X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Toplumun sesi olmak için çalışıyoruz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Toplumun sesi olmak için çalışıyoruz

  • Giriş Tarihi: 24.2.2013

a Haber'in başarılı programı Deşifre özellikle 'gıda' konusunda yaptığı yayınlarla gündem belirliyor. Programın yapımcısı ve sunucusu deneyimli gazeteci Mehmet Ali Önel'le plaza gazeteciliğini, siyasi gazeteciliği, misyon gazeteciliğini, programını ve kendisinin habere bakışını konuştuk

Usta gazeteci Mehmet Ali Önel yönetiminde hazırlanan Deşifre, son yılların en iyi televizyon programlarından biri. Ucuz siyasi tartışmalara kapılmadan da izlenebilir haber programlarının yapılabileceğini gösterdi. Kendisini sanal gündemlerin akışına kaptırmadı, kendi gündemini belirledi. a Haber'deki üçüncü yılına giren Deşifre, geride kalan iki yıl içerisinde çok önemli dosyalar hazırladı. Bunlardan bazıları günlerce, hatta haftalarca tartışıldı. Toplum sağlığını yakından ilgilendiren kampanyalar başlattı. Yediğimiz ekmeğe, içtiğimiz suya daha yakından bakmamızı sağladı. Dikkatsizce tüketilen gıdaların bize sağlık değil, hastalık getirebileceğini anlattı. Besinlerimiz üzerinde oynanan oyunları ortaya çıkardı. Mehmet Ali Önel ve ekibiyle buluşup hem programlarının başarısını hem de programlarında gündeme getirdikleri konuları tartıştık.

- Deşifre, başarısını neye borçlu?
- Bizim meslek terbiyemizde yaptığımız işi en iyi şekilde yapmak vardır. Bir kare görüntü ya da kısa bir röportaj için, gerektiğinde Türkiye'nin ya da mümkünse Dünya'nın bir ucundan öteki ucuna gitmeye hiç üşenmeyiz. Başarımızın ikinci nedeni, bakış açısı farklılığı... Meselelere topluma dayatılan pencereden değil, halka ulaşabileceğimiz başka pencerelerden bakmaya çalışıyoruz. Aslında o pencerelerden bakınca toplumun gerçek gündemini görürsünüz.

PLAZA GAZETECİSİ DEĞİLİZ
- Diğerleri nereden bakıyor?
- Plaza gazeteciliğinin başladığı yıllardan beri işler daha çok masa başı, hazır ajans haberleriyle yürümeye başladı. Bu, gazetelerde, televizyonlarda, hatta dergilerde bile böyle. Grup farklılıklarına rağmen hemen hemen bütün gazete ve televizyonlarda aynı haberleri, aynı başlıkları görüyoruz. Çünkü hepsi aynı ajans ve kaynaklardan besleniyor. Oysa mesela dergi haberciliği daha enine boyuna araştırma gerektirir. Artık orada bile standart kalıplar hakim.

- Bir bakıma siz televizyonda dergi haberciliği mi yapıyorsunuz?
- Evet! Aynen öyle. Bir de şu var: Gazetecilik 24 saat yaşayan ve yaşanması gereken bir şey. Yaşarsanız, farklılıkları, öne çıkması gereken başlıkları daha iyi görürsünüz. Halkın içinde olmak lazım. Halkın sorunlarını birebir hissetmek, duyumsamak ve onları aktarmak lazım. Bizim aslında biraz da farklılığımız burada.