Sertab’la birbirimizin hemşiresi gibi olmuştuk

Giriş Tarihi: 4.5.2017
Sertab’la birbirimizin hemşiresi gibi olmuştuk

Travmalarla dolu bir hayat yaşarken milyonlara ulaşan albümler yapan başarılı şarkıcı , geçmişini ve geleceğe bakış açısını anlattı. Bir dönem eşi olan Sertab Erener’le olan ilişkilerini de anlatan Yüksel, “İkimiz de zor hastalıklar geçirdik ve birbirimizin yanında olduk. O yüzden de aramızda sevgiliden ziyade dost, hatta hemşire gibi bir durum oldu” dedi

'in hayatı roman gibi... Ünlü şarkıcıyı 1993 yılında çıkardığı 'Medcezir' albümüyle tanıdık. Etrafa gülücükler saçan Yüksel'in hayatında ise bir dram yatıyor. Anneannesi ve üvey dedesinin büyüttüğü şarkıcı; abla dediği kişinin annesi olduğunu 7 yaşında öğreniyor, babasını ise 35 yaşında tanıyor. Travmalarla dolu bir hayat yaşarken milyonlara ulaşan albümler yapan Yüksel'in yaşadıkları, bugünkü kararlarını da etkilemiş. Çocuk yapmak için anne ve babaların bir arada olması gerektiğine inandığını söyleyen Yüksel, "Doğru insanı bulamadığım için çocuk sahibi olamadım" diyor. 'Hayatıma Dokunan Şarkılar' albümünü de bugün hayranlarıyla buluşturan Yüksel'in gençlik yıllarından bugünlere kadar uzanan ilginç yaşam öyküsünü ve deneyimlerini kendisinden dinledik...



'Hayatıma Dokunan Şarkılar' adlı arabesk albümünüzü çıkardınız. Gençlik yıllarınızda arabesk dinler miydiniz?
Açık konuşmak gerekirse sevmezdim ama dinlerdim. Bu albümde de çocukluğumdan beri dinlediğim arabesk şarkıları topladım. Prodüktörlüğünü Burhan Bayar yaptı. Çocukluğumda dinleyip dalga geçtiğim şarkıların ne anlama geldiğini büyüyünce idrak ettim. 'Yalnızım Dostlarım' şarkısını yıllardır sahnede söylüyordum. Bunun üzerine arabesk albümü yapmaya karar verdik. Altı ay bekledim. Evde 35 derece sıcakta kayıt yaptım. Bu şarkıları resmen terleyerek okudum. Burhan Ağabey çok şaşırdı; "Senin şarkıları okuma biçimin kendine has" dedi.

'İLK AŞKIMA ŞARKI SÖYLEMİŞTİM'
Bu şarkılarla ilgili hiç anınız var mı?
14 yaşındayken 'Mutlu Ol Yeter' şarkısını, ilk aşkıma söylemiştim.

Hepsi hayatınıza dokunan şarkılar mı?
'Yalnızım Dostlarım', 'Mutlu Ol Yeter', 'Hor Görme Garibi' şarkıları öyle. Diğer şarkıları da çok seviyorum. Bu albümün dışında da çok sevdiğim arabesk şarkılar var ama bu albümde bunları topladık.

Kendinizi yalnız hissediyor musunuz?
Ben zaten yalnızım. Yalnız doğdum, yalnız öleceğim. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaktan ve evde yalnız olmaktan hoşlanıyorum. Bir mutluluk yaşadığımda, ben yaşıyorum. Kendi kabuğuma çekilmeyi seviyorum. Ortada olmak ya da star olmak gibi bir amacım yok.



Hayat paylaştıkça güzelleşmez mi?
Tabii ki paylaştıkça güzelleşiyor ama sonuçta onu yapan da, yapamayan da benim.

Küçük yaştan beri mi yalnız hissediyorsunuz kendinizi?
18 yaşına kadar Antalya'da ailemin yanındaydım. Bir sürü arkadaşım ve dostum vardı. 18 yaşında İstanbul'a geldim ve tek başıma oturdum. Hayatımı idame ettirmem lazımdı. Üsküdar'da bir evim vardı. Aslında ev değil, bir bodrum katıydı; orayı ev yaptım. Orada yalnız olmaya başladım. "Yalnızlık hiç de kötü bir şey değilmiş" dedim. Biraz vefasız olabilirim. Zaten çok akrabam yok.

'MEŞHUR OLMAK İSTEYEN TUHAFLAŞIYOR'
Anne-baba olarak bildiğiniz anneanneniz ve dedeniz vefat etmişti sanırım...
Evet, onları kaybettim.

Bir dönem kendinizi geri çektiniz. Neden?
Özel hayatınsa neden paylaşıyor, neden çıkıp açıklama gereği duyuyorsun ki! İstemediğim yerde bulunmadım. Ama ben kabuğuma çekildiğim zaman hayattan çekilmiyorum, birtakım hobilerime daha fazla zaman ayırıyorum. Meşhur olacağım diye bir sürü şeyler yapıyorlar. Onların tuhaf davranışlarına anlam veremiyorum.

