X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayattaki en büyük aşkı sinema ve tiyatro
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayattaki en büyük aşkı sinema ve tiyatro

  • Giriş Tarihi: 11.10.2013

Filmekimi festivali için Bursa'ya gelen Kerem Ayan, eğitimi, hobisi, zevkleri, kısacası hayatı sinema ve festivaller üzerine kurulu biri. Bunun üzerine bir de tiyatro aşkı ve yönetmenlik becerisini eklemiş Ayan...

Sinema salonunun önünde buluştuğumuz organizatör Kerem Ayan'la sohbetimiz bir sanat severin sinemaya, Türkiye'ye ve hayata bakışı etrafında şekillendi. Yıldız Teknik Üniversitesi makine mühendisliği bölümünden mezun olmasına iki ay kala, büyük teyzenin yanına Paris'e sinema eğitimi almaya giden Kerem Ayan, yolunu bu ani kararla çizdiğini anlattı. Eğitimine devam ederken bir yandan radyoda iş bulup harçlığını çıkardığını söyleyen Ayan, film festivalleri organizasyonlarında ufak tefek görevler almaya başlamış. 17 yıl gibi uzun bir zaman dilimini yurt dışında geçiren Ayan için perdenin arkasında durmak her zaman keyifli olmuş. Okulunu bitirdikten sonra Cannes Film Festivali'nde çalışmaya başlamış genç sinemacı ve "çok iyi bir okul" dediği bu organizasyondan çok şey öğrenmiş. "Cannes'da düzenlenen organizasyonların içinde yer aldıktan, sonra bundan sonraki tüm festivaller organizasyon açısından basit gibi geliyor insana" diyen Kerem Ayan, Türkiye'deki çalışma ortamına ayak uydurmakta epey zorlanmış. Tiyatro deneyiminin üçüncüsünü devlet tiyatrolarında sahneye koyacağı "Yaşamak denen bu zahmetli iş" adlı oyunu ile tadacak olan sinemacı ve tiyatro yönetmeni Ayan, "sinema çok güzel bir sanat ama öyle çok film izliyorum ki festivallerde... Profesyonel bir bozulmaya doğru gitmekten, işimin rutine binmesinden korkuyorum. Bu açıdan bakıldığında tiyatro bana bir kaçış, bir yenileyiş sağlıyor" diyerek hayatı çeşitlendirmenin önemine vurgu yapıyor. Türk sinemasının yurt dışında isim yapmaya başlamış olmasının çok güzel bir aşama olduğunu belirten Kerem Ayan, "Yavaş yavaş bazı yönetmenlerin Nuri Bilge Ceylan ekolünden ayrılmaya başladı. Bu önemli bir gelişme bana göre. Kamera omuzda şehir içinde dolaşan, insan çeken, şehir hikayeleri anlatan yeni yönetmenlerin daha keyifli eserler ortaya koyduklarını düşünüyorum" sözleri ile Türk filmlerinin doğru seyrine dikkat çekiyor. Biz insanlara film götürmek istiyoruz diyerek yola çıktıklarını ve filmekimi festivalini düzenlemeye başladıklarını belirten Kerem Ayan, "Bize Türkiye'nin her yerinden insanlar ulaşıyor ve buralara da film getirin biz izlemek istiyoruz diyorlar. Bu sayede İstanbul dışına çıkan filmekimi ile birlikte biz de farklı filmleri sinema severlere ulaştırmaya çalışıyoruz. Amacımız daha fazla sinema, daha fazla mutluluk" sözleri ile festivalin amacını da bir çırpıda özetliyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.