5 günlük hava durumu
04 Aralık 2011, Pazar

Sanayide bir kadın kaporta ustası

Sanayide bir kadın kaporta ustası
Haberi Dinle

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Seda Söğüt, Maslak Oto Sanayi Sitesi'nde kaporta ustası olarak çalışan 21 yaşında bir genç kız. Mini onarımlar ondan soruluyor, kaportalardaki göçük ve gamzeleri o düzeltiyor; arabalara makyaj yapıyor. Söğüt "Daha çok kadın kaporta ustası olsun," diyor

Bu bir televizyon dizisi ya da sinema filmi değil. Türkiye'de bir kadın kaporta ustası var. Adı Seda Söğüt. Maslak Oto Sanayi Sitesi'ndeki Carconsept mini onarım atölyesine gittiğinizde sizi Seda Söğüt karşılıyor. Önce onu ofiste çalışan ve müşterileri karşılayan bir personel zannediyorsunuz. Aracınızın arızası hakkında bir ustayla konuşmak istediğinizi söylüyorsunuz. O da size diyor ki: "Burada usta benim." Şaşırıyorsunuz. Görmeye alışkın olduğunuz bir manzara değil bu. Hatta belki de ülkemizde bir ilk ve tek. Üstelik Seda Usta sadece 21 yaşında. Söğüt bir yandan Anadolu Üniversitesi'nde işletme okumaya devam ediyor, diğer yandan genç bir kız için şaşırtıcı sayılabilecek bir kariyere başlamış. Kariyerini devam ettirmeye niyetli ve yaptığı işin kadınlar için ilham verici olduğunu düşünüyor. Söğüt'le, bu mesleği nasıl seçtiğini, sanayide çalışırken neler hissettiğini, insanların kendisini nasıl baktığını konuştuk.
- Hiç aklınıza gelir miydi kaporta ustası olmak? -Çocukluğumdan beri 'Bir gün Türkiye'de hiçbir kadının yapmayacağı bir işi yapacağım,' diyordum. Tabii o zamanlar bunu bir şaka, makara olarak yapıyordum. Böyle bir iş aklımdan hiç geçmemişti. Arabaya bir tutkum vardı ama ustası olacağım hiç aklıma gelmezdi.
- Nasıl buldunuz bu işi? - Benden bir ay kadar önce erkek kuzenim burada işe başlamıştı. Bir gün bana 'Bizim şirket için ön muhasebe tutacak biri aranıyor,' dedi. Ben de iş arıyordum zaten. Geldim, görüştüm ama alım yapılabilmesi için biraz beklemek gerekiyordu. Burada yapılan iş çok ilgimi çekti; internet üzerinden de araştırma yaptım.
- Sonra muhasebeci değil de usta mı olmaya karar verdiniz? - O süreçte gidip geliyordum buraya. Arabalara çok meraklıyım zaten. Bir gün patrona gittim ve 'Ben bu işi yaparım,' dedim.
- Şaşırdı mı? - Önce, benim kendisiyle muhasebe hakkında konuştuğumu zannetti. Ona ustalık işini yapabileceğimi, babamdan dolayı da el yatkınlığımın olduğunu söyledim. Babam, elektrik ve su tesisatı gibi işlerle uğraşıyor. Dolayısıyla ben alet edevata yabancı değilim.
- Patron, usta olmak istediğinizi öğrenince sizi destekledi mi? - Kesinlikle. Bana 'Biz kesinlikle cinsel ayrım yapmıyoruz. Yapabilirim diyorsan bir deneyelim,' dedi. Bir aylık bir deneme sürecinden geçtim. Bu konuda hiçbir tecrübem yoktu ama sektör de yeni zaten. Bizim işimiz biraz farklı. Herhangi bir kaporta tamirhanesinde, boyacıyı ya da kaportacıyı başka tamirhanelerden transfer edebilirsiniz ama bizde usta olmak için kişinin bir eğitimden geçmesi şart.
- Siz de geçtiniz bu eğitimden... - Bir hafta - 10 gün boyunca eğitmenler bakıyor size. İşimizin en önemli özelliği sabırlı olmak. Sabırlı mısınız diye bakıyorlar mesela. Bir saat boyunca aynı çubukları kullanarak, aynı nokta üzerinde tıkır tıkır çalışmak gerekiyor bazen. Eğitmenler sizin yeteneklerinize de bakıyor. Sonra firmanın Almanya'daki merkezinden gelen eğitmenler sizi iki buçuk aylık bir kurstan geçiriyor.
- Sonra çalışmaya başladınız. İnsanların tepkisi nasıl oldu? - Öncelikle şaşırıyorlar. Mesela müşteri geldiği zaman onları ben karşılıyorum. Beni atlayıp, erkek personele doğru yürümeye başlıyor birçoğu. Ustanın ben olduğum akıllarına gelmiyor ilk etapta. Birkaç kez ben çalışırken patronumuza söylemişler 'Beyefendiler yapmıyor mu bu işi de hanımefendi yapıyor,' diye.
- Sanayi deyince akla ellerin, vücudun kirlenmesi gelir. Zor olmuyor mu bu kirleri çıkarmak? - Sanayide olduğumuza bakmayın. Bizim işimizde ne yağ ne de başka kirletecek malzemeler var. Temiz çalışıyoruz biz. Sadece deri boyarken, o da nadiren, bu tür malzemelerle muhatap oluyoruz.