X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kapadokya turizm atağında
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kapadokya turizm atağında

  • Giriş Tarihi: 24.3.2013

Kaya evleri, taş konutları onarılıyor, restoranları yöresel yemekleri keşfediyor, yeni oteller açılıyor. Kapadokya'da zor beğenen konukları bile memnun edecek gelişmeler yaşanıyor

Kapadokya'ya, el değmemiş güzelliğiyle giderek cazibe merkezi haline gelmeye başladığı ve beklentilerin fazla olmadığı 1970'li yıllardan bu yana giderim. O günlerde basit otellerde, konforsuz pansiyonlarda konaklayıp ucuza karın doyurmak ziyaretçilere yetiyordu. Başlıca eğlence deveye binmek, at arabalarıyla tura çıkmak ve Avanos'taki çömlekçilerde ustaların el becerisini izlemekti. Bugün Kapadokya çok önemli bir turizm merkezimiz. Kaya evleri, mağaralar, yıkılmış taş konutlar harıl harıl onarılıyor, turizme kazandırılıyor. Peribacalarının çevresinde gezi yolları açılmış, bakımlı karayolları bütün köyleri birbirine bağlıyor. Güneş doğarken havalanan balonların görünümü rengarenk kelebeklerden farksız. Gondol gezileri, irili ufaklı mekanlarda semah gösterileri düzenleniyor. Özellikle çok iyi restore edilmiş Saruhan kervansarayındaki gösteri, izleyenlerin ruhunda derin izler bırakıyor. Bölgenin halledemediği tek bir sorunu var; yemeklerin kalitesi... Ucuz pansiyonlarda konaklayan sırt çantalı turistler açısından sorun olmasa da, buralara özel uçaklarıyla gelenler, dünyanın en güzel, en şık bölgelerini gezip görmüş, gittikleri yerlerde en iyi yemekleri yemeye meraklı çok sayıda ziyaretçi, yemeklerin kalitesinden şikayetçi. Geçenlerde Mutfak Dostları Derneği ile bir kez daha Kapadokya'daydım. Birçok şeyin değişmeye başladığını gördüm ve çok mutlu oldum. Daha önce bölgede bir aşçılık meslek yüksekokulu açıldığını biliyordum, ama ziyaret etme fırsatını bulamamıştım. Bu kez öğrencilerinin büyük çoğunluğunu bölge gençlerinden oluştuğunu öğrendiğim bu yüksekokulu grubumuzla ziyaret ettik. Gruptan ayrılarak öğleden sonramı öğrencilerle birlikte geçirdim ve büyük keyif aldım. Bu gençlerin bölge gastronomisine yakında büyük katkıda bulunacaklarına inanıyorum.

ALTINDAN TÜNEL GEÇEN OTEL
Öte yandan, işadamları en üst düzey ziyaretçiyi bile mutlu edecek tesisleri birbiri ardından hizmete sokuyor. Bunların çoğu bölgeye yakışır yemeklerin gerekliliğini kavramış, ellerinden geleni yapıyor. Altından, bir zamanlar köyün mağara evlerini birbirine bağlayan bir tünel geçen, restoran olarak kullanılan görkemli antik yeraltı kilisesi ve 12 bin şişelik şarap kavıyla adeta bir köy boyutlarındaki Argos Oteli, gastronomi alanında da bölgenin en iddialı mutfaklarından birine sahip. İstanbul'da Maçka Brasserie, Port Sedef, Spoil gibi mekanlara imzasını atan Muhittin Ülkü, geçen yıldan beri Ürgüp'te Muti adlı bir restoran işletiyor. 250 yıllık tarihi bir Ürgüp hanında yer alan restoranında yediğim yemeğin kalitesi, bu sezonun ilk akşamı olmasına rağmen, İstanbul'un önde gelen mekanlarından aşağı kalmıyordu.

SİNASOS'TA YÖRESEL YEMEK KEŞFİ
Bir öğle yemeğini tarihi Sinasos, şimdiki adıyla Mustafapaşa'daki 1800'lü yıllardan kalma Old Greek House adlı konakta yedik; yöresel yemeklerin tadı damağımda kaldı. Ama bu toprakların havasını ve tadını taşıyan konağa verilen İngilizce adı yadırgadım. Bölgeye her gelişimde yediklerimden hoşnut kalmaz, içim buruk ayrılırdım. İlk kez mutluyum, daha da önemlisi, çok umutluyum; Kapadokya'nın, birkaç yıl içinde en zor yemek beğenen konukları bile memnun edecek mekanlara sahip olacağına inanıyorum.