X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Milas’ta Lösemiye Karşı Hayvan Terapisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Milas’ta Lösemiye Karşı Hayvan Terapisi

  • Giriş Tarihi: 23.2.2015 12:28

Milas’ta iki sene önce lösemiye yakalanan 6 yaşındaki Öznur, hayvan sevgisiyle yaşama tutunuyor. Tedaviyle birlikte sağlığı günden güne iyiye giden minik kız, öksüz bir kuzunun sevgisi sayesinde lösemiyle daha güçlü bir mücadele veriyor.
Milas’ta Hacıilyas Mahallesi Sarıoğlu Caddesi’nde oturan Tunay ailesi, 2013 yılında evin en küçük ferdi olan Öznur’un lösemi hastası olduğunu öğrendi. Ateş, halsizlik ve dişlerde apse şikayetiyle doktora giden aile, 6 yaşındaki Öznur’un lösemi olduğunu öğrenince büyük bir üzüntü yaşadı. Milas’tan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne ambulansla sevk edilen minik kız, çocuk hematoloji bölümünde acilen tedaviye alındı. Çocuk yaşta löseminin pençesine düşen Öznur, 6 aylık yoğun tedavi sürecinde 3 defa kemoterapi ve bir mide ameliyatı geçirdi. Doktorların "Bu hastalıkta moral çok önemli” tavsiyesini dikkate alan baba Mehmet Tunay, minik kızının hayvanlara olan aşırı sevgisini keşfederek, evin bahçesinde tavuk beslemeye başladı. Her gün civcivlere bakan, onlara yem veren, tavukların yumurtalarını toplayan kızının gözle görülür şekilde iyiye gittiğini fark eden Tunay, lösemiyle mücadelede hayvan terapisine devam etme kararı aldı.
Bu sırada annesi doğumda ölen 4 günlük bir kuzuyu alıp eve getiren Tunay, kızını deyim yerindeyse mutluluğa boğdu. ‘Pamuk’ ismini verdiği kuzusuna kendi biberonuyla sobanın kenarında besleyen, büyüten minik kız, Pamuk’un sevgisiyle sayesinde üç ay sonra doktorlarının da kontrolünde ilaç tedavisini büyük oranda son verdi.
YÜZDE 50 İLAÇ YÜZDE 50 MORAL TAVSİYESİ
Kızının ağır bir tedavi geçirdiğine dikkat çeken Mehmet Tunay, lösemide moral faktörünün oldukça önemli olduğunu belirterek, “Hastaneden çıktığımızda doktorunun söylediği, almış olduğu ilaçların etkisi morali çok yüksek olursa, yüzde 50 ilaç destekler yüzde 50 de morali destekler daha çabuk sağlığına kavuşur diye bir bilgi verdi. Bu böyle olunca bizde tabi çocuğun moralini nasıl yüksek tutabiliriz diye düşünürken hayvanlara olan sevgisini dikkat ettik. Bunun içinde tavuklarla civcivlerle daha sonra da annesi doğumda ölen 4 günlük küçük kuzuyla kızımızı bu hale getirdik. Kuzuyla, tavuklarla her gün oynuyor. Kızım ‘Pamuk’ ismini verdiği kuzusunu sobanın kenarında kendi biberonuyla besliyor. Şükür hayvanların sevgisi kızımı iyi etti” şeklinde konuştu.
“ÖZNUR DOKTOR OLMAK İSTİYOR”
Minik Öznur’un uzun süre hastanede kaldığı için oyuncaklarının şırınga şişeleri, kan tüpleri ve steteskop olduğunu söyleyen anne Güldan Tunay, “Tabi altı ay hastanede kalınca Öznur doktorları çok sevdi. Hemşirelerin ona yaptığı muameleyi o da yapmaya başladı. Şırınga isterdi, kan tüpü isterdi. Bebeklerini yatırırdı aynı hemşirelerin, doktorların ona uyguladığını o da bebeklerine yapıyordu. Onlardan kan alırdı, kalbini nabzını ölçerdi” diye konuşarak kızının doktor olmak istediğini söyledi.
Öznur’un ablası olan Emine Tunay da lösemili hastalara, umutlarını kaybetmemeleri tavsiyesinde bulundu.