X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kocama 'Paşasın, ağasın' demedim, eleştirdim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kocama 'Paşasın, ağasın' demedim, eleştirdim

  • Giriş Tarihi: 24.2.2013

En uzun süre Türk Milli Takımı'nda görev alan sporcu unvanı ile futbolu altı ay önce bırakan kaleci Rüştü Reçber'in eşi Işıl Reçber, bu zorlu yolda nasıl ayakta kaldığını, heyecanlarını ve futbolcu eşleriyle ilgili bilinmeyenleri anlattı

Türkiye'nin en sevdiği, en çok ilgi gösterdiği futbolcu ailelerinden Işıl-Rüştü Reçber çiftinin, şu sıralar kocası kadar gündemde olan, fotoğraflarıyla hayatını takip ettiğimiz mükemmeliyetçi kanadı Işıl Reçber... İşte, kendi için "Allah'ın şanslı kuluyum", hayatı içinse "Hayal ettiğim her şeye sahibim," diyen iki çocuk annesi Işıl Reçber'in anlattıkları:

- Kocanız Türkiye'nin en önemli futbolcularından. Bu başarıdan kendinize pay çıkarıyor musunuz?
- Tabii, bu bir takım çalışması. Ben fazla mükemmeliyetçiyim, hiçbir zaman eşimi boşu boşuna pohpohlamam. Maçı izlerim, eşim o maçta bir hata yaptıysa 'Nasıl böyle bir hata yaptın?' derim. 'Paşasın, ağasın, zaten Rüştü Reçber olmuşsun,' demedim. En ağır eleştirileri ben yapmışımdır.

ARTIK KEYİF SÜRMEYİ HAK ETTİM
- Teknik direktör var, menajer var; onlar yetmiyor mu eleştirmek için?
- Maçtan hemen sonra değil, ama stres, sıkıntı azaldıktan sonra söylerim. Ben doğruyu söylemek zorundayım. Profesyoneller farklı; ben hiçbir zaman eşimin kötülüğü için yorum yapamam. O bunu çok iyi bildiği için en çok benim düşüncelerime dikkat eder. Kocam da hep 'Sen benim uğur böceğimsin. Sen hayatıma girdikten sonra ben her şeyin sahibi oldum,' der.

- Kariyer kararlarını birlikte mi veriyorsunuz?
- Hayatımız boyunca birlikte karar verdik. Tek bir şeyde ona müdahale etmedim, sonra da pişman oldum. Rüştü, beş yıllık imza atıp Barcelona'ya gitti. Bir yıl sonra dönmek istedi. Bana 'Fikir verir misin?' dediğinde; 'Senin karar vermeni istiyorum, senin meslek hayatın. Ne karar verirsen arkandayım,' dedim. Oysa kalbimde kalmak vardı. Şu an keşke 'Kalalım,' deseydim diyorum. Ama hayırlısı buymuş.

- Yeni kariyer planlarını konuşmaya başladınız mı?
- Rüştü futbol dışında bir yerde olamaz, çünkü futbol âşığı. Ama teknik direktör olmak istemiyor, hayatımızda bu kadar strese yer olmadığını düşünüyor. Gazetede futbol yorumculuğu yapıyor, TV'lerden istiyorlar, bazı projeler var, onları değerlendiriyor.

- Sizi farklı mecralarda çok görüyoruz. Neden göz önünde olmak istiyorsunuz?
- Göz önünde olmak istemiyorum. Rüştü'yle nişanlandığım günden beri basın burnumun dibinde. İsteseydim, 15 senedir bu şekilde oldurdum. Ama o zaman eşimin hedefleri vardı, çocuklarım küçüktü, onlara ilgilenen güçlü birinin olması gerekiyordu. Futbol ömür boyu yapılan bir meslek değil, aktif oldukları dönemde futbolcuların akıllarının rahat olması, başka konulara kafa patlatmamaları gerekiyor. Ben de kocama bunu sağladım. Üzerime düşeni yaptığımı düşünüyorum, bundan sonra ailemle birlikte, kendime ait, daha sosyal bir hayat istiyorum. Şimdi 'Emeklerinin keyfini çıkart,' diyorum.

- Futbolcu eşleri üretmemekle, sadece para harcamakla eleştiriliyor.
- Futbolcu eşleri neden bir şey yapmaz biliyor musun? Çünkü futbolcular istemez. Futbolcular çok zor bir iş yapıyor, o kadar yoğun bir tempoda çalışıyorlar ki, eve döndüklerinde eşleri onları başka bir şey yapmadan sıcak yuvalarında beklesin istiyorlar.

- Eşiniz sizi çalışmanız konusunda destekledi mi?
- Rüştü çalışmamı istemedi. Ama bunlar ortak kararlar, ben de severek kabul ettim. Kocamı üzmektense yapmamayı tercih ettim.

- Destekleseydi çalışır mıydınız?
- Çalışırdım. Çünkü ben verimli olmaktan da hoşlanıyorum, bir şeyleri başarmak beni tatmin ediyor. Çocuklarımı büyüttüm, araya başka bir çocuk girmezse, artık bir şey yapabilirim.