X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çat diye kırarım o eli!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çat diye kırarım o eli!

  • Giriş Tarihi: 20.1.2013

Ne panik butonları işe yarıyor, ne verilen cezalar; erkekler kadınlara şiddet uygulamaya devam ediyor. Kadınlar kendi çözümlerini kendileri bulmuş; kimi kadın kendini savunmak, kimisi de yakın koruma olmak için eğitim alıyor

Erkeklerin kadına uyguladığı şiddetin önü bir türlü kesilmiyor, kesilemiyor. Geçtiğimiz yıl açıklanan resmi rakamlara göre kadına yönelik şiddet yedi yılda yüzde 1400 oranında artış gösterdi. Kadınlar en çok eşleri ya da sevgilileri tarafından şiddete maruz kalıyor. Şiddet kültürü önüne geçilmez bir şekilde toplumun her alanında artarken, bazı kadınlar da devletten yakın koruma talebinde bulunuyor. Ama her talep karşılanamıyor. Geçtiğimiz ay şarkıcı Gülşen, İstanbul Aile Mahkemesi'ne başvurdu. Gülşen, eski sevgilisi Erol Köse'den ve Can Tanrıyar'dan korunma ve 'uzaklaştırma' talebinde bulundu. AK Parti Milletvekili Fatma Kotan'ın eşinden şiddet görmesi de hâlâ zihinlerimizde. Hâl böyle olunca şiddet gören kadınlar kendilerini korumak için yakın koruma eğitimi almaya başladı. Kadınların kimi yakın koruma olmak, kimi de erkeklerden korunmak için kurslara katılıyor. Biz de yakın koruma nasıl olunur, yakın koruma nasıl tutulur diye araştırdık, koruma eğitimi alan kadınlarla ve eğitmenleriyle görüştük.

KADIN KENDİNİ SAVUNABİLİR
Eşinden ayrılan ve boşanmak isteyen Yasemin Yücedal'ın boşanma davası iki yıldır sürüyor. Boşanmak istediği eşinden ölüm tehditleri de alan Yücedal "Eski eşim 'Seni öldürürüm, paramparça ederim. Kimse parçalarını bile bulamaz,' diye beni tehdit etti, şiddet uygulamaya kalktı, aileme sığındım," diyor. Emniyete ve savcılığa gidip şikayette de bulunmuş Yücedal, yakın koruma talep ettiği halde geri dönüş olmamış: "Son dönemde de yaşananlar ortada. Baktım yakın koruma vermiyorlar. 'Neden başkasından koruma isteyeyim?' diye düşündüm ve kendi kendimi korumak istedim," diye açıklıyor durumunu. Çevresinde o kadar çok şiddete maruz kalan kadın görmüş ki "Neden hep erkeklerden yardım bekliyoruz?" diye soruyor Yücedal: "Yardım eden yok mu?' diye bağırıyoruz. Artık bu cümle bana ağır gelmeye başladı. Eskiden eşim elini kaldırsa başımı eğer, iki elimin arasına alırdım. Korumayı devletten beklemektense kendi kendimi koruyabilme gücüne sahibim artık! Benim gibi koruma isteyip alamayanlara da koruma olup yardımcı olmak istiyorum," diyor. Yasemin Yücedal, aldığı eğitimden sonra artık korkmadığını güvenle söylüyor. Çevresindeki arkadaşlarına da öncü olmuş. Hemcinslerine şöyle sesleniyor: "Kadın, sadece ağlayıp sızlayıp şiddete karşı savunmasız bir şekilde oturan biri olmamalı. Kadınlar kendilerini savunabilir. Sokaklarda hemen hemen her gün bir kadın öldürülüyor. Size koruma verilmesini beklemeyin, eğitim alın!"

