5 günlük hava durumu
12 Şubat 2012, Pazar

Onlar medyanın en medyatik çifti

Gazeteci ve televizyon yorumcusu Nagehan Alçı ile eşi Rasim Ozan Kütahyalı, geçen hafta yalı daireleriyle gündeme oturdu. İkili ekrandaki üsluplarıyla da birçok kişinin tepkisini çekiyor. Biz de evlerine konuk olduk ve haklarında konuşulanları sorduk

Son günlerin en medyatik medya mensubu çifti onlar. Rasim Ozan Kütahyalı ve Nagehan Alçı'dan söz ediyorum. Son olarak Aydın Doğan'ı 'yalı daire'lerinde ağırlamaları olay oldu. Sokaktaki insan için ne Kütahyalı çiftinin yalısının ne de Aydın Doğan'ın ziyaretinin bu denli 'haber' olmadığı kesindi ama bu konuda kalem oynatmayan köşe yazarı da kalmadı neredeyse. Hal böyle olunca yalıyı görmeye, her akşam bir ekranda yorumculuk yapmanın sırrını öğrenmeye, Rasim Ozan Kütahyalı ve Nagehan Alçı'nın evlerine gittim. Aynı çatı altında, iki ayrı röportaj yaptım.

RASİM OZAN KÜTAHYALI:
MARJİNAL YAZARLARIN ANA AKIM MEDYADAN UZAKLAŞTIRILMASI ADALETİN GEREĞİDİR

- Yüksek ses tonu ve agresyonun, izlenmek için bir yöntem olduğunu mu düşünüyorsunuz?
- Rasim Ozan Kütahyalı: Ben normal hayatta nasılsam, ekranda da öyleyim. Ama eğer bağrış çağrış çok izlenir deniyorsa, bir sürü böyle program bitti gitti. Millet, numaradan bağırmayı yemez ve mahkum eder. Toplumda karşılığı olan ve milyonlarca insanın yüreğini soğutacak laflar ediyorsan, zaten seni talep ediyorlar; iyi izleniyorsun. Televizyonun doğasına aykırı; mıy mıy mıy, sümsük gibi konuşmak. Böyle birinin televizyonda işi yok. Ama sesinin tonunu taktik için yükseltirsen, seyirci anlar.
- Kimi yazarlar üslubunuzu minibüs muavinine benzetiyor...
- Akıllarınca minibüs muavinliği yapan binlerce kardeşimi de aşağılıyorlar. Sınıfsal bir faşizm bu. Oysa ben, otobüs şoförü, minibüs muavini, brülör tamircisi, inşaat işçisi, berber çırağı, kapıcı çocuğu gibi ezilen, horlanan sınıflardan kardeşlerim gibi görülmeyi, algılanmayı gurur sayarım. Ben onların temsilcisi bir yazarım. Yeni Türkiye'yi o sosyal katmanlardan gelen, devşirilmeyen ve geldikleri yeri unutmayan ama özgürlükçüdemokrat değerlerle bütünleşmiş insanların yönetmesi, en temel hedefimdir. Zaten 2008'de medyaya girme kararı aldığımda temel amacım, 'küçük bir elit azınlığa ait' denen ve marjinalize edilen liberal değerleri geniş kesimlere yaymaktı. Ancak bu toprakların kadim kültürüyle bütünleşmiş bir liberalizm siyasi alternatif olabilir, yoksa marjinal kalır. İşin komiği bu lafları edenler alt sınıflardan gelip, sonradan Ergenekon tarafından devşirilen ve illegal işlere sokulanlar genelde. Bir tanesi yurtdışında kaçak yaşıyor, diğerleri içinse yargı süreci bu yıl başlayacak herhalde...
- Bir de o tartışma var, 'Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan tutuklanacak,' diyorsunuz. İkisi de bunu yazdı. Özkök sizi yılın gazetecisi ilan etti ama gammaz, muhbir, alçak gibi sıfatlar ekleyerek...
- Ben hiçbir yerde bu iki kafadarın tutuklanacağını yazmadım. Bu laf, temelsizce yayıldı. Tam aksine tutuksuz yargılanmaları gerektiğini defalarca söyledim. Aydın Doğan'la olan yemekte bu konu çok çok kısa geçti. Aydın Bey'e de söyledim. Habire tutuklanacaklarından bahsediyorlar, çünkü suçluluk psikolojisi içinde korkuyorlar. İkisi de neler yaptıklarını biliyor. 28 Şubat soruşturması geliyor, OdaTV soruşturmasının ikinci iddianamesi geliyor.
- Medya kulislerinde, bu iki ismin Mayıs 2009'dan beri tüm telefon konuşmalarının kayıtlı halinin sizin elinizde olduğu konuşuluyor. Doğru mu bu?
- Benim elimde illegal hiçbir şey olmaz, anlamam o işlerden. Legal belgeleri analiz ederim. Bazı şeyleri bilmek için gizli kaynağa gerek yok. Zeki olan, açık kaynaklardan da anlar. Ergenekon sanığı Yalçın Küçük'ü dinleyen ve fiziken takip eden mahkeme, sonra onunla hiyerarşik ve örgütsel ilişkide olan Soner Yalçın'ı dinlemeye alıyor. Özel donanımlı teknolojik bir araçla fiziki takip ve tarassut (gözetleme) altına alıyor. Yalçın'ın tüm legal dinlemeleri, fiziki takip ve tarassut kayıtları dosyada var. Yalçın'la örgütsel olarak kim ilişki içindeyse, onların da mahkeme kararıyla dinlemeye ve fiziki takipe alındığı malum. Bunların çok az kısmı, ek delil klasöründe var ama emniyet ve savcılık perspektifi çok net. Bunu anlamamak için kör olmak lazım...
- 'Ahmet Hakan da legal dinleme ve fiziki takip altına alındı,' mı diyorsunuz yani?
- Soner Yalçın'ın kankası, can yoldaşı değil miydi bu şahıs? Bunu medyada bilmeyen var mı? Bir çete olmaktan gurur duyuyorlardı. Baskı, şantaj, korkutma, yıldırma, dezenformasyon, kara propaganda gibi karanlık faaliyetleri hep birlikte yapıyorlardı. Savcılığın bunları tespit etmiş olması niye yadırganıyor? Tüm medya bunlardan korkuyordu. Şimdi enselenince 'Hiç ilgimiz yok,' diye birbirilerini satıyorlar. Tapelerinde neler neler var... Neyse, işte o yüzden savcı Cihan Kansız'a saldırmaktan geri durmuyor şimdi bu tip. Bütün o belgeleri Kansız uydurmuş diye yazdı, hâlâ kara propagandaya devam ediyor
. - Ertuğrul Özkök nereden çıktı?
- Bakın şu an kavgada gibi görünen tüm istihbarat birimleri bilir ki, Özkök yukarıda söylediğin şahsın komutanıdır. Özkök emreder, o hizaya geçer, Özkök'ün yönlendirmesiyle hareket eder. Özkök'ün 2006-2011 dönemi için özel sürümüdür, bir itirafçı projedir. Şimdi o proje çöktü, yolun sonuna gelindi. Görünen köy kılavuz istemez. Fakat Özkök tedbirlidir, tecrübelidir, derin devletin içinden gelir; bunun gibi dinleme ve fiziki takip altında tüm karanlık bağlantılarını, kirli işlerini ortaya dökmez. Fakat Gölcük belgelerinden kaçış yok, 28 Şubat'taki bütün o kirli darbeciler-medya bağlantılarını açığa çıkaracak. Her şeyi belgeleyerek, yazılı talimatlarla yapmışlar, nasıl olsa bu suç değil diye. Neler neler var. Bence bu iki kafadar inkar etmesinler, dürüst olsunlar biz de ısrarla 'tutuksuz yargılanma' seçeneğini savunalım...
- Bu iki isim de, hasetten ve kıskançlıktan böyle yaptığınızı yazdılar.
- Yahu insan akranlarını kıskanır, ben 30 yaşımdayım. Birisi babam, öbürü amcam yaşında iki insanı kıskanmak eşyanın tabiatına aykırı. Deli miyim ben? Biri 70'ine öbürü 50'sine merdiven dayamış iki tip. İkisinin de saçında, sakalında siyah kalmamış. İkisi de ilaçlarla zor ayakta kalıyor. Nasıl kıskanırım bunları? Bunları yazabilmeleri bile ruhsal ve zihinsel çöküşlerini gösteriyor.