X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Rahatsız edici seyirler dilerim"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Rahatsız edici seyirler dilerim"

  • Giriş Tarihi: 13.1.2013

En iyi film dahil beş dalda Oscar'a aday gösterilen Aşk filmini çeken Michael Haneke, zamanımızın en iyi auteur yönetmeni kabul ediliyor. Peki hakkında ne biliyorsunuz?

Aşk: 2012'nin en iyi filmlerinden biri kabul edilen Haneke'nin son filmi. Yaşlı iki insanın son günlerine odaklanan ve bir evde geçen film, edebiyattan sinemaya üretilen aşk algısını elinin tersiyle itip, bizatihi gerçek olana bakıyor.
Burjuvazi:
Filmlerinde eleştiri oklarını bileyip bileyip sapladığı sınıf. Haneke filmlerini izledikten sonra burjuva ahlakının sığlığı, ikiyüzlülüğü ile karşı karşıya kalır, güvenli evlerde rahat yaşamanın bir yalandan ibaret olduğunu hissedersiniz.
Cannes Film Festivali:
1997'de Ölümcül Oyunlar'ın Altın Palmiye yarışına katılmasıyla Haneke'nin Cannes macerası başlar. O yıl eli boş dönse de sonrasında her defasında filmleriyle ödül almıştır.
Don Giovanni:
Haneke'nin sinema dışında sahne sanatlarına da ilgisi var. Berlin, Münih ve Viyana'da Goethe ve Strindberg'in eserlerini sahneledikten 2006'da Mozart'ın Don Giovanni'sini, Paris Ulusal Operası için sahneye koydu.
Ebeveyn:
Haneke'nin sinema tutkusu anne ve babasından geliyor. Baba Fritz Haneke yönetmenlik tecrübesi de olan bir aktör. Keza annesi Beatrix von Degenschild de oyuncu. Fritz Haneke, Michael daha üç yaşına basmadan ailesini terk ettiği için o, annesi, teyzesi ve anneannesi tarafından büyütülmüş.
Festivaller:
Haneke'nin dünya çapında tanınmasını sağlayan aslında festivallerdir. Avrupa ve çevresinde, Haneke retrospektifi düzenlemeyen festival neredeyse yoktur.
Gerçekçilik:
Haneke "Ben gerçekçi filmler yapıyorum," diyerek sinemaya bakışını net bir şekilde özetler. Bu konuda da "Film, gerçeğin ya da gerçeği bulma çabasının hizmetindeki, saniyede 24 kare akan bir yalandır," cümlesi çoğu zaman referans gösterilir.
Hüseyin Tabak:
Viyana Film Akademisi'nde ders veren Haneke'nin öğrencilerinden biri de bu yıl Güzelliğin On Par'a Etmez filmi ile Altın Portakal kazanan Hüseyin Tabak'tı.
Isabelle Huppert:
Haneke'nin kadim oyuncularından biridir. Piyanist, Kurdun Günü ve Aşk filmlerinde rol alan Huppert, Haneke'nin Beyaz Bant ile ilk defa Altın Palmiye kazandığı yıl Cannes'da jüri başkanıydı.
İletişimsizlik: Haneke'nin filmlerindeki temel temalardan biri. Ki bunu da "Tüm filmlerim, insanlar arası iletişimin güçlüklerini dert edinmiştir," diyerek ifade eder.
Juliette Binoche:
O da diğer kadim oyuncularından. Binoche, Bilinmeyen Kod ve Saklı'da Haneke'yle çalıştı.
Kariyer:
Haneke uzun yıllar TV'de çalıştıktan sonra yönetmenlik için geç sayılabilecek bir yaşta (47) ilk sinema filmi Yedinci Kıta'yı çekti. 1992'de Benny'nin Videosu, 1994'te Tesadüfi Bir Krolonojinin 71 Parçası geldi. Kent üçlemesi olarak bilinen filmlerle adından söz ettirmeyi başardı.
Lisan:
Haneke, filmlerinin çoğunu Fransızca çekiyor. Verdiği bir söyleşide bunun sebeni antatır: "Biz okulda İngilizce yerine Fransızca eğitim gördük. Ben gençken, Fransa entelektüeller için çekim merkeziydi. Tüm bunlara rağmen senaryolarımı Almanca yazıyorum."
Müzik:
Haneke'nin tutkularından biri de müzik(miş). "Genç bir adamken en büyük hayalim bir müzisyen olmaktı," diyor Haneke. Fakat şimdilerde yönetmen olduğu için kendini şanslı sayıyor.
