Halasının oğluyla evlendi' demişlerdi. Benim halamın oğlu bile yok, ilk eşim annemin çok uzaktan akrabasıydı. İkincisi de kızımın evlendiğini sanıyorlar ama kızım değil, kız kardeşim evlendi. Evlilik çok zor iş, bence her şey zamanında güzel... Aile içinde olsun, aman kız dışarı gitmesin diye çocukları erken yaşta evlendirmeye çalışıyorlar ya, bu bana göre mantıksız. Ben çocuklarımı sevmedikleri insanlarla evlendirmem, öyle bir haksızlık yapamam.
Çocuklarınızın evlenme yaşı geldi ya da geliyor. Siz bu aşamada tekrar evlenir misiniz?
Her şey olabilir, neden olmasın! Kalbim dolu olabilir. (Gülüyor) Genç bir kadınım, tabii ki gönlümde biri var.
Platonik değildir herhalde...
Bu yaştan sonra platonikliği mi kaldı... (Gülüyor) 20'li yaşlarda olsam belki ama şimdi uzaktan uzağa sevecek vaktim, zamanım yok. Her şey yolunda gidiyor; aşkım da, sevgim de karşılıklı... Bu yaştan sonra hiç platonik takılamayacağım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.