X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dünya artık beş boyutlu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dünya artık beş boyutlu

  • Giriş Tarihi: 10.3.2013

Gelecekte dünya nasıl bir yer olacak? Bu soruyu, İstanbul'a gelen ABD'li ünlü fütürist Steve Brown'a sorduk. Brown "Üç boyutlu dünyayı unutun, internet sayesinde beşinci boyut hayatımıza girdi," diyor

Efendim, teknoloji sektörünün önemli vizyonerlerinden Alan Kay'in bir lafı vardır: "Geleceği öngörmenin en iyi yolu, onu yaratmaktır." Dolayısıyla dünyanın en büyük teknoloji firmalarından Intel'in baş fütüristi ve teknoloji elçisi Steve Brown'ın bir konferansa katılmak üzere İstanbul'a geleceğini öğrendiğimde; geleceği öngörmeyi ve dolayısıyla yaratmayı meslek edinmiş biriyle sohbet etme fırsatını kaçırmadım. Yeni Dünya köşesinin adına yakışan sohbetimizden satır başları şöyle:
"Fiziksel dünya ile dijital dünya arasındaki ayrım belirsizleşiyor. Örneğin sosyal paylaşım siteleri, kişiliğimizin, dostluklarımızın dijital sunumları haline geliyor, dünyanın dört bir yanı dijital haritalarla önümüze seriliyor. Aslında işin özeti şu: Artık beşinci boyutla tanışıyoruz. İlk üç boyut zaten malum. Einstein da dördüncü boyutu, zaman boyutunu hayatımıza katmıştı. Beşinci boyutsa data yani veri boyutu. Bu boyutu şöyle açıklayabiliriz: Artık objelerin fiziksel varlıklarının yanı sıra bir de dijital varlıkları var. Örneğin bir restorandaki masa, internetten ayırtılabilir olmasıyla veri boyutunu, beşinci boyutu kazanıyor. Couchsurfing veya Airbnb gibi konaklama hizmeti sunmanızı sağlayan siteler, evinizin bir kanepesini, odasını veya tamamını beşinci boyuta taşıyor."

ÜÇ BOYUTLU YAZICILAR DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEK
"Beşinci boyut, yani objelerin dijital dünyadaki izdüşümü, kaynakların daha etkin bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Örneğin normalde dünya genelindeki araçların yüzde 98'i, park halinde duruyor, kullanılmıyor. Ama araçlara veri boyutunu kazandıran Car2Go, ZipCar ve Türkiye'deki YoYo gibi hizmetler, boşta duran aracınızı başkalarına kiralayabilmenize imkan tanıyor. Yani araçlar, veri boyutuyla birlikte paylaşılabilir nitelik kazanıyor."
"Önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde bazı meslekler yok olacak ve yenileri ortaya çıkacak. Bence bu iyi bir şey, çünkü doğal seleksiyona uğrayan meslekler genellikle insanoğlunu zorlayan nitelikte. Örneğin Sanayi Devrimi'yle birlikte tarımda makineleşmenin başlamasının insanoğlunun işine yaramadığını kim söyleyebilir ki? Gelecekte yok olacak mesleklerse temizlikçilik, taksi şoförlüğü gibi pek de hoşlanılmayan işler olacak. Sürücüsüz araçlar taksi şoförlerinin yerine geçecek, temizliği ev robotları yapacak. Ayrıca üç boyutlu yazıcılar da üretim sektörünü, dolayısıyla tüm sosyo-ekonomik düzenimizi kökten bir dönüşüme uğratacak."

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİ BİR DEVRİM
"Bence önümüzdeki yıllara damgasını vuracak akım, 2016 itibariyle yılda 6 milyar dolar harcayacağımız öngörülen giyilebilir teknoloji. Bu, 1960'lardan beri devam eden bilgisayarların küçülmesi ve hayatımıza nüfuz etmesi sürecinin son aşaması. 1960'lardaki bilgisayarlar oda büyüklüğündeydi. Intel'in 2000'lerin başında geliştirdiği Centrino teknolojisi ise bilgisayarları mobil hale getirdi. Akıllı telefonlar, bilgisayarları cebimize soktu. Şimdiyse akıllı gözlükler, saatler, kıyafetler, yani giyilebilir teknoloji ürünleri geleceğimize hakim olacak."
"Intel'de ürettiğimiz işlemcilerin Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinin her aşamasına etki etmesi için çalışıyoruz. Örneğin hiyerarşinin ilk basamağında yeme, içme, barınma gibi ihtiyaçlar yer alıyor. Güçlü işlemcilerle donatılmış bilgisayarlar sayesinde, yöneticiler enerji, temiz su, besin gibi kaynakların etkin bir şekilde dağılımını sağlayabiliyor. Birkaç basamak üstte yer alan aidiyet ve sevgi ihtiyaçları da ürettiğimiz işlemcileri taşıyan bilgisayarlar aracılığıyla ulaşabildikleri sosyal paylaşım siteleriyle bir nebze tatmin edilebiliyor. Şu an en üst basamakta yer alan kendini gerçekleştirme ihtiyacını giderecek bilgisayarlar için işlemciler üretmeye çalışıyoruz."

DİJİTAL DEVRİMİN KARANLIK BİR YANI DA VAR
"Bazı karamsar teorisyenlerin aksine, teknolojik gelişmelerin gelecekte dünyayı daha yaşanabilir bir hale dönüştüreceğine inanıyorum. Ancak bunun için karar verici mercilerin, yani siyasilerin teknoloji dünyasının önderleriyle daha fazla ilişki kurmaları, işbirliği yapmaları gerekiyor. Diğer yandan teknolojik gelişmelerin, içinde bulunduğumuz dijital devrim çağının karanlık bir yanı da var elbette. O da tarafsız bir güç olan teknolojinin kötü amaçlar için kullanılabiliyor olması. Örneğin atomun parçalanmasıyla ortaya çıkan müthiş enerji, faydalı olduğu kadar milyonlarca kişiyi yok etmek için üretilen tahrip gücü yüksek bombaların imalatında da kullanılabiliyor. Bu yüzden, şu an içinde yaşadığımız büyük değişim çağının arifesindeyken toplumun her kesimiyle bir araya gelip, geleceğe dair beklentilerimizi, isteklerimizi açık bir şekilde konuşmalıyız. Çünkü önümüzdeki 10 yılda teknoloji dünyasında, geçmiş 30 yıldakinden çok daha fazla gelişme ve hayatımızı yönlendirecek daha çok değişim olacak."