Türkiye'nin en iyi haber sitesi

‘Renkli, kendim gibi olduğum bir çekimdi’

Giriş Tarihi: 7.6.2017
‘Renkli, kendim gibi olduğum bir çekimdi’

Cosmopolitan Türkiye için Los Angeles’ta Nihat Odabaşı’na poz veren dünyaca ünlü şarkıcı Madison Beer: O kadar kolay ve hızlı çalıştık ki... Renkli, kendim gibi hissedebildiğim çok profesyonel ve eğlenceli bir çekimdi. O anları hiçbir zaman unutmayacağım

Yeni single'ı 'Dead' ile müzik listelerinde hızla yükselen ve milyonlarca takipçisi olan Madison Beer, Los Angeles'ta Cosmopolitan Türkiye için Nihat Odabaşı'na poz verdi, Işın Cansu Canayak da kendisiyle Skyp'dan röportaj gerçekleştirdi. İşte, 12 yaşındayken kendine ait YouTube kanalında yayınladığı bir videoyla hayatı değişen Madison Beer'in anlattıkları:
O zamanlar tam anlamıyla bir Belieber'dım. Eski tweet'lerime bakarsanız, bunun kanıtlarını bulabilirsiniz. Arkadaşım Nicole ile evde zaman geçiriyorduk. Bir anda Twitter hesabımdan binlerce bildirim yağmaya başladı. Ne olduğunu dahi anlayamadım. 'Seni seviyorum, lütfen beni takip et' gibi mesajlar yağmaya başlamıştı. Justin, beni üç kez retweet etmiş meğer.

HAYATTAKİ ÖNCELİĞİM MÜZİK
Cosmopolitan Türkiye için yaptığımız Nihat Odabaşı ile olan kapak çekimleri Los Angeles'ta bir evde, tüm gün sürdü. O kadar kolay ve hızlı çalıştık ki; hiçbir aksilik olmadı. Renkli, kendim gibi hissedebildiğim, doğal bir makyaj ve saçın olduğu, herkesin kendini çok rahat hissettiği bir çekimdi. Zaten kimsenin bir çekimde günler, saatler harcamak istediğini sanmıyorum. Her şeyin profesyonel, akıcı ve eğlenceli geçtiği çekimler eminim ki herkesin daima hatırlamak istediği türden işler oluyor.
Beverly Hills'ten West Hollywood tarafına taşındım. Tek başıma yaşamak konusundaki heyecanımı daha fazla bastıramadım! Bu, kendime ait ilk evim. Bu zamana kadar ben de elbette ailemle yaşıyordum ama artık yalnız başıma bir evi idare etmeyi öğrenme zamanım gelmişti. Bir yandan evimi düzene koymaya çalışıyorum, kalan zamanım da stüdyoda son single'ım üzerinde çalışmakla geçiyor. Hayatım en çok müzikten ibaret diyebilirim. Oyunculuğu veya sahnede olmayı da sevebilirim ama müzik, yani şarkı söylemek daima önceliğim oldu, her zaman da öyle olacak.
6-7 yaşındayken okuldaki tüm oyunlarda başrol oyuncusuydum. Olmadığımda kalbim kırılıyordu. Bir şekilde yeteneğimle dikkat çekebilmek, bana kendimi 'evimdeymiş' gibi hissettiriyordu. 3 yaşındayken evde ABC'nin jenerik şarkılarını söyleyerek koşuyormuşum. Ailem için bu mesleği seçmem hiç şaşırtıcı olmadı.
Kariyerimin başlarında insanların sevgisini kazanmanın ne kadar zor olduğunu hatırlıyorum. Çok stresli bir dönemdi. Şimdi her şey yolunda ama bir süre, etrafımdakilerin doğal olarak benim yerimde olmak istediğini sezebiliyordum. Gerçekten zordu. Ama şu an kendimi daha olgun ve deneyimli hissediyorum. Çünkü işim gereği kendimden yaşça büyük insanlarla çok daha ciddi ilişkiler içinde olmak zorundayım. Bu da beni büyüttü. Kendimden yaşça büyük insanlarla iş yapıyorum, daha hızlı büyümek zorundayım.

KRİMİNAL DİZİLERİ SEVİYORUM
Eğer sanatçı olmasaydım sanırım ya sıradan bir lise öğrencisi ya da kendini dedektiflik kariyerine adamış biri olurdum. Sebebini bilmiyorum ama hep kriminal dizilere ayrı bir ilgim oldu. Sanırım şarkıcı olmasaydım FBI'ın davranış bilimleri analizi ünitesinde çalışan biri olurdum.
Hayranlarıma doğal ve açık olmaya ama bunu abartılı bir yere taşımamaya çalışıyorum. Çünkü tüm yorumlara cevap verebilmem imkansız. Sadece orada olduğumu hissettirmek istiyorum. Kendiniz de birilerine hayran olabilecek yaştaysanız, bu rol-model statüsü karşısında ürkmemeniz mümkün değil. Ama tek başına da olsa bir şeyleri değiştirme gücünüz olduğunu bilmek de harika.

JUSTIN'LE YAKIN DOST OLDUK
"Justın'le karşılaştığımız ilk anı bugün gibi hatırlıyorum. Gerginlikten çok heyecanlanmıştım. Annemle birlikte bir etkinliğe katılmıştık. Göz göze geldiğimiz an, annemin elini tuttuğumu hatırlıyorum. Davetten sonra sahne arkasına geçtik. O anlarda heyecandan ölebilirdim. O ise bana 'Selam tarz sahibi kız' deyip sarıldı. Ona hemen orada birkaç şarkı söyledim. Gerçeküstü bir andı. Düşünün; o 16, ben ise 12 yaşındaydım. Hemen o sırada arkadaş kalmamız çok mümkün değildi. Ama zaman geçtikçe durumlar eşitlenmeye başladı, yakın dost olabildik."
ARKADAŞINA GÖNDER
‘Renkli, kendim gibi olduğum bir çekimdi’
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz