X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Barbar olmamak için daha az tembel olmak gerek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Barbar olmamak için daha az tembel olmak gerek

  • Giriş Tarihi: 13.1.2013

Bu yılki İstanbul Bienali'nin başlığı, Lale Müldür'ün bir kitabının adı olan 'Anne, ben barbar mıyım?' olarak belirlendi. Böylece çağdaş sanatın gündemine gelen Lale Müldür'ün kapısını çalıp, sanatçılara verdiği ilhamı konuştuk

Cihangir'de, muhteşem manzaralı bir evdeyiz. Salonun duvarları sarışın, iri gözlü bir kadının farklı ressamlar tarafından yapılmış resimleriyle dolu. Pek çok isme ilham kaynağı olan bu kadın, 57 yaşındaki şair Lale Müldür'den başkası değil. Müldür, 1998'de yayımladığı deneme kitabının başlığı Anne, ben barbar mıyım? ile bu kez de 13. İstanbul Bienali'ne (14 Eylül - 10 Kasım) ilham verdi. Biz de bu vesileyle kapısını çaldık...
- Nasıl bir ailede büyüdünüz?
-
Süper bir ailede büyüdüm. Babam matematikçiydi. Çok zekiydi. Bizden de aynı zekayı beklerdi, ama bizim zekamızı kabul etmek istemezdi. Belki kavgalarımız buradan çıkardı. Annem çok güzeldi. Nakış hocasıydı, Levent'te butik açtı. İki kardeştik. Kardeşim de şiir yazar.
- 'Anne, ben barbar mıyım?' diye annenize mi sordunuz?
-
Evet. Gerçekten sordum. O da bana 'Orient'in ışığını, yüksek salonlarını anlamazsan, evet!' dedi. Kitapta da böyle bitiriyorum bu başlıktaki makaleyi.
- Nedir barbarlık?
-
İşin doğrusu, barbar olmamak için biraz daha az tembel olmak gerek.
- Bir sürü ressama ilham olmuşsunuz. Nasıl tanıştınız?
-
Şans eseri. Tüm resimler bana hediye edildi. Ama para verip satın aldığım tek bir eser var, o da Fikret Mualla'nın. Belki satın almaya layık başka ressam bulamadığım için sadece onu satın almışımdır (Gülüyor).

BAŞLIĞA ÇOK SEVİNDİM
"Kitabımın adının bienal başlığı olmasına çok sevindim. Benim için çok şey ifade ediyor. Yazar Ahmet Güngören seçmişti bu başlığı kitaba. Doğu ile Batı arasındaki bir ülkenin kendi Doğu ile Batı arasındaki halini görebileceği en güzel başlıklardan biri bu. Çok güzel yorumlamış küratör Fulya Erdemci de bu başlığı."