X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Su üzerinde dans etmek kolay mı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Su üzerinde dans etmek kolay mı?

  • Giriş Tarihi: 24.2.2013

Senkronize yüzme, Türkiye'de yeni yeni tanınan ve ilgi gören bir spor dalı. Birçoğumuzu, TV'de izlerken bile heyecanlandıran bu sporu yapmak kolay mı? Marmara Üniversitesi Senkronize Yüzme Takımı'nın ödüllü sporcularıyla antrenörleri zor ama izlemesi keyifli bu sporu anlattı

Senkronize yüzme çok kapsamlı bir spor. Esneklik, kuvvet, denge, koordinasyon, estetik, yaratıcılık, yüzme, geniş nefes kapasitesi, iyi bir müzik kulağı, çabuk koreografi algısı gibi birçok öğeyi barındırıyor. Türkiye'de çok da bilindik bir spor dalı değil. Ama son 15 yıldır ilgiyle üzerinde duruluyor. Ancak Marmara Üniversitesi Senkronize Yüzme Takımı'nın sporcuları performanslarıyla bize bu bilmediğimiz sularda uluslararası alanda onlarca madalya kazandırdı. Son birkaç yıldır, katıldıkları her yarışmadan dereceyle dönen sporcular ve antrenörleriyle bu spor dalını konuştuk. Önce antrenörler...

ANTRENÖRLER ANLATIYOR...
- Sizler de bu alanda birçok madalya getirmiş milli sporcularsınız. Ama senkronize yüzme ülkemizde yeni bir alan sayılır. Çevrenizden nasıl tepkiler alıyorsunuz, bu spora heveslenenlerin sayısı artıyor mu?
- Tuğçe Tanış:
Aslında Türkiye'de 15 yıllık geçmişe sahip bir spor, ancak son dört yıldır ciddi anlamda ilerleme kaydetmiş durumdayız. Özellikle federasyonun desteğiyle 13-15 yaş milli takımının aldığı başarılar, sporcuların yakınlarındaki küçük yaştaki çocukların ve ailelerinin ilgisinin artmasına neden oldu.
- Takımla haftada kaç gün antrenman yapıyorsunuz?
- Laçin Akçal:
Yaşlara ve sezona göre farklılık gösteriyor. Ama sezon başında 13 yaşından büyük sporcularla haftada beş gün, ortalama 3.5 - 4 saat antrenman yapıyoruz. Yarışma dönemlerinden önce haftada altı gün, ortalama 5-6 saati buluyor. Daha küçük yaştaki sporcular bu kadar yoğun çalışmamakla beraber, kendi yaşlarına göre oldukça disiplinli bir program izliyorlar.
- Senkronize yüzmede size ve takıma bu kadar çok başarı getiren faktörler neler?
- T. T: Öncelikle birbirimize güvenmemiz, inanmamız ve tam bir takım olmamız. Tam bir takım derken, ailelerin destek ve yardımlarını arkalarında hisseden, antrenmanlarda ve yarışmalarda karşılaştığımız problemleri hızla çözen, antrenman programlarını birlikte hazırlayan ve koyduğumuz büyük hedeflere odaklanabilen bir gruptan bahsediyorum. Bu kadar uyumlu bir takım olmak, beraberinde eğlenceyi de getiriyor. Eğlenerek yapılan her iş başarıya ulaşıyor.
- Bu sporla ilgilenmek isteyen gençlere ve anne-babalarına neler tavsiye edersiniz?
- L. A: Bu sporu belli bir düzeyde yapabilmek için sadece istemek ve sevmek yeterli. Takım halinde yapılan bir spor olduğu için, iletişim, karşılıklı güven, saygı gibi değerlerin küçük yaşlardan itibaren kazanılmasını sağlar. Eğer kızlarınız su perileri gibi dans etmek, eğlenmek isterlerse, Marmara Üniversitesi Spor Kulübü'ne bekliyoruz!

SPORCULAR: BİRBİRİMİZE GÜVENMEYİ ÖĞRENİYORUZ
- 2012 Düsseldorf yarışlarında, Novice/Yıldızlar grubu çiftler dalında Türkiye'ye altın madalya kazandırdınız. Kaç yıldır senkronize yüzmeyle ilgileniyorsunuz?
- Mısra Gündeş:
Yedi yıldır senkronize yüzme yapıyorum. Öncesinde başka bir spor yapmadım. - Defne Bakırcı: Ben de yedi yıldır bu sporla ilgileniyorum. Daha önce bir süre yüzmüştüm.
- Takım çalışmasının en sevdiğiniz tarafı nedir? Takım halinde spor yapmak, yarışmalara katılmak sizi hangi konularda geliştirdi?
- M. G: Ekip çalışmasını öğreniyoruz. Birbirimize güvenmeyi, birlikte hareket etmeyi öğreniyoruz. Birlikte bir şeyler başarmayı 'Biz,' demeyi seviyoruz.
- D. B: İster spor konusunda, ister özel hayatımızda karşılaştığımız sorunları daha kolay çözebiliyoruz. Spor bu gibi becerilerimizi geliştiriyor.
- Takım halinde hareket etmenin zorlukları var mı?
- M. G: Özellikle senkronize yüzmede takımın, yani en az altı, en çok 12 kişinin aynı anda hareket etmesi ve herkesin her şeyi aynı anda, aynı düzeyde yapabilmesi gerekiyor. Bu zor elbette. Bunu sağlayabilmek için çok çalışıyoruz.
- D. B: Zorlukları yanında kolaylıkları da var ama. Antrenmanlarda birbirimizin hatalarını düzeltiyoruz.
- Bu sporu kimlere tavsiye edersiniz?
- M. G:
Dans etmeyi, müziği, yüzmeyi ve jimnastiği seven herkese tavsiye ederim. Hareketli ve eğlenceli bir yaşam isteyenlere, yarışmayı sevenlere...
- D. B: Arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmeyi sevenler, kendini geliştirmek isteyenler için de çok uygun bir spor dalı.