X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mahmudiye alır mıydın, mahbube?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mahmudiye alır mıydın, mahbube?

  • Giriş Tarihi: 10.2.2013

Gönülçelen Muray'ın Amerikan reklam tarihine geçen fotoğrafları... Kanyon'daki Dean & Deluca'nın sindirimi zor etiketleri... Barbaros yoğurtçusundan Kadınlar Pazarı'ndaki büryancılara, Fatih'in fethi... 14 Şubat'lık Mahbub ve Mahbubeler Menüsü...

2 ŞUBAT CUMARTESİ
ECE'NİN MULTIFONKSİYONEL ZEYTİNYAĞLILARI: HEM DAMAĞA HEM GÖZE...
İstanbul'un en güzel, en yaratıcı, en taze malzemeden, en albenili zeytinyağlılarını yapanların başında o geliyor: Asmalımescit'teki 9 Ece Aksoy. Mor havuç tadıyla da çarpıcı, frapan rengiyle de. İç baklanın yeşilinden, palto diktirirsiniz! Suşi formundaki kısır lokmacıkları estetik birer başyapıt. İmambayıldı tanecikleri, onlardan az büyük, yine tek atımlık. Zarif bir kadın parmağı inceliğindeki yaprak ve lahana sarmalar, 'parmaklarını yemek' lafı hakikat olacaksa bir kereliğine, o an bu an dedirtiyor. Etli sıcak alternatifi de var, yoğurtlu olaraktan. Topik, birbirinin tıpatıpı meyhanelerdeki gibi kare şeklinde ve ekmek kadayıfı tadında değil; bu defa biraz daha dolgun bir parmak gibi, baharı yerinde ama şekeri fazla değil. Baklava hamurundan üçgen böreklere, kıymalı harcı kaburgadan olan alt üst böreğe, Onno patates üstü köftelere hiç girmeyelim, çıkamayız!

3 ŞUBAT PAZAR
MAKARNAYA ÖVGÜ: "GÜZELSİN VE BEYAZSIN!"
"Güzelsin ve beyazsın / Gruplar halinde / Çıkarken makineden / Bir örtüye serilirsen eğer / Samanyolu gibi / Görünürsün gözüme // Tanrım! / Büyük Tutku / Bu fani dünyanın efendisi / Eridim bittim / Arzudan geberdim / Seni tadabilmek için / Ah makarna!" Filippo Sagruttendio'nun Makarnaya Övgü'sü, ta1646'dan (İtalyan Mutfağının Gizli Tarihi / Leonardo da Vinci'nin Sofrası, Dave DeWitt, Oğlak Yayıncılık)

4 ŞUBAT PAZARTESİ
BALIKÇIDA PRENSES TERÖRÜ YA DA DERDİMİ UMMANA DÖKTÜM!
Yemek boyu bir bakıcı, masanızın yanında ileri-geri puset ittiyse? Bitişikteki bebek mütemadiyen viyaklayıp babasının kucağında gezdirildiyse? Karşı masadaki anne, yemek sırasında emzirme önlüğünü takıp, yeni doğmuş bebeğe meme verdiyse? Tuvalete gittiğinizde kapınız, kafasında tacı olan küçük prenses tarafından çılgınca tekmelendiyse? Kalabalık gruptaki üç afacan, yemeğin ortalarında iyice zıvanadan çıkıp masalar arasında koşmaya başladıysa? Ve bütün bunlar hiç de öyle çocuk dostu olmayan içkili lokantalarda zuhur ettiyse? Zeki Müren'den gelsin: "Derdimi ummana döktüm asumana inledim / Aşina yok derdime ben söyledim ben dinledim..."

5 ŞUBAT SALI

DONDURMALI KEK SERVİSİ YAPAN ELLER
Nickolas Muray, 1920'lerde New York'taki en başarılı portre ve moda fotoğrafçısı. Greta Garbo'dan Coca Cola'ya, Marilyn Monroe'dan Camel sigaralarına, bazılarına aşina olduğumuz yüzlerce fotoğrafı, dönemin en prestijli dergilerinde yayımlanmış ve de Amerikan reklam tarihinde yer etmiş biri. Miklos Mandl adıyla Macaristan'da mütevazı bir Yahudi ailesine doğuyor ama hayatın rüzgarı onu güzel savuruyor. Vardığı noktada sadece bir fotoğrafçı değil, 'Dashing (Gösterişli) Nick' lakabının hakkını veren havalı da bir celebrity: Şampiyon Olimpiyat eskrimcisi, kadın düşkünü, gönülçelen... Hakikaten herkesi ve her şeyi fotoğraflamış Nickolas Muray. Frida Kahlo'nun en bilindik ve en güzel kareleri, onun objektifinden. Siyah beyaz portreleri ve dansçı fotoğrafları da çok teatral ama ben en çok renklilerini, renklerini ve dönemin ruhunu (modasını, manikür stilini, davet trendlerini vs.) veren reklam fotoğraflarını (1930'lardan 50'lerin sonuna) sevdim. Bu sayfanın çerçevesine giren fotoğrafı da çok: Gümüş takımla dondurmalı kek servisi yapan eller, kağıt tabak reklamı, Ritz krakerleri... Ve çok daha fazlası 21 Nisan'a kadar Pera Müzesi'ndeler... İyi ki gördüm, dedirten bir sergi. Üstüne de Pera Müzesi'nde bir kahve ve pastayla, fotoğrafların canlandırması yapılabilir!