Bursa'yı konuşturan kadın

Giriş Tarihi: 7.4.2013

Siyasiler, şirket yöneticileri ve yönetici adayları, yılların spiker ve programcısı Hülya Özen'in yeni öğrencileri. Diksiyon ve hitabet dersleri veren Özen'in felsefesi: "Konuş ki seni görebileyim..."

Küçük
bir çocukken eline aldığı saç fırçasıyla TRT spikerlerini taklit eden Hülya Özen amacına ulaşmış. Başarılı spikerlik geçmişini programcılığa da taşıyan Özen, edindiği tüm tecrübeleri, hitabet sanatının inceliklerini öğrenmek isteyenlere aktarıyor.
Öncelikle
kısaca sizi tanıyalım.
1974 Bursa doğumluyum. İyi bir Bursalıyım. Radyo spikerliğiyle başladığım çalışma hayatımı önce televizyon programcılığında şimdilerde ise diksiyon eğitimleri ve hitabet sanatı seminerleriyle sürdürüyorum.

Spikerlik sizin çocukluk aşkınız mıydı?
K
esinlikle öyle. Hani şarkıcılığa heves eden çocuklar nasıl ellerine bir tarak alıp ayna karşısında şarkı söylerse ben de kendimi bildim bileli annemin kıyafetlerini giyer, altıma bir sandalye çeker, saç fırçasını elime alır aynanın karşısında sürekli TRT spikerlerini taklit ederdim. İstediğim tek dal sahne sanatlarıydı ama ailemizin çoğu fen bilimlerinden mezun olduğu için benim de onlar gibi iyi bir meslek sahibi olmam düşünüldüğünden fen bilimlerine yönlendirildim, aslında en büyük düşkünlüğüm edebiyattı.

Nasıl başladınız peki spikerliğe?
Bilgisayar operatörü olarak mezun oldum okuldan ancak mesleğimi hiç yapmadım. Mezun olduğum yıllarda özel radyolar açılmaya başladı. Özel radyolardan tesadüfen teklif aldım ve istek programları ile başladım çalışmaya. Hemen ardından Radyo S açıldı ve benim için hayatımın dönüm noktası oldu bu kurum çünkü istediğim işi yapmanın odak noktası oldu. Biz sınavla radyoya alınan öğrencilerdik TRT'den emekli Aslan Tunçata ile birlikte çok çalıştık. Sınavı kazandık işe başladık ve pek çok program yaptık. Bu arada sesimi etkili kullanmanın yollarını da usta isimlerden öğrenme şansım oldu.
Televizyonculuk nasıl gelişti?
Meslekte iyi bir yere gelince sizi sadece radyoda dinlemek yetmiyor, ekranda da görmek istiyorlar. Televizyonun verdiği vizyon, seslendirme çalışmalarını da beraberinde getirdi. Bu arada hızla ilerleyen teknoloji bana çok yardımcı oldu. Böylece internet aracılığıyla şehirlerarası seslendirmeler yapma şansı da buldum. Benim için bir hayaldi evin içerisinde bir radyo programı yapıp o programı paket olarak radyoya göndermek. Bu hayalim de bir süre sonra gerçekleşti. Sürecin getirdiklerine ayak uydurup kendimi geliştirdim daha doğrusu joker eleman haline geldim sektörde.
Diksiyon eğitimlerine nasıl geçtiniz?
Zamanın ilerlemesiyle birlikte tanınırlığınız artıyor ve sizden bu konuda yardım isteyenler çoğalıyor. Bu tür taleplerle sıkça karşılaşmaya başlayınca kendimi bu yönde geliştirmem gerektiğini anladım ve çok okuyarak, çok deneyimleyerek, eğitimler alarak diksiyon dersleri konusuna yöneldim.
Kaç kelimeyle konuşuyoruz günlük olarak?
Gün içinde bir insan 200-250 kelime kullanır. Kelimelerimizi lekeleyen sesler oluşmaya başlar. Türkçe'de 80 binin üzerinde kelime var.
Diksiyon eğitimi ve güzel hitabet için sizden kimler eğitim alıyor?
Siyasiler, şirket yöneticileri, yönetici adayları ve aslında ön planda olmak isteyen herkes diyebiliriz kısaca.
Beden diliyle ilgili eğitimleriniz de var mı?
Biz konuşmasak bile bedenimizle karşı tarafa yüzde 60 vermek istediğimiz mesajı ilettiğimiz düşünürsek elbette ki, beden dili eğitimleri bizim için olmazsa olmaz. Eğitimlerimizin genelinde diksiyon, etkili konuşma, sunum teknikleri, kürsü duruşu ve beden dili davranışları ve hitabet sanatının incelikleri yer alıyor.

'İyi konuşan daha başarılı olur'
Neden güzel konuşmak istiyorlar? Biz aslında toplumsal baskılarla yetişen bir toplumuz. Büyükler varken küçüklere laf düşmeyeceğini, parmak kaldırmadan konuşulmayacağını öğreniyoruz hayata ilk atıldığımız dönemlerde. Konuşmayı ilk öğrendiğimiz zamanlarda ise ayakkabıya "pappa" diyen insanlarla muhatap oluyoruz ve doğal olarak ayakkabı dememiz yıllarımızı alıyor neredeyse. Susmayı bir erdem sayıyoruz, "beni bilen biliyor yaklaşımı geliştiriyoruz" ama öyle değil işte. İlişkilerde konuşabilmek, kendini doğru anlatabilmek çok önemli ve biz bunu maalesef bilmiyoruz.
Konuşmak için neden yardım ister insan?
Biz iyi konuşamayan bir toplumuz. İyi konuşan liderlerimizin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. İyi konuşan insanlar doğru iletişim kurma becerileri sayesinde çok daha başarılı olurlar. Boşanmaların bile yüzde 90'i iyi iletişim kuramamaktan kaynaklanmaktadır. Bir insanın konuşması, duruşu, beden dilini kullanışı pek çok şey anlatır.

ARKADAŞINA GÖNDER
Bursa'yı konuşturan kadın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz