X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bahar ayağımızı yerden kesti!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bahar ayağımızı yerden kesti!

  • Giriş Tarihi: 7.4.2013

Sonunda bahar geldi! Kendinizi sahillere atıp, güzel havaların tadını çıkarmanın tam vakti. İşte tam da böyle bir zamanda biz de kendimizi Caddebostan sahiline attık ve bisikletleri, patenleri ya da kaykaylarıyla baharın tadını çıkaranların peşine düştük

Son bir haftada, özellikle İstanbul'da hava sıcaklıkları yükselişe geçti. Üstelik geçtiğimiz hafta saatlerimizi bir saat ileri aldığımız için gün ışığından daha fazla yararlanır olduk. Bunun anlamı çok açık: Bahar sonunda kapımızı çaldı! Şimdi sıra baharın gereklerini yerine getirmekte! İstanbul'da bahar demek kendinizi sahillere atmak demek biraz da. Kentin en gözde sahillerinden biri Caddebostan'da. Havaların güzel olduğu her hafta sonu, Caddebostan'da, organizatörü ya da belirli bir teması olmayan bir festival düzenleniyor sanki. Abartısız binlerce insan çimlere yayılıyor, kitabını ya da dergisini okuyor veya içkisini yudumlayıp arkadaşlarıyla sohbete dalıyor. Hele Caddebostan'ın müdavimleri arasında öyle bir grup var ki; onlar adeta tekerliğin icat edilmesini her hafta sonu tekrar ve tekrar kutluyor. Onlar; bisikletleri, patenleri ya da kaykaylarıyla bahar sayesinde ayakları yerden kesilenler...

BİSİKLETÇİLER BİSİKLETÇİLER BİSİKLETÇİLER BİSİKLETÇİLER
Hafta sonları Caddebostan'ı mesken tutan gruplardan biri de bisikletliler. Üstelik bisikletliler Caddebostan'ın en kalabalık grubunu oluşturuyor. Hafta sonlarında yediden 70'e birçok bisikletçiye Caddebostan sahilinde rastlamak mümkün. Fakat bisiklet tutkunlarına Caddebostan dar geliyor. 22 yaşındaki Mert Alican Akçay, Caddebostan'daki imkanlardan memnun olduğunu söylüyor ama bunların sadece şehrin sahil kesimleriyle sınırlı kalmasından rahatsız olduğunu da vurguluyor. "Çünkü," diyor: "Ben bisikletimi ulaşım aracı olarak da kullanıyorum. Bir gıda firmasında satış danışmanıyım. İşim de evim de Ümraniye'de. Ben her gün işime bisikletle gidiyorum. 15 - 20 dakikamı alıyor bu yolculuk. Bu, benim ayda neredeyse bin TL tasarruf yapmamı sağlıyor. Fakat bu yolculukta zorluklarla karşılaşıyorum." Üç yaşından beri bisiklete binen, 17 yıllık lisanslı sporculuğunun 12 yılını da Türk Milli Takımı'nda pedal çevirerek geçiren Bisikletliler Derneği Başkanı Murat Suyabatmaz da Akçay ile aynı görüşte. Suyabatmaz bisikleti 'İsviçre çakısı'na benzetiyor ve "Bir taşla beş, altı kuş vurmanız mümkün," diyor. Suyabatmaz'a göre bisiklet hem spor için hem keyif amacıyla hem de ulaşım için kullanılabilir. Suyabatmaz bisikletin özellikle İstanbul'un trafiğine yapacağı faydalardan bahsediyor: "Bisikleti ulaşım aracı olarak kullanmaktan kastımız Büyükçekmece'den Kartal'a gitmek değil elbette. Daha kısa mesafeler bisikletle alınabilir. Ya da bisikleti toplu ulaşım araçlarına ulaşmak için kullanabilirsiniz. Mesela şu an Metrobüs'e bisikletle binilemiyor. Fakat bizim bazı girişimlerimiz var. Metrobüs dışındaki bazı hatlarda denenecek bir proje... Bisikletinizi otobüsün önündeki aparata bağlayarak otobüse bineceksiniz. İndiğinizde de bisikletinizi geri alacaksınız. Bu proje başarılı olursa yakın zamanda Metrobüs'te de uygulanacağını umuyoruz." 74 yaşındaki emekli edebiyat öğretmeni Muhammed Necdet Dursun da bisiklet tutkunlarından biri. Dursun, 40 yıllık bisikletini hem spor hem de ulaşım amaçlı kullandığını söylüyor. Onun da arzusu bisiklet yollarının artması.

'BOŞA HARCANAN ZAMANA ACIYORUM'
27 yaşındaki Gökhan Kutluer ise boş zamanlarını bisiklet ya da farklı uğraşlarla değerlendirmeyenlere kızgın. Kutluer, "Herkes 'vaktim yok, çok yoğunum' diyerek isyan ediyor. Ancak zamanlarını verimsiz kullanıyorlar. Özellikle hafta sonları kafelerde harcanan zamana çok acıyorum," diyor. Kutluer, tüm boş zamanını bisikletiyle geçirdiği için bu çıkışında kendince haklı! Bisiklete merak sardıktan ve kondisyonunu istediği seviyeye çektikten sonra Kutluer, yıllık izninde, Norveç, İsveç ve Danimarka'yı kapsayan yaklaşık 800 km'lik bir bisiklet turuna çıktığını anlatıyor. Bu mesafe size fazla gelmesin. Kutluer'in bir günde sadece İstanbul'da 200 km yapmışlığı da var: "İstanbul sahillerini kapsayan bir tur sayesinde bir günde 200 km mesafe aldığım bile oldu."