X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER FİKRET ESER: Bir ümit var...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

FİKRET ESER: Bir ümit var...

  • Giriş Tarihi: 10.3.2013

Türk edebiyatının anıtlarından Ahmet Hamdi Tanpınar, "Beş Şehir" kitabında Bursa'nın tarihini anlatırken, camiler, kervansaraylar, hanlar, hamamlar, çeşmelerden söz eder. Sizlere bir yıl önce iki bölüm halinde ayrıntılarıyla anlatmıştım. Şehrin geçmişten gelen zarafetini, gururunu ve mütevaziliğini bu topraklarda yaşanmış değerli isimlerle yad ediyordu. Bugünkü manşetemiz vesilesiyle yine Tanpınar'ı anmak kaçınılmaz oldu.

***

Edebiyatın çınarı Tanpınar Bursa Ovası'na hakim bir kır kahvesinde doyumsuz manzarayı övdükten sonra bakın neler demiş: "Hiç bir şey düşünmek istemiyorum. Sadece bu anı ve bu aydınlığı Bursa Ovası denen büyük ve zümrütten yontulmuş kadehten içmekle kalacağım. "En iyisi budur, diyorum; eşyayı bırakmalı güzelliğinin saltanatını içimizde kursun." Bilirsiniz her şehrin bir ünvanı vardır, Bursa'nın ki ise Yeşil'dir... Gerçekten de öyledir.. Ancak Bursa, Tanpınar ustanın söz ettiği şehir değil artık. Artık sanayinin özellikle tekstil ve otomobilin kalbi. Gelişme kaçınılmaz ancak çarpık yapılaşma yüzünden son 40 yılda Türkiye'nin sebze ve meyve cenneti Bursa ovasının yüzölçümü yarı yarıya azalmış durumda. Ömer Koşukavak arkadaşımız haberinde, Büyükşehir Belediyesi'nin iki yıl önce bölgeyi tel örgüyle çevirip "Bursa Ovası Koruma Alanı" ilan etmesine rağmen yapılaşmanın önüne geçilemediğini aktarıyor. 39 bin hektarlık alanın 20 bini aşan kısmı işgal edilmiş. Ziraat Mühendisleri Odası, Bursa ilinin yüzde 40'ında çok verimli araziler olduğunu ortaya koyuyor. Ancak yıllar içindeki kayıpların da vurgulandığı araştırma sonucunda gelinen noktanın vehameti de ortaya konuyor.. "Son 40 yıl içerisinde yarısını çarpık yapılaşma ve sanayileşme ile kaybettiğimiz ülkemizin en verimli meyve, sebze ve diğer tarımsal ürünlerinin yetiştiği Bursa Ovası'nın kalan yarısını da hızla devam eden kaçak yapılaşma ve her geçen gün seviyesi düşen yeraltı su seviyesi nedeniyle kaybetmek üzereyiz." Yani tam da öyle bir noktadayız ki, bir adım atılması gerekiyor yoksa Yeşil Bursa yalnızca kitaplarda, filmlerde ve anılarda kalacak... Bursa İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Çelik'in önerisi bu noktada kurtarıcı olabilir. Çelik, kentsel dönüşüm hamlesiyle bereketli ovanın kurtulacağını düşünüyor. Şehir estetiğinin düzelmesi, insanların düzgün konutlarda yaşaması için yola çıkılan kentsel dönüşümün tarım ve yeşilin kurtarılmasına da vesile olma ihtimali bile çok güzel...
***

Bursa Ovası yalnız bölgenin değil Türkiye'nin cenneti ve kurtarılması için her türlü çabanını desteklenmesi gerekiyor... Ünlü ozanımız Nazım Hikmet Bursa Hapishanesi'nde yazdığı şiirinde "Mürdüm eriği çiçek açmıştır. ilkönce zerdali çiçek açar mürdüm en sonra" diye şehrin doğasını tasvir eder... Nazım'ın izini sürelim. Yazın şeftali, dağ çileği, ahududu, böğürtlen, incir, kiraz başta olmak üzere envai çeşit meyvenin yetiştiği Bursa'da kışın da armut, ayva, kestane, her türlü elma yetişir. Sebzelere sıra gelirse yerimiz yetmez... Yine şairle noktalayalım:
Hava lezzetli ve
aydınlık
fakat iyice
ısınmadı daha
çağlanın kabuğu
yemyeşil tüylüdür
henüz yumuşacık...
Sevgilim,
nar tanesinin
rengine bayılırım
nar tanesi, nur tanesi
kavunda ıtrı severim
mayhoşluğu erikte...


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.