Unutulma hissi yaşamadınız mı?
Unutulmak çok acayip bir duygu. Bir dönem var olup da sonrasında akıllardan silinmişseniz durum feci demektir. Hâlâ beni dinliyorsanız, bu benim şansım. Klasikleşmiş şarkıları okumuş olmak çok güzel bir duygu. Hâlâ bana 'Medcezir albümün çok güzeldi' diyorlar. Bunlar beni çok mutlu ediyor. Bunun avantajı da, dezavatanjı da var. 'Medcezir'e benzer albüm yapıyorsun, 'Kendini tekrar etmiş' diyorlar. Farklı bir şey yapıyorsun, bu sefer de 'Medcezir'e hiç benzemiyor' diyorlar. (Gülüyor) Hâlâ sahneye çıktığımda, o albümden altı-yedi şarkı söylüyorum. İnsanlara karşı yaklaşımınız da önemli. Ben herkese içimden geldiği gibi davrandım. Bu yüzden birbirimizi çok seviyoruz.



Sizi hep kibar, sakin biri olarak görüyoruz. Sinirlenip etrafınızdakilere bağırdığınız oluyor mu?
İnsanız sonuçta, her türlü durumda olabiliyoruz. Sahneye çıktığım ekiple ilginç bir ilişkim var. Hem çok seviyorum onları, hem de biraz sert davranıyorum sanırım. Arkamı dönüp baktığımda birden geriliyorlar. Ama bu işle ilgili bir durum, onun dışında kolay kolay kimseye kızmam.

'YAŞIM GEÇTİĞİ İÇİN ÇOCUK İSTEMEDİM'
Çocuk sahibi olmak istemediniz mi?
Kısmet olmadı. Gençlik dönemime baktığınzda 35-40 yaşına kadar çocukça bir hayatım oldu. Ben çocukken 'Bir çocuk yapmamın ne anlamı var? dedim. 45'ten sonra da 'Artık bu yaştan sonra çocuk yapsam ne olur' dedim. Büyüdüğünü göreceğim ama ben çok yaşlandığımda o gençlik dönemini yaşıyor olacak. Bunu da istemedim. Artık 50 küsur oldum.

Bir kez daha evlenmeyi düşünmediniz mi?
Evliliğe tamamen karşıyım. Evlilik sadece çocuk yapmak için olmalı. Çocuk yapılacak kadını bulduğun zaman yapılmalı. Çok iyi bir ilişkin olmalı. İki sene sonrasında ayrılık olmamalı. Çocuk, anneli-babalı büyümeli. Çocuğa bakış açım da çok farklı. Bu yüzden de doğru insanı bulamadığım için yapmadım.

'SERTAB BENİM HEMŞİREM OLDU'
Bu düşüncenizde aile yaşantınızın etkisi var mı?
Tabii ki direkt onunla ilgili. Annem dediğim insan, annem değil. Baba dediğim insan baba hiç değil; hiçbir kan bağımız yok. Anneannem ve dedem baktı, büyüttü beni. Dedem de anneannemin ikinci eşiydi. Sonra birden bakıyorum babam diye 35 yaşında bir adam çıkıyor. Hayatımda enteresan şeyler oldu. İki insan bir arada olmalı ve onun üzerine çok yoğunlaşmak gerekiyor. Bu konuda ekstra düşünceliyim.

Eski eşiniz Sertab Erener ile ilişkiniz hiç bozulmadı. Dost kalmayı nasıl başardınız?
O hastalıklarla ilgili bir durum. Bir dönem çok zor ameliyatlar geçirdi ve ben onun yanındaydım. Sonrasında ben hastalandım. O dönemde de o benim yanımdaydı. O yüzden de sevgiliden ziyade dost, hatta hemşire gibi bir durum oldu aramızda. Farklı bir iletişimimiz var.



ÖZEL HAYATIMDA ÇOK ZOR BİRİYİM
İkili ilişkilerinizde zor musunuz?
Çok zorum. O biraz da Terazi burcu olmamdan kaynaklanıyor sanırım. Yükselen burcum da Boğa. Her zaman en iyisi olsun istiyorum. İyi davranıldığında 'Bu kadar iyi davranma' diyebilirim.

Çok aşık olur musunuz?
Olurum. Aşk dediğiniz şey arayıp bulunacak bir şey değil. O geliyor ve seni buluyor. Bazen ayrılıklar yaşıyorum, bazen mutlu beraberliklerim oluyor. Üzüldüğümde çok ağlarım. Mutluysam yüksek yaşarım. Güldüğüm zaman da çok gülerim.

Para hırsım yok minimumda yaşarım
"25 yaşında kendimi çok beğenmiş biriydim, sonra değiştim" demiştiniz. Hastalık süreciniz mi sizi değiştirdi?
Hastalık beni çok etkiledi. Hastayken gittim geldim açıkçası. O sırada 'Acaba kendimi yanlış mı anlattım?' diye çok sordum. Sonrasında hayata bakışım değişti. Giderken tamamen çıplak gidiyorsun, yanına hiçbir şey almıyorsun. İnsan bunlardan çok etkileniyor. Allah korusun insanın başına gelmesin ama bazen de bunları yaşamak gerekiyor galiba.

Para hırsınız yok mu?
Hırs olarak yok ama hayatımı kazanmak zorundayım. Standartlarım çok yüksek değil. Minimumda yaşamaya devam ediyorum.
ARKADAŞINA GÖNDER
Sertab’la birbirimizin hemşiresi gibi olmuştuk
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz