X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayatın çizgisini paylaşıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayatın çizgisini paylaşıyor

  • Giriş Tarihi: 17.2.2013

Çizer Ahmet Coka, yaşadığı olayları günü gününe çiziyor ve blogunda takipçileriyle paylaşıyor. Coka "Kedim, dinlediğim müzik veya yere düşen yaprak... Hayata dair her şey bana ilham verebilir," diyor

Ahmet Coka, Bebek doğumlu bir çizer. Babası Bebek'in en eski ikinci esnafı kuaför Yaşar Coka. Pek çok illüstratör gibi bir yandan reklam ajansında tasarımcı olarak çalışıyor, diğer yandan da sadece kendisi için çizimler yapıyor. Onu benzerlerinden ayıransa, her gün yaşadıklarını çizip bunları blogunda paylaşması... Coka'nın çizimleri arasında düğünler de var, tatiller de, kedisi de, sevgilisi ve sevgilisinin kızı da. Çizimleri, cokabook.blogspot. com adresli bloguyla çok sayıda takipçiye ulaşıyor. Diğer blogu hadibenkactim.blogspot.com'da ise yazılarını paylaşıyor. Biz de çizerin çalışmalarını takip ettikçe meraklandık, onu daha yakından tanımak istedik. Böylece Coka'nın bloguyla birlikte kendine ait bir dil oluşturduğunu öğrendik: "Kendimi bildim bileli çizerim. Fakat karalama yapmayı bir ifade aracı olarak kullanmaya başlamam blogumla yaşıt. Çocukken çizmek bir oyundu. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nü bitirdikten sonra da mesleğimin bir parçası olarak kaldı. Benim için bir dile dönüşmesi son üç dört seneye denk düşer."

BLOGUN İLHAMI SALYANGOZLARDAN
Sıradan sandığımız şeyler, Coka için 'altın madeni'. Nitekim blogun ilhamı da salyangozlar. Coka "Bir akşam bahçe sularken ortaya çıkan salyangozlara takıldı gözüm. Defalarca görüp dikkat etmediğim, arkalarında bıraktıkları o parlak ize bu kez hayran olmuştum. Yaptığım işler benzer bir iz bırakmalı diye düşünüp, blogumu reklam eleştirileri yazmak üzere 2008'de açtım. Çizdiklerim yaşamımı anlattığı, o yaşamın da merkezinde ben olduğum için, blog bir günlüğe dönüştü. Böylece ortaya seyirlik bir yapı çıktı. Blog anlam kazanmaya başladı," diyerek anlatıyor. Gündelik hayat da onun için ilham kaynaklarıyla dolu: "Kedimden tutun da duyduğum bir müziğe, yere düşen yaprağa kadar bir çok şey bana ilham kaynağı olabiliyor." Ahmet Coka bloglarında sık sık İstanbul'dan kaçabilmeyi ne kadar çok istediğinden bahsediyor. Şehrin trafiği, keşmekeş, gürültü hiç ona göre değil. Özlemi Bodrum'a yerleşmek. İstanbul'la ilişkisini sorduğumuzda ise, aslında doğup büyüdüğü bu şehri çok sevdiğini öğreniyoruz: "Doğma büyüme Bebekliyim. Daha sonra farklı semtlerde yaşamış olsam da, Boğaz hattından hiç ayrılmadım. Yüzmeyi Çamlıbahçe'de öğrendim, balık tutmayı Aşiyan'da. Okuduğum okullar da hep denizin kıyısındaydı. Mutlu bir çocuktum, şimdi de mutlu bir adamım. Benim derdim, şehirden öte zamanla. Kaçmaktan çok yer değiştirmekten bahsedebiliriz. Trafikte geçirdiğimiz sürenin uzamasına içerliyorum. Hep bir koşuşturma, bir yerlere yetişme çarkının içindeyiz. İşe gereğinden fazla vakit ayırıyor, yemeklerimizi bile zamansızlıktan geçiştiriyoruz. Saydıklarımın hiç biri için bu güzel şehri suçlayamam. Sadece ruhlarımızın çok yorgun olduğunu görüyorum. Zaman biraz yavaşlasa eminim hepimize çok iyi gelirdi."


2013'TE SERGİ PLANLIYOR
Bodrum ise onun için bir hediye. "Bodrum, ruhuma hediye edebileceğim en doğru yer gibi. Bu planı paylaşmaya başladığım andan itibaren 'Orada nasıl geçineceksin?' sorusu sıklıkla geliyor. Sorunun kendisi bile ekonomiye ne kadar bağımlı olduğumuzun işareti. Oysa ben paradan çok zaman kazanmak istiyorum. Ayrıca, mesleğimi de kontrol edebileceğim bir yoğunlukta devam ettirebilirim. Bodrum'a yerleşme planıma gelince; A ve B noktaları arası beş birimse, dördüncü noktada olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Kendimi hem maddi hem de manevi olarak hazırladığım dönemdeyim." Coka 2013'te sergi açmayı, kitabını tamamlamayı planlıyor.