Türkiye'nin en iyi haber sitesi

KOBİ’ler 30 yıla büyük bir değişim sığdırdı

Giriş Tarihi: 30.5.2016
KOBİ’ler 30 yıla büyük bir değişim sığdırdı

SABAH, KOBİ’lerin bu süreçteki baş döndüren büyüme süreçlerine tanıklık etti. 1980’lerde sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen ihracatçı KOBİ sayısı bugün 60 bin sınırına dayandı. KOBİ’ler istihdamdan Ar-Ge’ye kadar hemen hemen her alanda gücünü ispatladı

1980'li yıllarla birlikte hızlı bir değişim sürecine giren ekonomisi, bu süre içinde çok büyük deneyimler yaşadı. 1996`da başlayan Gümrük Birliği uygulamaları ve yeni ithalat dalgası KOBİ'leri derinden sarstı. Ama yıkılmayıp ayakta kalanlar ihracatı öğrendi. Yine bu İhracat, 2001'deki şiddetli kriz sırasında dışa açılmış olan KOBİ'lerin adeta can simidi oldu. İlerleyen yıllarda AB sürecinin de etkisi ile Türk KOBİ'leri; şirket evliliklerini, kurumsal ve finansal yönetim sistemlerini öğrenerek gelenekselliğin getirdiği yüklerden kurtuldular. Sayısız kriz ve bir çok badire atlatan Türk KOBİ'leri, 2000'lerden sonra ise adeta altın çağını yaşamaya başladı. Özellikle katlanarak artan teşvikler ve uzun soluklu istikrar süreci 'nin uyuyan devini uyandırdı. Bu gelişmeler istatistiklere de yansıdı ve son 10 yılda rekor büyümeler geldi. 2002'de 3 bin civarında seyreden ihracatçı KOBİ sayısı 50 bini aştı, istihdamdaki güçleriyse yüzde 85'lere ulaştı. Aradan geçen 30 yılın sonunda KOBİ'ler sadece 'nin değil küresel ekonominin de yeni oyuncusu olmayı başardı.

İHRACATIN DÜMENİNDELER
Şimdi ise Türkiye'nin gerçek kahramanları yepyeni hedeflere odaklanmış durumda: KOBİ'ler için büyük önem taşıyan ilk hedeflerden biri 2023'ü işaret ediyor. Son yıllarda KOBİ'ler hızlı ve çevik yapıları sayesinde tıkanan klasik pazarların yerine alternatiflerini açmayı başardılar. Bu gelişmeler KOBİ'lerin ihracattan aldıkları payı da artırdı. 1985'de ihracat kervanına dahil olan şirket sayısı bir elin parmaklarını geçmezken 2016 yılında küresel pazarlara açılmış KOBİ sayısı 60 bin sınırına dayandı. Toplam ihracatın içindeki payı ise yüzde 60'a yükseldi. Hali hazırda Türk dış ticaretinde büyük önem taşıyan KOBİ'lerin hedefinde ihracatın kaptan köşküne çıkmak var. Bu hedef için 120 bin ihracatçı KOBİ ve toplam ihracattan yüzde 80 pay almak var. KOBİ'lerin son yıllarda en hızlı büyüdüğü alanların başında Ar-Ge geliyor. Çok sayıda yeniliğe ve buluşa imza atan şirketler bu sayede küresel rakipleri arasından sıyrılmayı başardı. 1980'li yıllarda işletmeler için patent ve Ar-Ge kavramları oldukça uzak söylemlerdi.

PATENT SAYISINDA REKOR
Verilere göre büyük şirketler dılında patent başvurusu yapan KOBİ sayısı yıl boyunca 20'yi aşmıyordu. 1990'ların sonuyla küresel piyasaları tanıyan KOBİ'ler ilk kez bu dönemde Ar-Ge ve inovasyon söylemleri ile tanışmaya başladı. Ancak asıl kırılma 200'lerin ortasına doğru geldi. Özellikle 2005'te başlayan Ar-Ge teşvikleri Türk sanayisinde büyük bir dönüşüm başlattı. Bu süreçte KOBİ'ler cumhuriyet tarihinde ilk kez patent artış hızında dünya ikincisi oldu. Markalaşmada ise 85 bin tescil ile Avrupa lideriyiz. Türk Patent Enstitüsü Başkanı (TPE) Prof. Dr. Habip Asan son 3 yıldır Çin'in ardından dünya ikincisi olduğumuzu söylüyor. Öte yandan TPE'nin 2023 hedefleri de KOBİ'leri oldukça yakından ilgilendiriyor. Kurumun hedefinde Cumhuriyet'in 100. yılında 50 bin patent başvurusunun yapıldığı bir Türkiye yaratmak var. Kabına sığmayan KOBİ'ler medyada da kendinden söz ettirmeye başladı. Reklamın gücünü fark eden işletme sahipleri için; diziler, televizyonların reklam kuşakları, Gazeteler, hatta sosyal medya artık önemli bir tanıtım mecrası. Bu dönüşüm reklam sektörünü de baştan şekillendiriyor. Bugüne kadar sektörün potasına giremeyen işletmeler, şaşırtıcı tanıtım bütçeleriyle 'Rekabette bende varım' diyor. Açıkçası bu cesaretlerinin meyvelerini de kısa sürede topluyorlar. Yapılan araştırmalara göre son dönemde ulusal basında reklam atağına çıkan KOBİ'ler kısa sürede farklı bir ligin oyuncusu haline geliyorlar.

ŞİRKETLER KÜRESEL LİGDE OYNUYOR
Küresel krizi fırsata çeviren Türk KOBİ'leri yabancı evliliklerle de bu başarısını taçlandırıyor.. Türk yatırımcılar adeta modern bir kaşif gibi bir çok Batılı şirketin gitmediği veya gidemediği kentlerde yatırım yapıyor. Özellikle krizdeki Avrupalı firmalar ile işbirliği Türk işletmelerine uzun vadede başarının kapılarını sonuna kadar açacak. KOBİ'ler 2010 ve 2012 arasında Avrupa'da sağlıktan otomotive kimyadan gıdaya 3 binden fazla firma satın aldı. Bu yolla milyarlarca dolarlık teknoloji transferi sağlandı. Türk firmalarının gerçekleştirdiği satın alımlar sayesinde Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye ciddi bir teknoloji transferi sağlandı. Firmalar zor durumdaki fabrikaların altyapısını know-how ve patentleri ile birlikte Türkiye'ye taşıdı. 2023'te bu ortaklıkların dev şirketlere dönüşmesi hedefleniyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
KOBİ’ler 30 yıla büyük bir değişim sığdırdı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz