X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paradigma değişimi mi geçmişe dönüş mü?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paradigma değişimi mi geçmişe dönüş mü?

  • Giriş Tarihi: 11.2.2013 16:02 Güncelleme Tarihi: 11.2.2013 16:15

Otomobil dünyasında tarihinde hiç olmadığı kadar hızlı gelişmeler yaşanıyor; özellikle de hareket gücünü sağlayan motorlarla ilgili olarak. Acaba her yenilik gerçekten yenilik mi, yoksa geçmişten mi geliyor?

Kendi kendine hareket eden anlamına gelen otomobillerin önce buharlı örnekleri yollara çıktı. 18. Yüzyıl sonlarında havagazının bulunması, gaz yakıtlı motorların gündeme gelmesini sağladı. Bugünkü içten yanmalı benzinli motorların temeliniyse 4 zamanlı çalışma prensibini ortaya koyan Nikolaus August Otto attı. Otto'nun getirdiği prensipler başka mühendisleri de harekete geçirdi. Sonuçta otomobil dünyası birçok farklı sorunu çözmek için uğraşırken alternatif motor ve yakıt tipleri üzerinde de çalışıyor. Ama bazı yenilikler, sandığınız kadar yeni değil!

Benzinli motor

Otto'nun geliştirdiği prensiplere göre benzinli motorlar geliştirilmeye başlandığında birçok sorun vardı. O dönemde hava-yakıt karışımının ateşlenmesi için açılır-kapanır bir kapakçığın arkasında sabit şekilde yanan bir alev kullanılıyordu. Gotleib Daimler, William Maybach, Carl Benz gibi Alman mühendisler ateşleme ve besleme sistemleri üzerinde çalışıyordu. Maybach, 1875 yılında karbüratörü daha da geliştirdi. 1882 yılında Lenoir'in devreli bobin ateşleme sistemini daha da geliştiren Benz, 1886 yılında dünyanın ilk benzinli motora sahip otomobili unvanını alan Patent-Motor-Wagen'i tanıttı.

Elektrikli ve hibrit otomobiller

Günümüzde geleceğin otomobili olarak elektrikli ve hibrit otomobiller gösteriliyor. Halbuki benzinlilerden önce elektrikli otomobiller zaten satılıyordu. 1900 yılında ABD pazarının yüzde 40'ı elektrikli otomobillerden oluşuyordu. 1900 yılında Lohner-Porsche, Paris Dünya Ticaret Fuarı'nda elektrikli bir otomobilin yanı sıra dünyanın ilk hibrit otomobilini sergiledi. Hibrit otomobil Semper Vivus'ta iki adet içten yanmalı motor ve elektrik motoru bulunuyordu. 1930'lu yıllara kadar elektrikli otomobiller üretilmeye devam etti. Yeni dönemdeki ilk seri üretim hibrit ise Toyota Prius oldu. 1997 yılında satışa sunulan Prius özellikle ABD'de başarı elde etti.

Dizel motor

Rudolf Diesel, 1892 yılında başvurduğu patent ile kendi adıyla anılan içten patlamalı motoru ortaya koydu ve 1897 yılında ilk verimli dizel motoru üretti. 1930'lu yılların başında Bosch'un geliştirdiği püskürtme sistemi dizel motorun otomobillerde kullanımının önünü açtı. Seri üretim bantlarında çıkan ilk dizel motorlu binek otomobil 27 Kasım 1934 yılında tanıtılan Citroen Type 10 serie Di oldu. Dizel motorların performansını ciddi şekilde artıran ve yakıt tüketimini de düşüren common-rail besleme sistemi 1997 yılında Fiat ve Bosch'un ortak çalışmasıyla pazara sunuldu. Peugeot ise 2000 yılında partikül filtresini üretim programına aldı.

Türbin motor

1963 yılında bir ilginç yenilik de Chrysler'den geldi. Uzay çağının etkilerini otomobillerin tasarımlarına aktaran tasarımcılardan sonra Chrysler mühendisleri de türbin motorlu bir binek otomobil geliştirdi. Turbine Car adını taşıyan model helikopterlerdeki türbin motorlara benzer bir motorla hareket ediyordu.

Wankel motor

Dr. Felix Wankel tarafından geliştirilen, üçgen rotorun dairesel bir hareketiyle emme, sıkıştırma, yanma ve egzoz zamanlarını tamamladığı "rotary" motor ilk kez 1964 yılında NSU Spider'da kullanılmıştı. İçlerinde Mercedes ve Anadol'un da olduğu birçok marka, Wankel üzerinde çalıştı ama günümüzde sadece Mazda bu motoru kullanıyor ve geliştiriyor.

Emisyon ve performans

Günümüzde büyük bir yenilik olarak lanse edilen direkt benzin enjeksiyon sistemi ilk kez 1954'te satışa sunulan Mercedes-Benz 300 SL'de kullanıldı.

Otomobil satışlarının gittikçe artması hava kirliliği sorununu da beraberinde getirdi. 1968 yılında ABD'nin Kaliforniya Eyaleti'nde egzoz emisyonlarına sınırlamalar getirilince otomobil üreticileri katalitik konvertör ve egzoz gazı çevrimi (EGR) gibi sistemlerle çözüm üretmeye başladı. Avrupa'da da benzer bir uygulama 1992 yılında başladı. Euro 1 adını taşıyan bu sınırlama, Euro 2 (1996), Euro 3 (2000), Euro 4 (2005) ve Euro 5 (2009) olarak daha da kısıtlayıcı normlarla devam etti.

Hacim küçültme

Porsche, 1975 yılında V12 motorların karşısına 260 HP gücündeki turbo beslemeli motorla çıktı. Günümüzdeki hacim küçültme (downsizing) kavramının ilk örneklerinden olan bu uygulama (911 Turbo 3.0 Coupe) yakıt tüketimi konusunda bir iyileşme vaat etmiyordu. Yakıt tüketimini ve emisyonu düşürürken performansı artırmak için küçük hacimde aşırı besleme sistemi kullanma pratiğini VW ortaya koydu. 2006 yılında TSI adı verilen 1.4 litrelik motor, hem kompresör hem de turbo ile besleniyor.

HALİT BOLKAN

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.