Naziler:
Beyaz Bant, doğrudan Nazi dönemini anlatmasa da faşist Nazilerle ilgili bir filmdir. Haneke de "Nazi dönemine odaklanan birçok film var. Fakat bu dönemi yaratan koşullara odaklanan bir film yok. Ben Beyaz Bant'ı bu nedenle yaptım," diyerek anlatır durumu.
Oscar:
Haneke ve Oscar pek yan yana anılmasa da bu yıl ikisini bol bol aynı cümle içinde göreceksiniz. Çünkü Aşk, en iyi film ve en iyi yönetmen dahil beş dalda Oscar'a aday.
Ölümcül Oyunlar: 1997 yapımı filmin, Haneke'nin sinema kariyerinde özel bir yeri var. Çünkü Haneke, bu film ile uluslararası sinema dünyasında namını pekiştirdi. Haneke 10 yıl sonra bu kez aynı filmi birebir olarak altyazı okumayı sevemeyen, Amerikalılar için yeniden çekti.
Pasolini:
Salo ya da Sodom'un 120 Günü filmiyle Haneke'yi hasta eden yönetmen. Haneke "Bu filmi seyrettiğimde hasta oldum ve 14 gün boyunca sürdü," der. Lakin buna rağmen Haneke'nin en iyi 10 filmi arasındadır bu yapım. Listenin başında ise Robert Bresson'un Rastgele Baltazar filmi vardır. Diğerleri ise Ayna, Sapık, Altına Hücum, Etki Altındaki Bir Kadın, Mahvedici Melek, Almanya Sıfır Yılı, Macera ve Batan Güneş filmleridir.
Rahatsız edici seyirler:
Haneke, 2005'te, Londra'da düzenlenen bir festivalde filmlerini sunarken, "Sizlere rahatsız edici seyirler dilerim," demişti. Bu söz yönetmenin alametifarikası oldu.
Şato: Haneke filmlerinin, Kafka'nın romanlarıyla hissiyat olarak bir akrabalığı olduğunu söylenebilir. Ki Kafka, Haneke'nin sevdiği yazarlardan biridir. Yazara saygısını Şato romanını, aynı adla sinemaya uyarlayarak göstermiştir.
Teyze:
Haneke'nin teyzesi 80 yaşında kansere yakalanır, acılı tedavi süresinde yeğeninden kendisini öldürmesini, acılarını dindirmesini ister. Haneke doğal olarak reddeder. Ama teyzesi 93 yaşında felç geçirince uyku hapları alarak intihara kalkışır, fakat Haneke, teyzesini kurtarır. Teyzesi kendisini kurtardığı için ona kızar. O bir festivaldeyken teyzesi ikinci kez intihar eder ve bu kez başarılı olur. Haneke de 'Sevdiğin birinin acı çekmesine nasıl katlanırsın?' sorusundan yola çıkarak Aşk'ı çektiğini söyler.
Ucuz Roman:
"Tarantino'nun Ucuz Roman filminin sinemaya geldiği zamanı hatırlıyorum. Birçok gencin bulunduğu bir gösterimdeydem. Bir çocuğun kafasından vurulduğu o ünlü sahnede seyirciler sahnenin harika olduğunu düşündü ve uzun uzun güldü. Ben ise durumdan rahatsız oldum. Bu sorumsuzca bir durum. Ben şiddete katlanamam, her türlüsüne alerjim var, beni hasta ediyor. Bunu bir eğlence olarak sunmak çok yanlış."
Viyana Üniversitesi:
Üniversite eğitimini Viyana'da felsefe ve psikoloji üzerine aldı. Söyleşilerinde kafasındaki sorulara cevaplar bulmak için bu bölümlerde okuduğunu söyler ama cümlesini şöyle bitirir: "Ama neticede cevaplar değil, sadece sorular kalır elimizde."
Yorum farkı:
Haneke, filmleri izleyicide sert duygular oluştursa da onların yorumunu önemser, kendi cevaplarını vermelerini ister. Söyleşilerinde "Ben genellikle yoruma açık konuları netleştirmeyi sevmem. İzleyicinin kendi cevaplarını kendisinin vermesini isterim," der ve Susan Sontag'ın "Yorum, aklın sanattan intikamıdır," cümlesini referans gösterir.
Zamanının en iyisi:
1989'da sinema filmi yönetmeye başlayan Haneke 23 yılda çektiği 12 filmle 'zamanının en iyi auteur yönetmeni' unvanını elde etmiş bir sinemacı.