LİBYA'DA ÇALIŞACAK
Yakın koruma eğitimi alanlardan biri de Safiye Çalışkan. Annesi Libyalı, babası Amasyalı; ailesi Libya'da yaşıyor. Çalışkan, Libya'da yaşadığı dönemde Kaddafi'nin yakın korumalığını yapan bir arkadaşı sayesinde yakın koruma eğitimi de almış. Sonrasında da Kaddafi'nin asistanını korumuş: "Bütün yazışmalar, önemli bilgiler onda olduğu için üç kişi koruduk onu. Kaddafi'yi asistanıyla görüşme anlarında görüyorduk, ama onlar görüşürken biz dışarıda bekliyorduk. Kaddafi'nin 40 kadın korumasıyla aramızda hep bir resmiyet vardı," diyor. Türkiye'ye döndüğünde de kendisini geliştirmek için koruma eğitimine başlamış. "Buradaki eğitim Libya'dakinden çok farklı. Yakın koruma mesleğini daha da ilerletmek istedim," diyor. Yakın koruma olmak için illa erkek olmaya gerek olmadığını ve haftanın üç günü eğitim gördüklerini belirtior. Çalışkan, eğitimi bittikten sonra 3 bin - 3 bin 500 TL ücret karşılığında Libya'da üst düzey bir kişinin yakın korumalığını yapacak. "Öncelik verilmesi gereken bir meslek bu, çünkü insan koruyorsunuz. Kadınlara yönelik şiddetten dolayı kadınlar öldürülüyor. Kadınların savunma eğitimi alması lazım. Geçenlerde yolda laf attılar. Tartışma çıktı ve kendimi savunmak durumunda kaldım. Burnum kırıldı, ama kendimi savundum ve hadlerini bildirdim," diye anlatıyor.

ŞİDDET OLAYLARI İLGİYİ ARTIRDI
Ömer Yücedal ve Fahri Canpolat eğitmenlik yapıyor. Yakın koruma eğitimi almak isteyenlerin onları bulduklarını söylüyorlar. Uyguladıkları sistemin tüm dünyada onay gördüğünü söyleyen Ömer Yücedal: "Bu sistem 11 branştan oluşuyor. Uyguladığımız teknikte güç önemli değil. 47 kiloluk bir kadın, 150 kilo bir erkeği yere serebilir. 3 bin 218 etkisiz hale getirme tekniğimiz var. Kişi, silahlı silahsız, bıçaklı bıçaksız, sopalı sopasız, yumruklu yumruksuz etkisiz hale getirilebiliyor. Biz savunma, birini koruma ve kendini koruma eğitimi veriyoruz, karşıdakini dövme eğitimi değil. Tanınmış işadamlarının ve ünlü kişilerin korumalarını biz yetiştirdik. Son dönemde de şiddet olaylarında artış olduğu için kadınların savunma tekniğine ilgisi çok arttı. Yakın koruma eğitimine başvuranların yüzde 50'si başörtülü kadınlar ve ev hanımları."

KADINLARA EĞİTİM VERECEK
Antrenör olmak için bu eğitime katılan Aynur Yıldız'ın asıl motivasyonu, şiddet gören kadınları eğitecek olması. Yakın koruma mesleğiyle ilgisi yokken spor amaçlı kurslara katılmış. Eğitimleri gördükçe "Bir kadın olarak erkeklerden neyim eksik? Ben de yapabilirim," demiş. İlk zamanlar eğitimlere katılan tek kadın oymuş. Yıldız "Sonra iş büyüdü. Kadınlardan çok fazla talep geliyordu, çok istek vardı. Artık kadınlar da yakın koruma olmak ya da kendi kendisini korumak istiyor. Özellikle başörtülü kadınlar, kadın bir yakın koruma antrenöründen eğitim almak istiyorlar, ama bu branşta kadın antrenör yok! Ben ilk olacağım," diyor. "Benim gibi birkaç kadın antrenör daha yetiştirmek istiyoruz, çünkü talep çok," diyen Yıldız, kadınların bu eğitime olan ilgisinin artmasını yaşanan kadın cinayetlerine ve şiddet gören kadınlara yakın koruma tahsis edilmemesine bağlıyor. Eğitim almaya başlamadan önce ıssız bir yoldan geçerken korkuyormuş Yıldız, şimdi hiçbir korkusu kalmamış. Saldırı olduğunda, geldiği yön hiç fark etmiyor onun için: "Savunma amaçlı çat diye kırabilirim elini. Onlar benden korksun!"